Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İSTANBUL…

A+A-

Acayip bir kent burası.

Kim bilir ne zaman köydü…

Hangi yıl kasaba kadar nüfusa sahip oldu, ne zaman memleket kadar şehirleşti.

Kimisi kentleşmeye başlama tarihi olarak 7 kimisi 8 bin yıllık mazisi var diyor.

Kazılardan çıkanlara göre daha da eski olabilir.

Gözlerimi kapatıp o ilk dönemleri düşündüm.

Ve bugünlerle kıyasladım…

İstanbul’un bugününü görseydi şair o gün yazdıklarını döker miydi satırlara…

“İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım
Nereye gidersen git, orada İstanbul,” der miydi?

Ümit Yaşar Oğuzca sevgilisine benzetir miydi İstanbul’u?

Bugün İstanbul kırık, kırgın…

Yumruk yemiş boksör gibi sallanıyor.

Gerdanına bir inci gerdanlık daha dizeceğiz diyerek bağrına bir hançer daha saplıyorlar…

“Yüksek binalar istemiyorum” dedi RTE…

Sultanahmet’in siluetini bozan gökdelenlere mahkeme yıkım kararı verdi.

Oysa çepeçevre sarılmış bulut-delenlere ne demeli.

Çıkın cami inşa edilecek Çamlıca Tepesi’ne, bakın Boğaz’a doğru.

Gidin Pierreloti’ye şairlerin yattığı mezarlığın arasından Haliç’e…

Gün doğumunu oradan, batımını Atatürk’ün yazlık köşkünün olduğu Florya’dan izleyin.

Bir de 1970’li yıllardan bakın aynı yerlere.

Bakmayın trafiğinden sıkılanlara…

Karmaşalığından bıkanları önemsemeyin.

Otobüsler o dönemde de tıklım tıklımdı.

Taksim’e çıkmaz zordu1976’da…

Karaköy’den vapura binmek…

Bugün insanların yüzleri gülmüyor burada.

Pazartesi milyonlar dönüşe başlıyor Cuma akşam koştukları topraktan.

Toprağı özlediler.

Yeşili…

Parkı…

Hatta ötüşen kuşları.

Pazar günü fotoğraf grubu ile Şamlar Köyü’ndeydik.

-Ortasında bir çınar ağacı var, gidelim dedi, hocamız.

-Gidelim dedik.

Gittik.

Bir vadi düşünün.

Vadi derin, içinde baraj.

Barajın yanında Şamlar köyü.

Tam dibinde isyan eder gibi yükselen minare…

Evlerin bir kısmı zorda, ağaçlarsa bakımlı.

Barajın dibinde durdum.

Suya baktım…

Yeşil…

Baraj Küçükçekmece’ye giden dere üzerinde.

Barajdan ötürü temiz su alamayan Küçükçekmece gölü de yeşil.

Hem baraj hem göl çoğu akarsuları gibi pis…

Dönüşte dönüp vadiye bir daha baktım…

Vadinin etrafı sarılmış…

Halkalı, Beylikdüzü, Bahçeşehir ve geri kalan İstanbul, bulut-delen binaları ile her yönden Şamlar köyüne doğru hücuma kalmış geliyor.

RTE ise o bölgeye doğru Kanal İstanbul’un yapılacağını söylüyor…

Nedim görseydi, “Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır ,Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır” der miydi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.