Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İmza…

A+A-

El sallayarak gittiler Ankara’ya…

Dişleri ortadaydı…

32’si de hem.

Boyunlarında hafif kısalık göze çarpıyordu.

Başları öndeydi.

Biat pozisyonu.

Dördü de el eleydiler.

Karar verilmişti.

Kararın altına imzalar gerekiyordu ki “yasal” olsun.

Yasal dediğimiz bir yetkili bu taraftan bir yetkili de diğer taraftan olmalı…

“Yetkililer” arasında imzalanacak.

Mühür gibi bir şey...

Yoksa geçerliliği olmazmış o anlaşmanın.

Su meselesi bu…

Hani bardağa koyup içiyorsun.

Susuz hayat olmaz.

Bunu dünya bilir.

Ramazan aylarında uzun süren oruç vakitleri çok susuz kalınmalarda böbrekler gidiyor onu da biliyorsunuz.

Biliyorsunuz ama yine de bile bile lades oluyorsunuz.

Emir böyle çünkü…

İtiraz etmeyeceksin.

Düşünmeyeceksin de…

Kararlara uymazsanız, “cız”.

Böbreği riske eder gene aç, susuz kalırsınız işte.

Ancak bunu da biliyorsunuz…

Deprem sonrasında enkaz altında çaresiz kalana ilk uzatılan su oluyor.

Çünkü ezilmeden, kurumadan ilk etkilenecek böbrektir, iç organlardır.

Zarar görmesin, derler.

Oysa o böbrek belki de birkaç saattir susuz.

Su böyle önemli…

Olmazsa olmazıdır vücudun.

Aygır, bufalo ve ne kadar koşan hayvan varsa içinde timsahların gezdiği o kaynağa girmeden duramıyorlar.

Su için her şey.

Ve bizimkiler…

Verilmiş kararın altına imza koymak için oradaydılar.

Okuduklarını, okudularsa anladıklarını sanmam.

Kesileceğini bilen kişi, bile bile kütüğe kolunu koyar mı hiç?

Veya kafasını…

Hatırlayın…

Tarlaları eksinler diye getirilen Anadolu halkı Maraş’a yerleştirildiler…

Bahçeler bakılacaktı.

Kurumayacaklardı.

Aradan kaç yıl geçmişti bilen var mı?

Bilemedin on belki on beş yıl.

Ortada ne bahçe kaldı ne de su kaynakları.

Hepsi birden kurutuldu.

Amaç bugünlere hazırlanmaktı oysa.

Kim bilebilirdi bunun böyle olacağını?

Şimdi güya çok muhtaçmışız gibi su için bir de boruların bile geçtiği tüm alanlar bir özel firmaya verilecek.

Verildi de.

Bakmayın hale açılacak olmasına.

İhale açılmadan daha hangi firmanın buralara el koyacağı belli…

Vergi vermeden, saygı göstermeden…

Tıpkı karşılıksız verilen sahiller gibi.

Ovalar, dağlar gibi her şey.

Boyunları öne doğru kısa duruyordu.

Başları öndeydi.

Her an, her yere imza koyabilecek pozisyondaydılar.

Kısacası biat pozisyonu derler buna…

Öyleydiler işte.

Bir de utanmadan elektrik istediler oradan.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.