1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. İnsafınız kurusun!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İnsafınız kurusun!

A+A-

Bu ülkede yıllardan beridir Türkiye’den gelip burada çalışanlar tartışma konusu olmuştur.

Bir süre de olmaya devam edecek!

Ama artık ülkede refah ve huzurlu yaşam her geçen gün aşağıya inerken, buradaki kaçakları ayrı koyarsak, işçi akışının her geçen gün azaldığını görürüz.

Daha da doğrusu Türkiye’den KKTC’ye çalışmak için gelenlerin sayısı azalıyor.

Nedeni çok basit, refah seviyesinde Türkiye bizi yakaladı ve geçmek üzere!

Ama işçi akışı tabi ki durmuyor;

Türkmenistan başta olmak üzere, şimdi de bazı uzak doğu ve Afrika ülkelerinden gözle görülür bir göç artıyı yaşanıyor.

Türkiye’den gelenler artık düyük maaşa talim etmezken, daha fakir ülkelerden gelenler için bulunmaz bir ülke konumu durumundayız.

Dün de bir bayan okurla dertleştik.

Yıllarca işsiz olduğunu, müracaat ettiği her işe Türkmenistanlı ya da diğer üçüncü ülkelerden gelenlerin rağbet gördüğünü, çünkü onların şu anki asgari ücretin yarısına bile çalıştıklarını söyledi…

Aslında daha fazlasını söyledi, biraz daha iş bulamazsa intihar dahil, her türlü eyleme baş vurabileceğini, çünkü başka şansının da kalmadığını vurguladı.

Allah korusun, tabi ki bu tür tehlikeli söylemlere hep karşı çıkarız da, ama başımızı iki elimizin arasına alıp da düşündüğümüzde, insan artık işsizlikten açlık sınırının da altına düşmüşse, hele de zor günlerinde kendisine dayanak olacak birisi de yoksa, ister istemez böyle düşünceler içinde yüzmesi doğal değil midir?

Ülkede iyi giden tek bir şey yok!

Aksine alınan tüm önlemler gelecek için dense de, eğer yeni sigorta yasa tasarısı geçerse ve sosyal sigortadan emekli olan dar gelirli bir vatandaşın 780 TL’ye kadar düşürülürse, ne yer içer, nasıl barınır, sosyal yaşamını nasıl sürdürür diye düşünmemek ancak bizim başını deve kuşu gibi kuma sokan, ülkeyi yönettiklerini zanneden ‘dandik’ siyasetçiler için söylenebilir.  

Onlar katmerli maaşlarını bile az bulurken, işçi ve emekçi kesiminin haklarını gasp etmek, budamaya çalışmak budalalıktan başka ne ile tanımlanabilir ki?

Kıb-Tek dün nihayet açıklama yaptı, elektrik ücretleri bundan böyle yüzde 20 zamlı olacakmış!

Bu zaten bilinen bir gerçekti de biz niye taktık biliyor musunuz?

Devletin kırsal kesim arazilerini sanki kendi babalarının malı gibi gençlere dağıtırken, objektiflerin karşısına geçip pişmiş kelle gibi sırıtıp, bundan bile siyasi rant elde etmeye çalışırken, acaba niçin bu zam haberini verirken de objektiflerin karşısına çıkma cesaretini gösterememişlerdir?

Başbakan, bakan ya da bir hükümet sözcüsü bir Allahın kulu bile bu cesareti kendinde görememiş ve bu kötü haberi bile kuruma söyletmiştir.

Bu acizlik, beceriksizlik, basiretsizlik ve korkaklık değil de nedir Allah aşkına?

 

Eşinin hastalarını kovdu! 

Uzun bir süredir övgüyle bahsettiğimiz ve hasta memnuniyetlerini ilettiğimiz Girne Akçiçek Hastanesi’nden bu kez ilginç bir şikayet geldi.

Dün sabah saatlerinde hastanede çalışan eşi Dr.Duygu Kaya’nın muayenehanesine giren sinir koca içeride bulunanları kovarak dışarı çıkarttı.

Bununla da yetinmeyen Doktor Kaya’nın eşi, odada bulunan hastalara fırça attı.

 

Uyanık Ürolog!

Cengiz Topel Hastanesi’nde uzun süredir Ürolog olarak çalışan Dr. Mehmet Seyhanoğlu’nun sözleşmesi bakanlık tarafından süresi dolmadan feshedildi.

Uyanık Üroloğun, hastane kendi aletlerini getirdiği ve bunlarla hastaları muayene ettiği ve bunun için de ek ücret talep ettiği gerekçesiyse sözleşmesinin iptal edildiği söyleniyor.

Hastane yetkilileri bakanlığa çağrıda bulunup doktoru geri istese de Bakan Kaşif’in kararından dönmeyeceğini söylediği ifade ediliyor.

 

Okur Mektubu:

“Vatandaş gülmeye başladı mı?”

“Elektrik birim maliyeti Kalecikte (özel işletmede)7-9 sent arası iken, Teknecikte 13-14 Sent. Faturaya yansıtılan birim fiyatı 27-30 sent arası daha ne zammı. Önce bu rakamların izahını yapsınlar sonra zam.
Padişah vezire %10 zam yap sonra sokakta dolaş demiş, vezir zammı yapmış dolaşmış herkes normal demiş, Padişah %10 daha yap demiş, yapıp dolaşmış suratlar asık demiş, Padişah bir şey değil %10 daha yap demiş, yapmış dolaşmış geldiğinde ilginçtir ‘Padişahım herkes gülüyor’ demiş.

Aman demiş padişah hemen %5 indirin bunlar isyan edecek demiş.
Levent bey, vatandaş ne durumda. Gülmeye başladı mı?..”

(Mustafa Kemal TÜMKAN)

gunun-foto_raf_.20111103234716.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın İrsen KÜÇÜK, hükümetin kötü giden kaderini değiştirmek için faiz yasasının bir an önce meclisten geçirilmesini sağlayın. Her gün adanın çeşitli bölgelerinden bu konuda şikayetler geliyor. Bu konuda oluşturulan komiteye de şimdiye kadar 5 bin kişi üye oldu. Bizce bu fırsatı kaçırmayın deriz.

Sayın Halil İbrahim AKÇA, hükümetteki bazı vekillere dikkat! Sosyal Sigortalar Değişiklik yasa Tasarısı’na kendilerinin de karşı olduğunu ve bunun Ankara’nın isteği olduğunu söyleyerek ikili oynuyorlar.

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, dün bir grup Dikmenli genç aradı ve kırsal kesim arsalarının ne zaman dağıtılacağın sordu. Bu hengamede unutmamışsınızdır umarız. Zira adanın çeşitli bölgelerinde gollifa gibi arsa dağıtılıyor.

Sayın Suphi HÜDAOĞLU, dün gönderdiğiniz faksı aldım ancak okuyamadım. Elektronik posta ile gönderirseniz memnun olurum. Bu arada bayram sonrası ilk ziyaret edeceğim yer makamınız olacaktır, bilesiniz.

Sayın Deniz SERBEST, biz de bunun sesi çoktandır çıkmıyor diye merak etmeye başlamıştık. Meğerse Turizm Bakanlığı’nda işe başlamışsınız. Hayırlı uğurlu olsun diyoruz. Demek ki mücadele edince sonuca ulaşılıyor değil mi?

Sayın Ahmet ZENGİN, mecliste katiplik görevi yaparken Emiroğluları’na bardak fırlatmanızı vatandaş içine sindiremedi. Gelen mailleri burada yayınlayamayız, ama siz anlamışsınızdır değil mi? Ülke insanından özür dilemeniz bekleniyor.

Sayın Osman KORAHAN, kısa sürede kendinizi göstermeye başladınız. Her ne kadar siyasiler ve bürokratlar selamı sabahı keselerde bildiğiniz yoldan şaşmayın. Bu mesaj da eski Sayıştay başkanlarına ve hükümetlere gitsin.

Sayın Kudret ÖZERSAY; bu işler kravatlı da olmuyor kravatsız da. Ocak’taki zirve için BM Genel Sekreteri liderlere avcı kıyafeti giydirmeyi düşünüyormuş. Siz de şimdiden önleminizi alın, bu kıyağı da unutmayın.

Sayın Kemal Deniz DANA, dünkü mesajımızdan sonra hassasiyet gösterip vatandaşın sorunu ile ilgilendiğiniz için teşekkür ederiz. Başarılı çalışmalarınızın devamı dileklerimizle.

Sayın Tahsin MERTEKÇİ, televizyon programlarında faza ışık nedeniyle ekranlara kel görünmekten teknik çalışanları fırçaladığınızı duyduk. Sizinki de iş mi yani, herkes kafasını kazıtıyor kel olmaya çalışıyor.

Sayın Dengiz KÜRŞAT, ikinci çocuk nihayet yoldaymış. Şimdiden hayırlı ve uğurlu olsun. Aslında diyoruz siz de Remax olarak bol çocuklu ailelere ucuz konut kampanyası başlatsanız fena mı olurdu yani?

Sayın Resmiye CANALTAY, bu kadar baskı sonucunda yakında pılıyı pırtıyı toplayıp başka bir ülkeye göç ederseniz hiç şaşırmayacağız. Bu limonluk işinin de arka bahçesinde sizin ve gizli ortağınızın olduğu iddiaları geliyor. Bakalım bir açıklama yapacak mısınız?

Sayın Ahmet KAŞİF, devlet hastanesinde hasta bakan ve ücret isteyen doktorun sözleşmesini ısrarla iptal etmeniz camiada memnuniyet yarattı. Yakında baskın ziyaretlere başlama sırası geliyor değil mi? Zira bayram ziyaretlerinde gördüklerinize sakın aldanmayın.

Sayın Prof. Abdullah ÖZTOPRAK, DAÜ bünyesinde kan bağışı kampanyası başlatan Rus öğrenciyi ödüllendirmeyi düşünüyor musunuz? Böylece sosyal konularda öğrencileri teşvik de etmiş olacaksınız.

Sayın Münür ÖZTÜRK, nihayet günler bitti ve sadece saatler kaldı. Bu akşam dünya evine giriyorsunuz, Allah bir yastıkta kocatsın. Hanım tuz deyince bakalım yüreğiniz cız diyecek mi?

Sayın Ejder ASLANBABA, bayram sonrası yurt dışında yaşayan Türkler konusunda çok önemli konuklarınız geliyormuş. Bu nedenle bayramda çifte kurban kesip, bolca kavurmalık ayıracakmışsınız. Kuyruk yağı da koymayı unutmayın sakın…

Sayın Serhat AKPINAR, ilahlar öyle istedi ve sizin arazi ile eve göz koyanlar düğmeye bastı. Allah gözlerini doyursun demekten başka yazacak bir şey bulamıyoruz. Allahın sopasının olmadığını bilmiyorlar olsa gerek değil mi?

Sayın Yasemin TANPINAR; sizi seven dostlarınız aralarında karar vermişler ve ikizler Rusya’dan bakıcı getirme kararı almışlar. Demek ki dostluk hala ölmemiş değil mi?

Sayın Peril ŞADİ, mutfaktaki fırın az kalsın başınıza büyük bir sıkıntı yaratıyormuş. Demek ki artık sadece eskiyen fırın değil evdeki bütün beyaz eşyalar değişecek değil mi? Büyük geçmiş olsun diyoruz.

Sayın Ziya EMİR, bayram tatili için cümbür cemaat Londra’ya uçtuğunuzu öğrendik. Orada da mezar işlerine girerseniz hiç şaşırmayız. Hayırlı yolculuklar dileriz.

Sayın İsmail ABİDİN, Cratos Otel’e yağlı taliplerin olduğunu duyduk. Daha durun bakalım yolun başındasınız. Biraz keyfini sürmeden bırakmayın, pişman olmayın…

 

Günün Fıkrası : At yarışı

Adam hipodruma gider, yaşlı bir adama ‘amca ikili oynayacağım bana tiyo verir misin?’der. Adam ‘kaç beden pantolon giyiyorsun’ diye sorunca bizimki 48 der.

O zaman git 4/8 oyna der adam 4/8 oynar ve kazanır.

Tekrar adama gider amca bir tiyo daha ver der adam kaç numara ayakkabı giyiyorsun diye sorar.

Bizimki 39 der adam o zaman git 3/9 oyna der. Bizimki oynar ve yarış 3/9 biter ve kazanır. Tekrar adama gider ve amca bir tiyo daha verir misin der.

Adam senin alet kaç santim diye sorar.

O da kasılarak 18 santim der. Adam o zaman git 1/8 oyna der.

Yarış 1/2 biter, bizimki de ‘keşke doğruyu söyleseydim’ diye hayıflanır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.