1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. İşleri Bitince Emanetçiler De Giderler
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İşleri Bitince Emanetçiler De Giderler

A+A-

-Abi ben Van’lıyım, dilim dönmez, o yüzden sizin dediğiniz gibi söyleyemedim o kasabanın adını kusuruma bakmayın…

Mağusa’ya gezmeye gelmiş bir yıl önce.TC sermayesinin ,Kıbrıslının toprağına-sahiline-kondurduğu tarihi isimli otelinde kalmış.Çok beğenmiş orayı.Eşi Hataylıymış.

Eşine sordum.”Sizin İstanbul’da ne işiniz var?”

-Neden?

-Çünkü bütün Hataylılar bizim Lefkoşa’yı ele geçirdiler.Hepsi orada.Demek ki bir sensiz eksik sen de git.

Bu şaka ile karışık can sıkıntısı ile söylemiş olduğum sözü ciddiye aldı.

-Valla eşimin işi burada ama orayı da çok beğendim, gerçekten Hatalılar oradaysalar gider yerleşirim inşallah.

Onların oraları nasıl gördüklerinin pek önemi yoktu gözümde.

Güzel de gelebilirdi gözlerine Kıbrıs toprağı, bakir de, geri kalmış da.

Ama bizlerin orayı nasıl gördüğümüz önemli.

Adamlar bizim toprağın yarısını çantada keklik gibi  gördüklerinden rahatlar.

“Gitmesek de kalmasak da o köy bizim” diyorlar her zaman.

Türkiye’den, bugünlerde gezme için de olsa gelen, yabancı bir ülkeye gitmiş gibi saymıyor kendini.

Ülkesinin bir ilinden başka bir iline geçmiş sayar.

Oradaki polisi de kendi polisi.

Ve oradaki yasaların kendi yasaları ile aynı olduğunu hesaplar.

Hatırlarım Türkiyeli sanatçılar ve gazeteciler Baf’a gelip döndüklerinde yazdıkları ve söylediklerini, bugün gibi.

Bizden, bir çöl ortasında buldukları vaha gibi söz ediyorlardı.

Hayretle “yahu orada o sokaklarda bizim gibi Türkçe konuşuyorlar.Onlar da Atatürk ilkeleri ile hareket edip bize ait kitapları okuyorlar,”diyorlardı.

 Şimdi ise sanki Anadolu’da herhangi bir köye veya bir kasabaya gitmiş gibi bakıp öyle davranıyorlar KKTC’dekilere.

Bu can sıkıcı durum devam ederken kendilerine Türk Demokrasi Vakfı adını takan bir grup açıklama yaptı geçenlerde.

Ambargolar kalkmazsa KKTC’yi Türkiye’nin 82. vilayeti yapalım…

Yapalım derlerken referanduma güvenerek dediler.

Referandum…

Ne şimdiki kendini başbakanlıkta oturur sayan kişi ne cumhurbaşkanlıkta…

Ne içişleri bakanıyım diyen ne de dışişleri…

Kimsenin bilmediği bir nüfusta demografik yapının kimlerden oluştuğunun hesabını yapamazken…

Referandumdan bahsediliyor Kıbrıs’ın kuzeyinin geleceği hakkında.

Kimler mi? Kıbrıslıyım diyen bir grup.

Demiştik ki bizim nasıl gördüğümüz önemli bu toprakları.

Biz Kıbrıs’ı bizim diye mi görüyoruz yoksa emaneten tuttuğumuzu mu sayıyoruz .

Emanet…

Osmanlı’nın menfaati için içindekilerle birlikte terk edip gittiği toprakları şimdi şark kurnazlığı yaparak bedavadan geri almak için emanet.

Beyaz kimlik,yasal kimlik,kaçaklara af evlenenlere,doğanlara,gidip de dönenlere,dönüp da kaçmayanlara…

Yeter ki o zihniyete göre malın gerçek sahiplerinin gelip emanetçi saydıklarının tüketildiği bir zamanda buraları teslim etmektir niyet.

Nüfusun tamamını bilmeyen kendini yetkili sayanlar mı ne yapacaklar bu durumda?

Söyleyeyim.

Üç beş gün daha idare etmek için gönderilecek üç beş kuruşa satacaklar burayı.

Ve onlar da gidecekler işleri bittiğinde.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.