Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İşkence

A+A-

Bir işkence gününü daha geride bıraktık...

20 Temmuz’un ganimetini sömüren sömürdü ancak cefasını çekmek bu topluma kaldı...

Sefasını ise, “şafak nöbeti”ni organize edenler sürüyor...

Üzerinden kırk yıl geçmiş ama değişen hiçbir şey yok...

Yine törenler ve tören öncesindeki sözde provalar...

Sözde diyorum çünkü kutlamalardan önce yapılan provalar için tören alanına yığılan askerler ve askeri araçlar yaklaşık üç buçuk saat güneşin altında kımıldamadan bekliyorlar...

Daha sonra ise gelen emirle birliklerine dönüyorlar...

Geliş ve gidişlerini de hesaba kattığınız zaman bu süre yaklaşık 5 saati buluyor...

Ve bu 5 saat boyunca tüm eziyeti Lefkoşa halkı çekiyor...

İnsanlar işine geç gidiyor, hastaneye yetişemiyor, çocuğunu yaz okuluna vaktinde bırakamıyor, sıcağın altında terliyor ve saatlerce arabanın içinde sinir krizi geçiriyor...

Ne için?

Maksat prova yapıyoruz görüntüsü verilsin diye...

Ondan sonra da “biz müzakere masasına Güven Yaratıcı Önlemlerimizi sunduk” diyorlar...

İşte arkadaşım sizin GYÖ’leriniz bu tanklar, silahlar ve uçaklar...

Gerisi insana gerçekten artık boş geliyor...

Ne yazılabilir ki 20 Temmuz için? 

O dönemlerde yaşanılanları defalarca bu sayfalardan sizlerle paylaştık...

Tekrar yapıp o günlerde çekilen acıları gündeme getimenin bir anlamı yok...

Ancak bu harekatın öncesi ve yaşandığı anı olduğu gibi bir de sonrası var...

Yani, yağma ve talan dönemi...

Hem de pek çok yerde askerin gözetiminde...

En çarpıcı örnek ise, Maraş...

Ve askerin elinde bulundurduğu topraklar...

Anlayacağınız harekat Ecevit’in dediği gibi adamıza barış ve huzur getirmedi...

Onun yerine yağma ve talan düzenini getirdi...

Mevcut nüfusun üzerine 2-3 kat başka nüfus eklendi...

Var olan üretim sona erdirildi...

Dünya ile olan irtibatımız kesildi...

Ahlak, dürüstlük, adalet, sevgi, saygı, arkadaşlık ve gardaşlık tükendi...

İşte 20 Temmuz bizlere tüm bunları öğretti...

***

Tecavüze uğramanın nasıl bir şey olduğunu tattırdı...

Evlerimizin kapı ve pencerelerinin kilitli kalması gerektiğini anlattı...

Yeni ve büyük bir cezaevine ihtiyaç olduğunu ortaya çıkarttı...

GKK ve merkez bankasının başını atadı...

İşte 20 Temmuz bizlere bunları yaşattı...

***

Rumcu olduğumuzu söyledi...

Dinimizi sorguladı...

Para gönderdi, memuru ödedi, yolları döşedi ama gün geldi lafını hiç esirgemeden tümümüze “besleme” dedi...

İşte 20 Temmuz bizlere hakaretin ne olduğunu öğretti...

***

Hep o gün kurtarıldık deniyor...

“Biz olmasaydık” diye cümleler kuruluyor...

Her defasında Kıbrıslı Türkler aşağılanıyor...

Tarihimizi bizden daha iyi bildiklerini, hatta bizden daha Kıbrıslı olduklarını söylüyorlar...

İşte 20 Temmuz bizlere kendi toprağına yabancı olmanın ne demek olduğunu gösterdi...

***

Ben senin neyini seveyim 20 Temmuz?

Acı, öfke, yağma ve talandan başka bana ne verdin ki!..

Adalet mi, insanca yaşam mı?

Ha “seni kurtadım ya daha ne istiyorsun” diyeceksen orada dur!..

Çünkü eğer kurtarılmak böyle bir şey demekse, ben her gün öleceğime bir gün, yani o gün şerefimle 1 kere ölmeyi tercih ederdim...

Ve bazılarına, kendileri gibi şerefsizce yaşamayı tercih etmeyeceğimi göstermek isterdim...

İşte 20 Temmuz sen bazılarına bu adada şerefsizce yaşamayı da öğrettin...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.