1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. İstanbul’da karikatür sergisi…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İstanbul’da karikatür sergisi…

A+A-

İstanbul… Dünya şehri, dünyalar kadar şehir.

“Yedi tepeli şehir” de derler ona.

Ama “yedi tepesini say” deseniz yolda geçenlerin onda dokuzu bilmez bu tepeler neresi…

Bizans’tan kalan surların içindeki tarihi bölgedir aslında İstanbul denilen yer.

Yedi tepesi de o surların içinde yer alan Ayasofya’dan başlayıp Edirnekapı’ya kadar giden tepeleridir.

Dışındakiler o tepelerden sayılmaz.

RTE’nin yaptırdığı devasa cami ile dengesi bozulan Çamlıca Tepesi mesela…

Anadolu tarafında, Boğaz’a baka Yuşa Tepesi…

Sarıyer sırtlarındaki tepeler.

Ve Rumeli tepeleri...

Hiçbirisi yedi tepe değil.

İstanbul tarihten kalan İstanbul, bugün karmakarışık durumda…

Yükselen RTE gökdelenleri ile mahvolmuş durumda.

Ne trafiği çağdaş kentlerin trafiği ne de nefes alınacak bir yeşil alanı kaldı.

Bakmayın iktidarın, “kestiğimizden fazla ağaç dikiyoruz” demsine.

Onların diktikleri ağaçlar hala fidan.

Ve hala otoyol kenarlarında hafta sonu piknikçilerin altında mangal yaktıkları yerlerde duruyor.

Ormanlar gitmiş.

Yeşil örtü, ekim alanları, tarım ve doğal neyi varsa bitirilmiş.

Seçim sonrası gezdiğim köylerden birindeki bir köylü, “havaalanı için, üretim yapılan araziler köylünün elinden çok ucuza alındı, havaalanı yapıyoruz dediler. Bu İstanbul’un bitmesidir,” dedi.

İşte böyle bir İstanbul’un daha yaşanabilir olan Anadolu Yakasının Caddebostan bölgesinde bir sergimiz vardı.

51 YILLIK SORUN [1964 – 2015] KIBRIS KARİKATÜRLERİ” adıyla sergilediğimiz karikatürlerimizin sergisinin açılışına gittim.

Bazen bu sergiler ne işe yarar, diye soruyorum kendime.

Dün akşam da başlarda sordum…

Ve “kalabalık bir şehrin bir köşesinde, kuş uçmaz kervan geçmez mahallesinde, bir binanın ulaşılması zor salonunda açılmış sergi, ne işe yarar,” dedim.

Oysa gördüm ki işe yarıyormuş.

Bir karikatür vardı aralarında…

Kıbrıs’ın üzerinde Mersin yazısı bir de 10 sayısını denize tekmeleyen bir adam.

Yanıma gelenler hep onu sordular.

“Mersin ve 10 ne alaka?”

Sahiplendikleri Kıbrıs’ın kuzeyinde neler olup bittiğini bilmiyorlar.

KKTC’nin yok sayıldığının ispatıydı Mersin/10-Turkey…

“KKTC çok yaşasın” diyorlar.

Anlattım gerçekleri söyledim onlara.

Sergiler ne kadar işe yarar diyordum.

Yararmış…

Kıyıya vurmuş binlerce can çekişen gavrolardan kaç tanesini geri atarsan o kadarını kurtarmış olursun işte…  Onu gördüm.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.