1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. İlkeli müzakere yöntemi
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İlkeli müzakere yöntemi

A+A-

(Müzakere-2)

İlkeli müzakere de nedir diyenler için: Problemi kişilerden ayırabilen, ihtiyaçlar üzerinde yoğunlaşarak her iki tarafın da yararına olan seçenekler geliştirebilen objektif ölçütlere dayalı müzakere ilkeli müzakeredir.

Bizde ne problem kişilerden ayrılabildi, ne de ihtiyaçlar üzerinde yoğunlaşabildi. Hatta ne de iki tarafın yararına olabilecek seçenekler tespit edildi. Objektivite ise Allah’a emanet…

Bizim müzakereler bir oyun adeta. Oyunun kim için ve neden oynandığı ise ayrı, apayrı yazıların konusu.

Müzakere gerçekten bir oyun mudur? Evet, müzakereler istenirse tam bir oyuna dönüştürülebilir. Tıpkı biz Kıbrıslıların talihsiz tarihleri gibi…

Bu oyunda taraflar ılımlı ya da katı olarak rollerini kendileri mi belirlerler? Elbette kendileri ya da onları yönlendirenler belirler.

Eğer öyle ise kötü!

Çünkü müzakere böyle olunca hiç bitmez; bitemez.

Hep birlikte yaşamakta olduğumuz gibi katı bir yaklaşımla güvensizlik oluşturuyor tavan yapıyor. İlişkileri olumsuz yönde etkiliyor. Ne müzakereciler, ne müzakere heyetleri ne de toplumlar arasında inşa edilmek istenen(!) güven asla oluşamıyor.

Kaldı ki bizim müzakerelerde kimse ılımlı davranamıyor. Ilımlı davranmak ilişkilerin olumsuz etkilenmesinden kaçınmayı da hiç istemiyorlar. Ilımlı yaklaşım, kısa sürede çözüme ulaşmayı sağlayabilir diye mi korkuyorlar bilmiyorum gerçi. Aklıma başka sebep de gelmiyor doğrusu.

***

İlkeli müzakerede problem ilişkiden ayrı tutularak çözülmeye çalışılabilir.Unutulmamalıdır ki, karşı tarafla ilişkinin niteliği, sürdürülmesi ve geliştirilmesi müzakerenin en önemli bir parçasıdır. Müzakerenin sorumluluğu ve görevin etik çerçevesi müzakerecilerin duygusallık, kızgınlık ve yanlış anlama gibi problemlerini çatışma konusundan ayrılmasına hizmet etmelidir. Taraflar birbirleriyle karşı karşıya değil, yan yana gelerek problemi çözmeyi denemeli ve birbirinin üzerine gitmek yerine problemin üzerine gitmelidirler.

Müzakerede taraflar kolaylıkla belirli bir konuma kilitlenip kalabilirler. “Söz ağızdan bir kez çıkar, ben isteklerimi ve neleri kabul edebileceğimi ortaya koydum. Bundan geri dönmem söz konusu olamaz” biçiminde bir tutum müzakerenin etiğine de, ruhuna da uymaz. İhtiyaçlar üzerinde yoğunlaşmak şarttır.Yoksamüzakere sürecinde olası çözümler ortaya koyma ve her iki taraf için de kabul edilebilir bir çözüme ulaşma fırsatı kalmaz.

Her iki tarafın yararına olan seçenekler geliştirilmeli. Tarafların, çatışma sürecinin stresi içinde, optimal çözümler üretmeleri güçleşir. Yüz yüze müzakereye başlamadan önce, olası çözümler üzerinde düşünmeleri ve çözüm seçenekleri geliştirmeleri gerekir. Her iki tarafında yararının maksimize edilmesini sağlayacak çözümler aranmalıdır. Kabul ediyorum ki bazı durumlarda bir tarafın kazancı, diğer tarafın kaybına eşittir.Bu tür durumlarda ortak bir çözüm oluşturmak güçleşebilir. Ancak imkânsız değildir.

Yalnızca objektif ölçütler kullanılmalı.Çatışmanın ve müzakere sürecinin duygusallığı içinde taraflar ölçütlerden uzaklaştıkça, müzakere tarafların ne istediği ne istemediği etrafında çıkmaza girer. Taraflardan birinin daha güçlü olması ya da diğerini yanıltması yoluyla bir çözüme ulaşılabilir. Fakat amaç, yalnızca bir çözüme ulaşmak değildir.

Amaç, adil, dengeli, kalıcı, ilişkileri olumlu yönde geliştirecek ahlaki bir çözüme ulaşmaktır.

***

Ilımlı mı yoksa katı mı müzakere edelim meselesini tartışmak her şeye rağmen yersiz.

Bence ilkeli müzakere edilsin.

İlkeli olsun ki sık sık parkur değiştirilmesin.

İlkeli olunsun ki aniden kabul edilenlerden geri dönülemesin.

İlkeli müzakere edilsin ki her müzakereci kafasına göre değiştirilmesin…

(Yarın: Müzakerelerin kaybettirdikleri)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.