1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. İktidar ve çıkarlar
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İktidar ve çıkarlar

A+A-

İktidar bir kavram olarak Neolitik Barbarlık Çağı’nda, Mezopotamya’da ortaya çıkmıştır. Neolitik Çağ’da ilk defa Tarım ve Göçebe halklar ayrışması ortaya çıkar.

Tarım Toplumları, öncelikle sulama kanallarının organizasyonu ve doğa koşulları ile mücadele etmek için bir otoriteye gereksinim duyarlar.

Öte yandan, çevrede dolaşan göçebelerin yağma akınlarından korunmak için, organize bir silahlı güç, şehir surları v.b savunma ihtiyaçlarına da gereksinim doğmuştur.

Doğal koşullar karşısında neolitik bireyin çaresizliği, savunma gerekliliği ve elde uzmanlaşmış yönetici bir grubu besleyebilecek artık ürünün birikiyor olması, neolitik insanı, kendi kafa yapısı çerçevesinde, sorunlarına bir çözüm üretmeye yönlendirir.

Yönetici bir grup ve bununla birlikte elbette ki İktidar böyle fikri doğar. 

Bu bakımdan, bir yönetici gereksiniminin algılanışı, gereksinimin objektifliğine karşın; yöneticinin saptanmasını, sübjektif bir süreçtir.

Neolitik insanın, kendine kimi yönetici yaptığını aktarmadan önce, onun zihniyetini anlamak zorundayız.

Neolitik insan, doğa karşısında çaresiz olduğu için, başlıca amacı doğa ile boğuşmak olan; zihniyeti ve ideolojisi bakımından Atalık Hukuku’na bağlı, dinsel anlamda da animist, totemlere bağlı ve ölmüş ataların ruhunun kendisini doğa karşısında savunduğunu düşünen bir insandır.

Şehirleşme oluşurken, eski yaşam biçimleri ile ve dolayısıyla “Atalar Kültü” ile bağları zayıflayan bu insanlar, Ataları ile bağlarını, artık ürünün bir kısmını ayırıp verdikleri, Rahiplerin sağlayacağını düşünerek, şehirlerinin merkezine Tanrı Evlerini oturturlar.

Önceleri, aslında tapınma gereksiniminin bir sonucu olan bu süreç, sonunda artık ürünün tapınak ambarlarında birikmesi ile toplumda, üretimin dışında belirli bir alanda “uzmanlaşmış”, insanın manevi ihtiyaçlarını karşılayan, ama ekonomik yönden de artık ürünle zenginleşmiş bir sınıfın, Ruhbanlar’ın doğmasına yol açar.

Bu gelişim, ayni zamanda kurumsallaşmış anlamda dinin de doğmasıdır.

Yani, Din, Devlet ve İktidar kavramının doğuşu, koşuttur ve birbirine bağlıdır. 

İlk aşamada, öndersiz toplumlar vardır.

İkinci aşama, önderli toplumdur.

Üçüncü aşama ise önderin güç uygulayabildiği  yani egemenliğin ortaya çıktığı toplum!. 

Weber, “Her egemenlik durumunda ekonomik araçlar kullanılmaz; her egemenlik durumunun ekonomik amaçları olduğu daha da az söylenebilir.”der.

Yani, ekonomik çıkarların iktidarı belirlediği iddiası; tam tersine iktidarın da ekonomik çıkarları kendine göre belirlediği iddiası ile de eleştirilebilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.