1. YAZARLAR

  2. Yurdagül Beyoğlu

  3. İşsizliğin sorumlusu dışarıdan gelen işçiler mi?
Yurdagül Beyoğlu

Yurdagül Beyoğlu

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İşsizliğin sorumlusu dışarıdan gelen işçiler mi?

A+A-

 

Bir arkadaşım bahçesinde organik ürünler yetiştirerek, işlettiği restoranda kullanıyor.

Bahçıvanı Türkiye’den getirtmiş. Çalışma izni, sosyal sigorta primi, kalacak yeri, elektriği, suyu, tüpgazı, maaşı derken elde edilen ürünün çok üzerinde bir paraya mal oluyor arkadaşıma.

Ancak yapacak bir şey yok çünkü bahçesinde çalıştırmak üzere Kıbrıslı birini bulamıyor.

O yüzdende astarı yüzünden pahalıya gelen bahçıvanın “giderim ha” tehditlerini de sineye çekiyor.

Geçenlerde haberini yaptık.

KKTC’deki bir işyeri Türkiye’den bahçıvan ve hayvan bakıcısı talep etmiş.

Münhal Gaziantep’te açılmış.

Başvurular oraya olacakmış.

Bekledim, “Bizim burada adam mı yok ta oradan işçi isteniyor” diyenler seslerini çıkarsın
diye.

Çıkarsınlar da ben “varsa bahçıvan arkadaşıma da gönderin” diyeyim…

Ülkedeki işsizliğin nedeni olarak yurtdışından gelenler gösterilir, oysa ülkedeki işsizlik sorunun temel nedeni vasıflı eleman eksikliği.

Zaten Kıbrıslı işverenler bunun en iyi destekçisi.

Konuştuğumuz birçok işadamı çalıştırmak için Kıbrıslı eleman bulamamaktan şikayetçi.

Bir balkon korkuluğunun, marangozun elinden 3 ayda çıktığı, bir tamirat için en az 10 arama yaptığınız ülkede “dışarıdan işçi gelmesin” demek art niyetli olduğu kadar komik de.

Hal böyle olunca, “senden”, “benden”, “göç ettirileceğiz” sözcüklerinin peşine düşenler “ee bu işi kim yapacak ağa” diye sorduğunuzda sükut kesiliyorlar.

Çünkü savundukları ülkünün bütüncül bir tutarlılığı yok.

“Gelmesinler!”, o kadar.

***

Üniversite mezunu olmak, bununla övünmek çok güzel.

Ne var ki okuduğumuz okul bize iş imkanı sağlamıyorsa burada bir sorun var demek.

Hobi olarak okumadıysak, esas olan yapacağımız işin eğitimini almak.

Ancak sorun bu noktada kendini gösteriyor.

Moda olan bölümlere rağbet etmemiz, “Hepimiz aynı eğitimi alırsak diğer işleri kim yapacak?” sorusunu
getiriyor ve bu paradoksal yığılma, yaşadığımız milli kaosun akslarından birini oluşturuyor.

Neyse ki bu konu birilerinin daha dikkatini çekmiş.

Belli bölümlere yığılmayı önlemek için de ihtiyaç fazlası bölümlerinin bursunun kesilmesi yoluna gidilmiş.

Bakanlar Kurulu kararı ile onaylanan ihtiyaç fazlası bölümler şunlar;

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, İşletme, Mimarlık, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Hukuk, Türk Dili ve Edebiyatı, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Radyo-TV-Sinema, Bilgisayar Enformatik, Bilgi Teknolojileri, İngilizce Öğretmenliği, Uluslararası İlişkiler, Türkçe Öğretmenliği, Beslenme ve Diyetetik ile Grafik ve Tasarım.

Bakanlar Kurulu’nun kararı çok yerinde.

Bu uygulamayla, tahsilli işsizler yaratılmasının bir nebzede olsa önüne geçilecek ama yapılacak daha önemli şey var, o da ihtiyaç olan bölümlerin tespit edilmesi ve tam burslu olarak eğitime açılması.

Hastabakıcılık mı olur, sağlık ara elemanı mı olur, röntgen teknisyenliği mi olur, elektrik teknisyenliği mi olur, laborantlık mı olur, marangozluk mu olur, -eksiğimiz her neyse- o konularda eğitilsin insanımız.

Okulu bitirince de işsiz kalmak bir yana kendisi değerlendirsin talepleri.

Aksi halde gençlerimizin işsiz kalmasının öfkesini günahsız muhataplara yönelteceğiz.

(Anti parantez, bizim aramızda da hastabakıcılık yapan, inşaatta çalışan kişiler var ama bunlar
nedense Güney’de çalışmayı tercih ediyor.)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.