Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İşgal

A+A-

 

Ertuğrul Kürkçü, “Türkiye Kıbrıs’ta işgalci” dedi, kıyametler koptu.

Egemen Bağış,” Cevap vermeyi abesle iştigal buluyorum' dedi ama yapıştırdı,

” 1974'te barış operasyonunda, adada kimsenin burnu bile kanamadı ”…

Sonra yerliler katıldı bu itiraz korosuna…

Önce İrsen,”Gelsin de toplu mezarları görsün”…

Sonra Özgürgün,” Kıbrıs tarihini bilmiyor, gelsin de tarih ders verelim”.

Ve Töre.” Bu zihniyet Türk milletine hizmet etmeyen bir zihniyettir”.

Herhangi bir vatandaş ,”Hı?”

Ben:…

Bir umutla başlamıştı Hristofyas Talat görüşmeleri.

Beklentimiz bir yıl sonraya kadar Kıbrıs Cumhuriyetine katılmaktı.

Kaç yıl geçti üstünden bilmiyorum.

Artık ne hesap kaldı ne de hesap yapmaya gerek.

Derviş Eroğlu seçilmeden daha, “çözüme ne gerek var işte en iyi çözüm bu” diyordu .

Seçildi dünya ve aramızdan bazı kesimler onun inisiyatifi ve hevesi varmış gibi oturup ondan ışık beklediler.

Pili bitmiş  el fenerinden ne ışık gelirdi ki Eroğlu’ndan  aydınlık alalım…

Gelmeyeceği belliydi, o yüzden takipten vazgeçtik.

Onun içindir ki görüşmelerle ilgili sayfaları direkt geçiyoruz zaman kaybı olmasın diyerek.

Böyle de olsa bazen gözümüze görüşmelerde çıkan pürüzlerle ilgili haberler ilişiyor.

Birincisi yerleşikler, diğeri ise mülkiyet…

 İşgal ne demek ona bakalım şimdi…

Kurtarmak için ABD Irak’a girip tankı, topu, askeri ve emir veren komutanları ile oraya çöreklenirse, işgal.

Ülkenin kaynaklarını istediği şekilde kullanırsa, işgal.

Kurtardım dediği halkın iradesini eline alıp onlara söz hakkı vermezse, işgal.

Kendi nüfusunu taşıyıp yerli halkı azınlığa düşürürse yine işgal.

Libya mesela…

AB’nin kıskacına girdi bile.

Ve yakında kokusu çıkacak…

Eğer Libya’da kurulacak hükümet AB’nin sözünden dışarı çıkamazsa, işgal.

Dünya ülkelerinden birçok örnekle işgali anlatabilirim ama uzaklaşmaya gerek yok…

Çünkü yakınımızda örneklerden çok var.

Nüfus sayıldı geçenlerde.

Ve üstten de alttan da bakıldığında Kıbrıslıtürklerin oranı, başbakanı seçecek sayıdan çok uzak.

İşgal sözcüğüne kızan Küçük, işte o taşıma nüfustan aldığı oylarla başbakancılık oynuyor.

Bize sormadan taşımışlardı o nüfusu.

Nerden mi biliyoruz?

Birkaç gün önce Hakkı Atun itiraf etmişti…

Biz çadırlarda hangi şehre gidip yerleşeceğiz diye beklerken meğer onlar feribotlarla adamıza doğru yol alıyorlardı.

En iyi şehirlere ve en iyi evlere yerleşmek üzere.

Özgürgün’ün ve Töre’nin bahsettiği 1960 cumhuriyeti haklarının neresinde yazıyor nüfus taşımak?

Ve neresinde yazıyor o nüfusa bir de cumhuriyet kurdurtmak?

Üstelik kurdurdukları cumhuriyet, verdiği hakla çıktık dedikleri Kıbrıs Cumhuriyeti  topraklarında.

Çok hevesliler Kürkçü’yü Kıbrıs’a getirip tarih dersi vermeye…

Toplu mezarlıkları göstermeye.

Acaba TMT’nin yaptıklarını da gösterecekler mi?

Örneğin Bayraktar camiyi.

 ***

Gel zaman git zaman hayaller de hayal oldu gitti.

Ne birleşme ışığı kaldı ne de bir umut ufukta şimdi.

Üzülüyor muyuz…

Elbette.

Peki yılgınlık…

Asla.

Bir gül bahçesi bile yılın belli aylarında donarken.

Çiçekler soğuk günlerinde yılın, solarken…

İnişli çıkışlı olacağız biz de elbet.

Ama baharın geleceğini bilerek.

Bekleyerek.

Günün Karikatürü:

Kimliksiz...

1.20111216001608.jpg

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.