1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. İsmet Kotak, "Şu Bizim Kıbrıs" ve haberler merkezi
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İsmet Kotak, "Şu Bizim Kıbrıs" ve haberler merkezi

A+A-

Tabi hayatımız Kıbrıs siyasi sorunundan ibaret değildi.  Biz de çocuktuk.  Okullara gittiydik.  Aşık olduyduk. İşsiz kaldığımız için parasızlık çektiydik.  Spor da yaptıydık kavgalar gürültüler de kopardaydık.  Dövdülerdi,  dövdüydük.  Çocuklarımız,  torunlarımız oldu.  Bir ömür geçti ki  “hoş sedası”   da vardı,  acısı ile tatlısı da…

Ve yine,  kendimizi böylesine yaşamları “kader” diye sürdürmek yazgısının  bir  dönemecinde bulduğumuz şu menhus 1963’ün Kasım ayıydı.  Ankara’dan İskendurun’a geçmiş, oradan da galiba Birinci dünya savaşından kalma, deniz az biraz çalkalansa depreme tutulmuş gibi her bir yanı  dağılıp gidecek sandığımız o  “Tarı”  vapuru ile Larnaka’ya gelmişiz…  
Gelmişiz ki az biraz para denkleştirip geri dönecek,  kaldığımız yerden fakülteye devam edecektik…

1963 Kanlı Noel’i vurduğunda biz hâlâ para denkleştirmeye çalışıyorduk.  Üstelik çok da değildi.    Peşinde koştuğumuz para en kabadayısından o yıllarda  bir iki aylık harcamalarımıza   yetecek 500 Türk lirasıydı.

Ve Makarios’lu,  Samson’lu,  Yorgacis’li,  Grivaslı  Rum, o Noel akşamı, adına  “kanlı” denen saldırılarını başlattılardı ki biz de  Mağusa’da kalebent kalıyorduk!  Dışarı çıkabilmek ne kelime,  hisarlarından bile başımızı uzatamıyorduk,  kaldı ki Türkiye’ye dönelimdi…

Öğrenci olduğumuz ve geri gideceğimiz için de    mücahit birliklerinin  dışında kalıyorduk.   Derken  bir gün    bir haber ulaştı:   “Seni İsmet Kotak istiyor”  dedilerdi.  Namık Kemal Meydanındaki Koop.  İktisat Bankası’nın müdürüydü. Gittim,  konuştuk.  “Haberler merkezini”  oluşturacak,   kendisine yardımcısı olmamı istiyordu. 

Şimdi rahmetle andığım İsmet Kotak’ın   bir işi,  bir görevi sırtlamasını hele yeni bir şeyler yapmak amacındaki cehdini hep gıpta ile izlediydim.  Her zaman  “başlangıçları”  bazan sonlarıyla ayni başarıda buluşmasalar da muhteşem olurlardı.  

HABERLER MERKEZİ VE CAMBULAT RADYOSU:    Radyocu Halil   (Asilkan)  bir radyo vericisi yaptıydı. Rahmetlik Kemal Pehlivan’la birlikte yayın denemelerinde başarılı olunca da  Cambulat Radyosu Sancaktar Turgut Sökmen’in emirleriyle Namık Kemal Meydanında şimdi İş Bankasının olduğu eski Türk binasının hanayında resmen devreye girdiydi. 

İşte İsmet Kotak bu Cambulat radyosuna hem günde üç kez  okunacak haberleri hazırlayacak hem de her akşam  “durumla ilgili yorumlar yapacaktı.”

Kısa sürede yirmiyi aşkın personel,   dört beş radyo,  o zamanların şeritli ses alma cihazları,  daktilolar,  teksir makineleri ve ötesi gerekli eşyalarla   “Haberler Merkezi”  kurulmuş oluyordu.  Radyolar yirmi dört saat dinlenir,  BBC’den Arap istasyonlarına  hatta BM’ler oturumlarının naklen yayınlarına  kadar o yirmi dört saatlik haberler  “Teyp rekorderler”  dediğimiz ses alma cihazlarına kaydedilir her bülten için tekrar tekrar dinlenilerek daktilolarda haber haline getirilirlerdi…
Tutun ki  bu yönü ile o eski kilise kalıntısı içindeki “Haberler Merkezi”  tam tabiri ile  ve yirmi dört saat  arı gibi çalışan bir aktivitenin odağı oluverdiydi…

HABERLER SES SOLUK GETİRİYOR:  Bayrak Radyosu da yeni kurulmuştu. Onca büyük yayın olanaklarına karşın neredeyse   bizim  Cambulat Radyosunun Haberler Merkezinde hazırladığımız haberlerle   rekabet yapar duruma geldiydik.   BM’lerdeki oturumları anında tercüme ediyor,  Bayrak Radyosundan önce duyuruyorduk.  İsmet Kotak her akşam Kıbrıs siyasi sorununa,  Makarios’un tutumuna yönelik  yorumları ile  hem halka moral dağıtıyor hem de siyasi arenada ses soluk getiriyordu… 

O haberler Merkezi’inde kimler yoktu ki… Üç dil bilen rahmetlik Hüseyin Hes’ten  Selçuk Veli’ye,  Hasan Tuncer’den Anamur radyosunda da çalışmış Ünal’a,  Nazım Turanlı’dan şimdilerde iki başarılı doktorumuz olmuş  Mustafa Yekta ile Hami’ye,  Rahmetlik kel Yıldıray’dan şişman Arif’e Dinçer H. Raif’ten daktilolarda  haberleri yazan  kızlardan oluşan bir ekibe kadar.   (Adlarını hatırlayamadıklarım pek çok arkadaş daha vardı.)

KOTAK’IN O YORUMLARI KİTAP OLDU:  Kotak dört beş yıl süreyle hemen her akşam haberlerden sonra  Cambulat radyosunda  yorumlarını  okur sonra da Baykal’daki evine gider mücahit olarak  ayrıca mahallesinde  nöbet de tutardı. Genelde  Mağusa içindeki mevzilerde o nöbetlere biz de  katılırdık.    Kotak’ın o yorumlarının tümü  kitaplaşsalar ciltler dolusu olacaklar.  Rahmetlik henüz sağken Samtay Vakfı’dan  Bülent Feyzioğlu’nun da ön ayak olması ile  bu bazılarının derlenmesi yapılmıştı.  Feyzioğlu’na göre çok da kolay olmamıştı.  Çünkü o  dönemlerde Kotak da ben de daktiloda iki parmakla yazıyoruz,  bir daha düzeltilmesi mümkün olmayan imla hataları yapıyoruz ki kitaplaştırılmaları söz konusu olduğunda tahsislerinde   büyük zorluklar yaşanıyor.  Buna karşın Bülent uzun uğraşlardan sonra bu yorumların bir bölümünü kitaplaştırıyor.  Önsözü eşi Şermin Kotak yazıyor.  Ve yazık ki İsmet Kotak  “Şu Bizim Kıbrıs. Unutulan Tarihi Gerçekler”   kitabının yayımlandığını göremeden Allah’ın rahmetine kavuşuyor…

KİTABI KARIŞTIRIYORUM.  İşte şimdilerde diğer bazı kitaplarla başucuma koyduğum bu kitabı zaman zaman uzanıp alıyor sayfalarını karıştırıyorum.  İlgimi çeken bir cümleye takılıyorum.  İsmet gözümün önüne geliyor.  O heyecan dolu sesini duyuyorum.  Ve “işte diyorum, yorumlarını yine konuşuyor yine okuyor.”   Anlatılması mümkün olmayan duygularda  onu yeniden yaşıyorum.  “Sonuna kadar inandığı davası için mücadele etmiş bir  politikacı,  yazar, gazeteci,  kooperatifçi, sanatsever insan.  Bu memlekette Türk halkının Devlet oluş hakkını imanı yapmış İsmet Kotak”  diyorum.  
Ve o yorumları,  bu kez   artık kitaplaştıkları için bir tarihi dönemin sayfalar dolusu  hatıralarıyla belgeleri   haline gelmişliklerinde okuyorum.   Arkadaşım İsmet Kotak’ı o devrin mücadelesinde gözlerim yaşararak yeniden yaşıyor,  anıyor  ve fısıldıyorum:  “Öyleyse yaşıyorsun sevgili dostum.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.