1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. İktidarlar şiddet ile mücadele etmekten korkuyor
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İktidarlar şiddet ile mücadele etmekten korkuyor

A+A-

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Kadına Yönelik Şiddeti; “Cinsiyete dayanan, kadını inciten, ona zarar veren, fiziksel, cinsel, ruhsal hasarlarla sonuçlanma olasılığı bulunan, toplum içerisinde ya da özel yaşamında ona baskı uygulanması ve özgürlüklerinin keyfi olarak kısıtlanmasına neden olan her türlü davranış” şeklinde tanımlıyor. Bu tanıma daha sonra ekonomik şiddet de eklenmiştir. 

BM Kadınlara Yönelik Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne (CEDAW) göre, “bir kadına sırf kadın olduğu için yöneltilen ya da oransız bir şekilde kadınları etkileyen“ şiddettir. Birleşmiş Milletler Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi’nin önsözünde kadınlara yönelik şiddet, “erkekler ve kadınlar arasındaki eşitlikçi olmayan güç ilişkilerinin tarihsel bir göstergesi” ve “erkeklerle karşılaştırıldığında kadınları zorla bağımlı bir konuma sokmanın çok önemli toplumsal mekanizmalarından biri” olarak tanımlamaktadır.

CEDAW KKTC Cumhuriyet Meclisi tarafından anayasa hükmünde kabul edilen ve insan hakları ile toplumsal cinsiyet eşitliğine vurgu yapan uluslararası sözleşmelerden yalnızca bir tanesidir.

***

Erken seçim için geri sayıma başladığımız bu günlerde, umutlar birçok alanda olduğu gibi, toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılıkların giderilmesi konusunda da yeşermeye başladı.

Kadını, aileden bağımsız bir birey olarak görmeyi ısrarla reddeden mevcut iktidar zihniyeti, kadın ve aile kavramlarını bir arada kullanarak, kadını kutsamak ve erkeğe yamamak üzerinden politikalar yapmış; bunu da kadına yönelik her türlü ayrımcılığa engel olmak için yaptığını anlatmayı sürdürmüştür. Kadın Çalışmaları Dairesi’nin büyük ve ihtişamlı organizasyonlar ile hayata geçirilmesinden sonra, kadının adı bir gün bile tek başına anılmadı. Aile ve kadın konulu toplantılar yaparak, kadına, geleneksel rolleri içerisinde nasıl daha iyi kadın olabileceği öğretilmeye çalışıldı.

Oysa 1990’lı yıllardan bu yana Cumhuriyet Meclisi’nin yollarını aşındıran kadınlar ve memlekette bu alanda gerçekleştirilen her türlü çalışma mevcuttu. Onlar kulaklarını tıkayarak dediği dedik, bildiği bildik davrandılar.

Sonuçta: Sıfıra sıfır, elde var sıfır!

Oysa yapılacak o kadar çok şey vardı ki:

Milli Eğitime Bağlı tüm okullarda yapılacak küçük düzenlemeler, hizmet içi eğitimler ve kitaplardaki ufak tefek değişiklikler ile birçok sorunun gelecekteki çözümüne yatırım yapılması mümkün olabilirdi. Okullarda aydın ve çağdaş gençler yetiştiriyoruz diyerek, kız çocuklara geleneksel kadınlık rollerini, erkeklere ise geleneksel erkek rollerini pekiştirmek, toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklediğini iddia eden bir iktidarın ikiyüzlülüğünden başka bir şey olamazdı. Onlar da demediler zaten. Hatta bu alanda hiçbir şey yapmadılar.

Resmi olmayan alanlarda toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı çalışmalar yapılmasına devlet eli ile destek olmak da iktidarın gerçekleştirebileceklerinden biriydi:

Meslek eğitimlerinde eşitlik için gerekli çalışmalar yapılabilirdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı eli ile gerçekleştirilen meslek edindirme çalışmalarında toplumsal cinsiyet eşitliği yaratabilmek için alanlar açılabilirdi. Oysa bahsi geçen toplantılar, ataerkil zihniyetin popülist yaklaşımlarını iliklerinde taşımaktaydı.

Tüm resmi kurum ve kuruluşlar ile özel sektöre, toplumsal cinsiyete dayalı hizmet içi eğitimler sağlanması gönüllük esasına dayalı olarak gerçekleştirilebilecek bir çalışma olacağından, devlet bütçesine ekstra hiçbir kalem açılmasına gerek kalmadan sürdürülebilirdi. Bunu takiben, amacına hizmet edemeyen ve daha önceden de yazıldığı gibi “ölü doğmuş bir resmi daire” olan Kadın Çalışmaları Dairesi, gerekli denetimleri yapar uyarılarda bulunurdu.

Kadın istihdamının artırılmasına yönelik çalışmalar yapılabilir, gerçek oranların ne olduğu tespit edilebilirdi. Belli mesleklerde, toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık nedeniyle bazı cinsiyetlere dayalı yoğunlaşmaların ortadan kaldırılması için kadın istihdamında zorunlu geçici özel önlemler (kota/pozitif ayrımcılık) alınabilirdi.

Çalışma koşullarında, cinsiyete dayalı sıkıntıların giderilmesine yönelik karar alınması için en azından gözlem ve değerlendirme çalışmaları yapılabilirdi.

Eşit işe eş değer ücretin verilmesi, kadının esnek ve güvencesiz çalıştırılmasının yasaklanması, ücretsiz kreşler açılması, ev içinde kadın emeği üzerinden örgütlenen bakım hizmetlerinin (hasta, sakat, yaşlı) sosyal devletin bir gereği de olarak kamu tarafından kurumsal olarak gerçekleştirilmesi çok zor işler değildi.

Evde, sokakta, okulda, işyerinde, trafikte, toplu taşıma araçlarında kadına yönelik şiddet uygulamayı alışkanlık haline getirenlerin sorumlularının yargılanması ve caydırıcı yasal tedbirler alınması, medyanın, kadına yönelik şiddeti teşvik edici yayınlar üzerinde kendi oto denetim mekanizmasını kurarak şiddeti bir malzeme olarak kullanmaktan vazgeçmesi girişimleri hayata geçirilebilirdi.

Özellikle şiddet mağduru kadınlara ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek sağlanması ve yasal yardım yapılması, başvuru ve sığınma evi açılabilirdi.

Cinsiyet ayrımcılığı içeren politikaların, yasaların ve uygulamaların kaldırılması için sivil toplum örgütlerinin daha önceden gerçekleştirmiş olduğu çalışmalar göz atılabilir, onlardan faydalanılabilirdi.

Meclis başta olmak üzere, tüm karar verme mekanizmalarında yer alan kadın sayısının arttırılması için geçici özel önlemler yaşama geçirilebilirdi,

***

Yukarıdakilerin hiçbiri hayata geçirilemedi.

Ancak erken seçim heyecanı dedik ya; yeni iktidar hazırlığı içerisinde olan tüm siyasi partilerin seçim programlarına koymak, sonra da hayata geçirmek ve takibini sürdürmek için çalışmalarını beklemekteyiz.

Öyle övünmekle, gösteriş ile eşitlikçi olunmaz. Eşitlikçilik eşitliğe kapıları açmaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.