1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. İki sorunun peşinde…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İki sorunun peşinde…

A+A-

Başbakan İrsen Küçük’ün çarşamba günkü basın toplantısında sorulacak sorumuz çoktu. Ne ki ben, kendi hesabıma ancak iki soru sorabildim. Bunlardan biri siyasal, öteki sosyal içerikliydi. Her iki soruma aldığım yanıtı da doyurucu bulmadım.

Siyasal içerikli sorum, Türkiye’nin bu son genel seçim kampanyasında Kıbrıs konusunda gözlemlenen genel ilgisizlikti. Gerçi bu konuyu aynı günkü yazımda irdelemiş ve kaygılanmamın nedenlerini açıklamıştım ama gerek başbakanın, gerekse hükümetimizin görüşünü de öğrenmek istemiştim. Başbakan İrsen Küçük o soruma verdiği yanıtta seçim kampanyasında kendisinin Kıbrıs sorununun dillendirilmemesini olumlu karşıladığını belirterek “bu durum Kıbrıs’ın Türkiye’de partiler üstü bir konumu olduğunun  ve partilerin konsensüsünün bulunduğunun göstergesidir” şeklinde konuştu.

Oysa aynı gün basına yansıyan bir haber  partilerin Kıbrıs konusunda konsensüsü olmadığının açık işaretiydi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu birdenbire Kıbrıs konusundaki sessizliği bozarak AKP iktidarının Kıbrıs politikasını sert bir dille eleştiriverdi.

Ben seçim kampanyasında gözlemlenen Kıbrıs sessizliğinin analizini çarşamba günkü yazımda kendimce yapmıştım. Ama o zaman darlığı içinde bu analizi basın toplantısında tekrarlamamın olanağı yoktu. Kaldı ki biz gazetecilerin basın toplantılarındaki görevi analiz yapmak değil, soru sormaktır.
    *     *    *
Sosyal içerikli sorum ise şuydu:

“Türkiye’de devlet ve üniversite hastaneleri KKTC’nin milyonlarla ifade edilen borçlarını bir kez daha sildi. Şimdi nice sağlık sorunumuzun çözümü ülkemizdeki özel hastanelere havale edilmeye başlandı. Peki devlet yine büyük borçlar takarsa, bu özel hastaneler o borçları silme gücünü ve anlayışını gösterebilecekler mi? Bu soruyu sormaktaki amacım genel sağlık sigortası tasarımızın ne aşamada olduğunu ve batağa saplanan Sosyal Sigortalar’ın geleceğini sizlerden dinlemektir”

Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif bu soruyu yanıtlarken sağlık borçlarımızın silinmesi kararının yeni olmadığını, Türkiye’deki özel hastanelerin alacaklarının da zaman içinde taksitlendirilerek ödeneceğini söyledi. Kaşif, özel sağlık sigortası çalışmalarının da ülkemizde yürütüldüğünü belirtti. Sorumun Sosyal Sigortalar bölümünü ise Başbakan Küçük yanıtlayarak, sosyal sigortaların her ay 30 milyon TL civarında olan açığının bütçeden karşılandığını bildirdi.

Oysa sosyal güvence sorunlarının çağdaş anlamda çözümünün ivediliği ortadadır.

Halkımız, yetersiz sağlık hizmetleri ve ada koşullarının getirdiği kısıtlamalar yüzünden yıllar boyunca nice sağlık sorununa dış ülkelerde şifa aradı.

Dış ülkelerde sağlık sorunlarına çözüm aramak hastalar için de, hasta yakınları için de ve hatta yoksul ülkemiz için de büyük maddi ve manevi külfetleri içeriyordu. Şimdilerde devletsel ve özel sağlık tesislerinin gelişmeye başlamasıyla halkımız bu bağlamda rahat bir soluk aldı. Ne ki, sağlık ücretlerinin pahalılığı gibi bir durumla karşı karşıyayız.
    *     *    *

50 yıllık var oluş mücadelesinin içinde, yaşananlara tanıklık etmiş bir neslin mensubuyum. 1963 yılının Aralık ayında ortağı olduğumuz Cumhuriyet başımıza yıkıldığında sağlık sorunlarımızın çözümü için verilen uğraşlar, dehşet boyutlarındaydı. Merkezi hastanemiz olarak Girne Caddesi’ndeki birkaç odalı Naim Adiloğlu Kliniği’nin organize edildiği o günlerde, bugünkü çağdaş sağlık tesislerimizin hayalini kurmak bile olanaksızdı. Bütün bir toplum, ölüm – kalım koşullarının yokluklarıyla boğuşuyordu…     

Var oluş mücadelemizdeki kararlılık, halkımızı bugünlere taşıdı. Ve o kötümser düşüncelerin arasından sinerji yüklü bir inanç da yükselebilme şansını yakaladı: “Her şeye rağmen bu ülkede, sağlık konuları dahil, çok güzel işler de yapılıyor.”

Sağlıkta çağı yakalama uğraşlarımız ivme kazanırken genel sağlık sigortasının eksikliği kendini daha bir duyumsatır. Bu eksiklik giderilirse çağdaş donanımlı sağlık tesislerinden güvence içinde daha geniş halk kitlelerinin yararlanabilmesi de sağlanacaktır.

Genel sağlık sigortasından yoksun bir ülke bu çağda nasıl düşünülebilir? Genel sağlık sigortası sadece halka verilmesi gereken çağdaş sağlık hizmetlerinin değil, büyük olanaksızlıklar içinde geliştirilmekte olan tüm sağlık tesislerimizin de yaşam teminatı  olacaktır.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.