1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. İktidarsızlık sizi de mi korkutuyor?
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İktidarsızlık sizi de mi korkutuyor?

A+A-

(O halde bu yazıyı okuyun)

Siyasi parti deyip geçmeyin!

Hele devlet yönetiminde iktidarı ele geçirip de pastanın büyüyüverdiğini görünce, parti anlayışı da değişiveriyor.

Pasta büyüdükçe topluma, memlekete ve devlete yansıması gereken bolluk parti içinde sorun haline geliyor. Tartışma yaratıp, parti içi huzuru bozuyor. Pastadan pay almak için yarışa giren parti içi otoriteler ve parti içi farklı zümreler, aynı parti içerisinde, en azından aynı ideoloji için mücadele vermek yerine; çatışan, birbirini sevmeyen, çekemeyen ve bu nedenle birbirine agresif tavırlar sergileyen kişilere ve gruplara dönüşüveriyorlar.

Hal böyle olunca dava ideolojik olmaktan çıkıp, pastadan pay alanlar ve alamayanlar arasındaki kavgaya dönüşüveriyor. Bir süre sonra kavga, toplumun sorunlarını, hatta devletin işlerini unutturup parti içi iktidarı ele geçirme ve iktidarda kalıcı olma yarışına dönüşüyor. İşte o noktadan itibaren rekabetin topluma sağlanacak faydalar unutulup, parti içi hükmetme, otoriteyi kalıcı kılıp her daim pastanın başında, elinde bıçağı tutan olma anlayışı ile yer değişiyor.

Bu hiyerarşik yapılanma anlayışı tam bir monarşi şeklini aldığında, artık gücü eline geçiren iktidar sahiplerine yalakalık yapmak, onlar için muhbirlik yaparak pastada payı garantileyebilme isteği de parti içinde yeni bir sınıfı daha kendiliğinden yaratıyor. Artık suya atılan taşın yarattığı halkalar misali, önce parti içi disiplin ve birliktelik, sevgi ve saygıyla değil, korkuyla sağlanmaya başlıyor; ardından aynı durum toplumsal yaşamda kendini hissettiriyor.

Sevgisiz, amaçlardan uzaklaşılmış, stresli, her daim diken üstünde bir yaşam ve  ilişki biçimi hakimiyetini her türlü ilişki ve iletişimde kurmuş oluyor.

Hatta kişilerin parti binasında bulunma amaç ve zamanlarını bile etkiliyor. Önceleri birlikte olmak ve görüş paylaşmak için bir araya gelen kişiler, artık muhbirlik yapıp, çıkar gruplarını gözlemek veya çıkar grupları içinde yer alabilmek için parti binasına gelip gider oluyorlar.

***

Siyaset biliminin siyasal partiyi nasıl tanımladığına baktığımızda, tarifin “örgütlenmiş menfaat grupları” olarak yapıldığını görürüz. Bahsi geçen menfaatleri etik açıdan değerlendirdiğimizde ise, ideolojik bakış doğrultusunda, kendi gruplarının kendi haklarını savunması, geliştirmek istemesi anlamına gelir. Ayrıca menfaatlerin ortaklığı, saygı ve sevginin de oluştuğu bir ortamı şart kılıyor.

Bizim memlekete baktığınızda siyasi parti tanımındaki menfaat anlayışının kapsamı biraz(!) genişletilmiş görünüyor.

Sevgi saygı birlikteliği yok, bunun yerine ortak korkular var!

Ortak çıkarlar için ortak mücadele yok; feodal ilişkiler kapsamında, imparatorlukvari bir yönetim anlayışı var!

Önce partilerin yöneticilerinin çıkarları var!

Anlayacağınız bilimsel söylemleri alt üst eden bir anlayış var! Kişisel çıkarlar ve üç kuruşluk menfaatlerin esiri olan siyasi birliktelikler,  sevgisizlik ve bağlılıksızlıkla kendini yeniden inşa etmiş Kıbrıs’ın Kuzey’inde.

Bir zamanlar ortak/kollektif menfaatleri önemseyen idealist bireylerin toplandığı ve paylaşımlarından hareketle fikir ürettiği siyasi partiler artık iktidarı elinde bulundurmak isteyen;paylaşmakistemeyen, kişisel menfaatlerinden vazgeçemeyenler yüzünden her şeyi kabullenip, gelene ağam, geçene paşam diyen topluluklara dönüştüler. Üç kuruşluk menfaatler için kolaylıkla yön, kimlik, yaşam felsefesi değişir oldular.

***

Bir zamanlar bu insanların idealleri vardı… Sabahlara kadar tartıştıkları, ama birbirleri için canını vermekten kaçınmayan yapıları vardı. İnsanlar inançları, idealleri uğruna canlarına varana kadar birçok şeyi feda edebiliyorlardı.

Şimdi, sevgisizlik ve çıkarcılık, ideallerin unutulmasına neden oldu. Yürekler katılaştı, insana, doğaya, vatana ve diğer tüm sevgilere yönelik duygu ve tutumlar içeriği boşaltılmış kuru laf salatalarına dönüştü.

SONUÇ: Kurultaymış, koltukmuş… Hepsi boş ve geçici beyler! Var mısınız yurdumuza sahip çıkmaya. Esas mesele tek tek kurtulmak değil ki; marifet siyasal parti dediğiniz ve ucubeye çevirdiğiniz topluluklarınızı yurdumuzun yararına çalışacak sevgiye ve hoşgörüye dayalı gerçek ve kalıcı birlikteliklere dönüştürebilmek.

Var mısınız?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.