1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. İlk sohbetim Dr. Hüdaoğlu’yla…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İlk sohbetim Dr. Hüdaoğlu’yla…

A+A-

TDP adayı Dr. Suphi Hüdaoğlu, birkaç saat boyunca sohbete oturduğum, görüş alışverişinde bulunduğum ilk belediye başkan adayımız oldu. Tabii ki, sırada diğer adaylarımız da var. Yeri geldikçe onlarla yaptığım sohbetleri de köşemde paylaşacağım. 7 Nisan’a kadar en önemli gündem maddemiz, erken belediye seçimi…

Daha önce de belirttiğim gibi Lefkoşalı seçmeni, 7 Nisan’da zor bir seçim bekliyor. Çünkü gerçekten kaliteli ve idealist adaylarla karşı karşıyayız. Yerel seçimlerin bir özelliği var. Seçmenler sandık başına gittiğinde, partiden çok adayın kişiliğini oylar. O nedenle adayların kalitesi ve ortaya koyacakları vizyon seçimin kaderi üzerinde etkili olacak. Adaylara olan eğilim nedeniyle, yerel seçimler, parti mührünün bolca kırıldığı seçimlerdir. Önümüzde, bu gerçeği kanıtlayan yeteri kadar örnek vardır. O nedenle partinin büyüklüğüne ve gücüne bakarak seçim sonuçları konusunda bir tahminde bulunmak zordur.

Alayköy Belediyesi’ni kuran ve iki dönem de başkanlığını yapan, polis emeklisi Fahri Hüdaoğlu’nun oğlu,  Dr. Suphi Hüdaoğlu, bir grup köşe yazarıyla biraya geldiği sohbet yemeğinde kendinden emindi, rahattı. Özellikle Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin başkanlığını yaptığı dönemde toplumsal sorunlarla haşır neşir olan, sivil toplum ekipleri yaratan, tetiklediği  motivasyonla bu sorunlara çare üretmeye çalışan Dr. Hüdaoğlu, bilimsel çevreci kimliğiyle de ön plana çıkan bir isim. Şu anda Lefkoşa’nın kâbusu haline gelen çevre sorunlarını çözmeyi ve böylece başkentlilere sağlıklı bir yaşam ortamı sağlamayı öncelikli görev olarak gördüğünü duyumsatan Dr. Hüdaoğlu “her şeyin başı sağlık, sağlıklı bir toplum oluşturmadan hiçbir şey yapılamaz” görüşünde. Başkent Lefkoşa’nın haşere ve sinek sorununu, insanlara da zarar veren ilaçlamayla değil, biyolojik yöntemlerle çözme kararında.

Göreve talip olmadan önce Lefkoşa Türk Belediyesi bünyesinde incelemeler yaptığı ve bu kurumun sorunlarını ayrıntılarıyla belirlediği belli oluyor. Belediyenin borcunun miktarını, personel sayısını, bu personelin iş alanlarında nasıl değerlendirildiğini çok iyi biliyor. Sayısı 1000’e yaklaşan personeli azaltma eğilimi yok. “Ülkemizde işsizlik büyük sorun. Zaten her kurumda gizli işsizlik var. Hatta Lefkoşa Türk Belediyesi’ndeki fazla istihdam konusunda rapor veren Sayıştay’da bile gereğinden fazla personel var. Önemli olan personeli gizli işsizlikten kurtarmak, onları verimli duruma getirmektir” diyor.

Dr. Hüdaoğlu bu konudaki projelerini de açıkladı bize. En az 25 kişilik bir ekibi, Lefkoşa’nın Türk kesimine geçiş yapan turistlerle ilgilenmek için organize edecek. Giriş kapısında turistleri teslim alacak olan ve lisan bilen bu ekibin görevi, özel otobüslerle onlara kentin görülmeye değer yerlerini gezdirmek, alışveriş yapabilmelerine olanak sağlayarak esnafı esenlendirmek olacak. Benzeri uygulamalara belediyelerin bünyesinde Roma’da, Paris’te, Barselona’da ve Londra’da tanık olduğunu belirterek “Bizde de neden böyle olmasın?” diye soruyor.

Emekliliğe hak kazanan personele bu hakkını kullanabilmesi için sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primlerinin yatırılması gerektiğine parmak basarak, bir kısım personelin emekli olunca emeklilik haklarını devletten alacağına işaret ediyor ve emeklilik yoluyla da personel sayısında bir düşmenin olacağını anımsatıyor. 

Lefkoşa sur içinde bir sağlık ocağı oluşturmakta da kararlı. “Zaten belediyenin bünyesinde ödenekli 6 hemşire var. Doktor takviyesi de alarak bu sağlık ocağında dispanser hizmeti verebiliriz. Hastalardan talep edilecek ücretler de devlet hastanelerindeki ücretler kadar olacak” diyen Dr. Suphi Hüdaoğlu, böylelikle Lefkoşa devlet hastanesindeki hasta yükünün de azaltılmış olacağı görüşünde. Hastalıkların başlıca kaynağı olan sağlıksız  gıdalara karşı hoşgörüsüz bir savaş yürüteceğinin altını çiziyor. Bu bağlamda var olan ve uygulanmayan yasaları kararlıkla raftan indirip uygulamaya koyacağını, gerekirse gıda sağlığı konusunda yeni yasalar çıkartılmasına çaba harcayacağını belirtiyor. Sebze – meyve analiz raporlarının yasal zorunluluk olduğu halde buna uyulmadığını hatırlatarak, bu analiz raporlarını içermeyen meyve ve sebzelerin piyasaya sürülmesine göz yumulmayacağını söylüyor. Ülkemizin su haritasını da önümüze koyuyor. Ülkemizin 18 yerleşim bölgesinde yapılan analizlerde 10 bölgenin içme suyunda mikroba rastlandı. O bölgelerden biri de başkent Lefkoşa. Dr. Suphi Hüdaoğlu, sağlıkçı kimliğinden gelen duyarlılıkla “mikroplu suyla haşır – neşir olmak Lefkoşalının kaderi olmaktan çıkarılacak” diyor. Onunla kültür – sanat konusundaki tasarılarını konuşmaya zamanımız kalmadı. İnşallah gelen sefere…      

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.