1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. İşbirlikçilere bak
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

İşbirlikçilere bak

A+A-

Evet Türkiye bizi göbekten bağlamak için üretimden koparmaya çalıştı. Ancak yerel işbirlikçiler olmasaydı Türkiye bunu başaramayacaktı. Doğrudur, bir halkı asimile etmek isterseniz, önce o halkı üretimden koparacaksınız. Sonra kültürünü yok edeceksiniz. En sonunda da taşıma nüfusla onları azınlık durumuna düşereceksiniz. Bugün Kıbrıslı Türklerin karşıkarşıya olduğu durum budur. Ama Türkiye bunu yalnız mı yaptı? Yerli işbirlikçiler olmasaydı, Türkiye böyle bir asimilasyonu en azından bu derece yapamayacaktı. Yerli işbirlikçilerin siyasi ve şahsi çıkarları için, Kıbrıs Türklerinin aleyhlerine olabilecek tüm icraatlarına göz yumdu. Cypfruvexi, Sanayi Holdingi, Sosyal Sigortaları ve diğer tüm özel kuruluşları Türkiye’nin de iteklemesiyle biz batırdık. Bilhassa kamu kuruluşlarını kâh çalarak, kâh partizanca istihdamlarla batırdık. Kamuyu da yine partizanca istihdamlarla büyüttük, büyütmeye de devam ediyoruz. İnsanlarımız da buna prim vermekte, bunu yapan siyasi ve siyasi partileri de her seçim döneminde oyları ile ödüllendirmektedir. Kralın çıplak olduğunun farkında olmadan, halâ daha siyasilerin populist icraatlarına alkış tutmaktayız. Son olarak Çalışma Bakanlığı Hava Trafik Kontrolörlerinin Sendikasi ile anlaştı. Anlaşmanın bir maddesine göre Hava Trafik Kontrolörlerine vardiya tahsisatı verilecekmiş. Allahaşkına vardiyanın tahsisastı mı olur? İşe yeni giren vardiya çalışacağını bilmiyor muydu? Biliyordu. Beğenmiyorsa istifa eder, gider vardiya olmayan başka işte çalışır. Şimdi eminin bunlar da emekli oldukları vakit, emekli olan makam sahiplerinin olmayan makamları için tahsisat almaları gibi bunlar da olmayan vardiya için tahsisat almaya devam edecekler. Yarın vardiya çalışan diğer kamu görevlileri de, vardiya tahsisatı için ayağa kalkacaklardır. Bu ayrıcalığı Hava Trafik Kontrolörlerine Türkiye mi verdirdi?

                                       ***

1980 yılında girişimci dostum Ergün Pektaş ile Sanayi Odası Yönetim Kurulunda görev yaptım. Ergün o zamanlar her türlü eldiven, balon, prezervatif ve bali tipi ayakkabı yapıştırıcıları imâl ediyordu. Koskoca ve o günün şartlarında çok modern bir fabrikası vardı. Yerel tüketimi karşılama yanında, Türkiye’ye de ihracat yapıyordu. Devlet Ergün’ü diğer imalâtçılar gibi koruyup, daha da gelişip büyümesine ve de dünyaya açılabilmesine yardım edeceğine, çeşitli yollardan köstekleyerek fabrikasının kapanmasına neden oldu. Ergün’ün fabrikasının kapanması gibi diğer fabrikaların da kapanmasında, Türkiye’nin rolünden çok, yerli işbirlikçilerin Türkiye önünde eğilip bükülmelerinin ve de kendi şahsi çıkarlarının rolü daha büyüktür. Ki o zamanlar bavul ticareti yüzünden Kamu Maliyesi cari harcamalarının tümünü karşılayacak durumdaydı. Ergün girişimci ruhundan ve mücadeleciliğinden birşey kaybetmediği için, kimsenin cesaret edemeyeceği müzecilik işine girdi. Özel Etnografya Müzesini kurdu. Kıbrıslıların enaz 150 yıllık kültürlerinden gelenleri bu müzede sergilemeye başladı. Devlet ise kendisinin yapamadığını yapan Ergün’e, bu konuda da hiçbir yardımda bulunmuyor. Örneğin devlet teşvik ettiği Tur Operatörlerinden, Lefkoşa turlarına Özel Etnografya Müzesi Turunu da koymalarını zorunlu kılabilir. Aksi halde hiçbir tur operatörünü teşvik etmesin. Otelciler Birliği Başkanı Mehmet Dolmacı’nın çok güzel ifade ettiği gibi Avrupa’nın cebinde 10 avro ile gelen aç turistinden bize bir fayda dokunmaz. Turizm Bakanlığı da kültürümüz yansıtan böyle güzel yerleri teşvik etmelidir. Yine Turizm Bakanlığı, en azından turla gelmeyen turistlerin Özel Etnografya Müzesini kolay bulabilmeleri için, Belediye ve Karayolları ile işbirliği içerisinde müzenin yerini belirten tabelâları Lefkoşa’nın turistlerce uğranılan yerlerine dikmesi gerekir. Bundan sonra basılacak turizm broşürlerinde müzelerimize de yer verilmelidir. Verilmelidir ama, bir rehber dostumun anlattığı gibi, para ile ziyaret edilecek tüm yerler Mevlevi Tekkesi dahil es geçilmekte, Girne Kapısı Büyük Han Bandabuliya ve Selimiye Camii Turistlere gösterilmektedir. Sanırım bunun böyle yapılmasını ve özel müzenin batırılmasını da Türkiye empoze etmiyordur.    

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.