1. YAZARLAR

  2. İpek Halim

  3. İpek Halim Yabancı –yerli ilişkilerine bir bakış
İpek Halim

İpek Halim

Star Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

İpek Halim Yabancı –yerli ilişkilerine bir bakış

A+A-

Arife günü yine hastanedeyiz.
Doktorlar, tetkikler, raporların okunması…
Öğlene doğru doktorlardaki telaş, zamanı kontrol etme arttı.
Çoğu bayram tatili için eve/Türkiye’ye gidecek/dönecekmiş.
Saat bir gibiydi ve girdiğim bazı bölümlerde hiçbir doktor yoktu.

Eğer bulunduğunuz şehir yaşadığınız yer değilse
Orada ne kadar gönülden/verimli/benimseyerek/özverili çalışabilirsiniz acaba?
Bu konu üniversitelerde de gündeme gelmişti
“uçan hocalar” olarak adlandırılan birçok hocamız vardı.
Yollarda ya sınav kâğıtları kaybolur,
ya sınavlarında bulunamazlar ya da
temelli/uzun süreli Kıbrıs’a taşınırlardı.

BRT’de yayınlanan “Modern Zamanlar” adlı
programı izliyordum.
İki iç mimar Kıbrıs’ta iş yapan yabancı mimarlardan söz ediyorlardı.
Dış mekanda kullanılan parkelerin bu sıcaklığa uymadığını
veya Kıbrıs’taki nem ve sıcaklıkla baş edebilecek koruyucu sistemlerin burya getirilmediğini
ancak daha serin ülkelerden gelen iç mimarların bunu bilmeyerek
bu tür parkeleri sık sık tavsiye ettiklerinden söz ettiler.

Yabancılar bilmez, kötüdür demek istemiyorum.
Ancak başka yerden gelen,
yabancı olan,
yabancı olarak kalmayı tercih ederse işte orada sorunlar başlar.
Kıbrıs’ı ilk ve her fırsatta terk edeceği yer olarak görüyorsa,
orada kendini yabancı olarak tanımlıyorsa, bu kötüdür.
Ona ne kadar güvenebilirsinzi ki?
Ancak yabancı kendi değerlerini, birkimlerini yanında taşıyıp
gittiği yerin değerleri, özellikleri ile birleştirebiliyorsa ve orayı severse.
İşte bu harika olur!

İşte o zaman orada yenilikler
yaşamda zenginlikler, ifadede derinlikler,
hayatta güzellikler başlar.
Bu kesişme, birleşme ve positif melezleşme için
elbette yerli ve yabancının ayrı ayrı görevleri vardır.
Olay sadece yabancı ile sınırlı değildir.

Kıbrıs iklimine uygun okul, hastane binaları
İngiliz, Kıbrıslı, Türk, Japon, Hintli.... doktorlar, hocalar....
Farklı bilim insanlarının çalışmalarının örnek alınabildiği ortamlar.
Kore porseleni tabakların içinde hellimli, beyaz peynirli kahvaltılar
Diz üstü bilgisayarlara koza işi süslü kılıflar.
Almanca söylenen Dillirga...
Kıbrıs’taki göçleri, savaşları, sıcaklığı bilen doktorlar, tüccarlar, hocalar...
yeni gelenleri kucaklayan devlet politikaları... Olsa keşke.
Keşke gittiğimiz yaşadığımız her mekânı,
şehri, ülkeyi bize bir şey katabilecek bir değer olarak görüp
bizden izler bırakmak için çaba harcasak.
Yerli ile yabancı samimi olarak konuşabilse ve
birbirlerinin farklı dünyalarını tanıyabilse.
O yenidünyanın tatlarından faydalansa.
Yabancı ile yerli arasında hiyerarşik bir düzen olmasa.
Yabancı geçici olarak kullandığı şehri hor görmese.

Eğer yerli ve yabancı olarak kalmaya/bölünmeye direnirsek değersizleşiriz!
Belki o doktor çok bilgilidir ama saat 12.35’de henüz daha kontrolüm tam anlamıyla tamamlanmadan beni bırakıp uçağa yetişmek istiyorsa
ve belki de bayramdan sonra hiç dönmeyecekse
o doktor beni gerçekten anlayabilir, tanıyabilir mi, tedavi edebilir mi?
Ya da ben onun yeteneğini gözlemleyebilir miyim?
Ben ona, o da bana yabancı kalmaya mahkûmuz! .. . İyi günler..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.