Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İnşallah

A+A-

Geçmişte adı çöl, çorak, kurak, verimsizlikle anılan Omorfo, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin planlı, bilinçli ve istikrarlı yönetilmesi ile yeşil, bereket, yağış ve zenginlikle anılmaya başlanmıştı…

Ki Güzelyurt oldu.

Adı Türkçe oldu ama kendisi Arabeske dönüştü…

Hepimizin malumu yöneticiler zamanla değişseler de icraatları değişmedi.

İleri gitmek yerine geri dönmeyi yeğlediler.

Hem de istikrarlı…

Çünkü kafa aynı olunca uygulama da değişemezdi.

Omorfo’nun ileriye götürülmesini beklerken eldekini bitirene kadar kullandılar.

Ve güzelim kent bitti.

Kısaca kötü yönetimlerle tarlaya dönen Omorfo’da hayat eskisi gibi değil.

Esnaf sabah kalktığında, “akşama ne kadar daha zengin eve dönerim” hesapları yapamıyor.

Ertesi gün ne kadar daha  sermaye katarım hesapları yerine ne kadar daha battım hesapları yapıyor.

Dün yine normal bildiğimiz yağmur yağdı Omorfo’da…

Bahçe sahipleri yağmur yağarken, “bereket versin, daha çok yağsın ” duaları yapacaklarına… ”Oh be su parasından kurtulduk” diyeceklerine…

Kazma kürek evlerini sular basmasın diye hendek kazdılar…

Koşarak torba buldular, kum taşıdılar ve doldurdular.

Unuttuğumuzu düşündüğüm hendek ve kum torbası yeniden girdi hayatımıza.…

Epeydir yoktular çünkü.

1974 öncesinde vardı.

Bir de 1974 savaşında.

Yanan dükkanların hemen önündeydiler.

Kıbrıs halkını ikiye ayıran sokakların iki yanında.

 Bazı ara sokaklarda.

Sokaklara yakın evlerde ve bahçelerde.

Hendek olacak yere hendek ve torba, hendek olmayacak yere ise sadece kumla doldurulmuş torba koyardık.

Hatta bizim evimizde bile vardı onlardan.

Korkuyorduk Aşağı Baf’tan bize gelecek kurşunlardan.

Vurulmaktan tırsıyorduk.

Ve 1974’de esir olunca evde sırtımız torbalara oturup beklerken baktık karşımızda Rum-Yunan askeri “ekso vre” diyordu.

Nereden nereye geldik.

Bir zamanların Baf halkı  “İnşallah gelmez” diyerek kurşuna karşı hendek kazarak kum torbalarının arkasına saklanıyorken, esir alındı.

Şimdi de aynı Baf halkı, “İnşallah bu sefer yağmaz “ diyerek sele karşı hendek ve kum torbaları ile korunmaya çalışıyor…

Ama yine de sular altında kalıp evlerini arabalarını sele kaptırıyor.

Son zamanlarda mı böyle oldu yoksa eskiden de mi böyleydik.

Bayağı hafızamı yokladım…

Ne zamandan beridir her işimiz için  “İnşallah ” tan başlayıp “İnşallah” tan devam ediyoruz.

“İnşallah” ilginç bir kelime.

Davutoğlu, Yunanistan Savunma Bakanı Dimitris Avramopulos’un kendisine

telefonda  “İnşallah” demesine çok sevinmiş ve  “Çoğu Türk bile sizin kadar düzgün bir şekilde bu kelimeyi telaffuz edemiyor” demiş.

Halbuki “İnşallah” Arapça kelime.

Sokaktaki adama sormuşlar…”2012’de çözüm bekliyor musun?” …

TC kökenliler cevap vermişler, “Olacağına inanmıyoruz ”.

Kıbrıslıtürkler, ki içleri yanıyor,  “İnşallah olur, İnşallah ” dediler.

Olur mu olmaz mı bilemiyoruz ama gerçek olan şu…

İnşallahla Maşallahla işi başkalarına havale ederek ne selden kurtuluruz, ne de yolumuz aydınlık olur.

 

Günün Karikatürü:

Omorfo hatırası...

1.20120103104806.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.