1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. İşte Canan Karatay'a göre hızlı kilo vermenin püf noktaları!
İşte Canan Karatay'a göre hızlı kilo vermenin püf noktaları!

İşte Canan Karatay'a göre hızlı kilo vermenin püf noktaları!

Sally-Ann Creed'e göre işin püf noktası, besleyici ve içerik bakımından zengin yiyecekler tüketmek.

A+A-

Gülenay Börekçi

Thomas Mann'ın "Değişen Kafalar" diye bir romanı var. Mann bu küçük, ama fazlasıyla güzel romanında 12. yüzyıla ait bir Hint efsanesini yeniden anlatıyor. Kahramanlarından Şridaman, Brahman soyuna dayanan tüccar bir aileye mensup, narin yüzlü, hımbıl bir genç adam. Çok okuyor, dünya meselelerine çok kafa yoruyor ve haliyle pek hareketsiz. En yakın arkadaşı Nanda ise halktan biri, güçlü kuvvetli. Demircilik yapıyor, sığır güdüyor...

Uzatmayayım, olaylar öyle gelişiyor ki ikili günün birinde kendilerini kıran kırana dövüşürken buluyor ve nasıl oluyorsa oluyor kılıçla birbirlerinin kafalarını kesiveriyorlar. Ölüyorlar yani. Şridaman'ın karısı Sita da her şey eski haline gelsin diye tanrılara yakarıyor. Efsane bu ya, dileği kabul ediliyor. Güneş doğmadan hemen önce ona verilen şifalı merhemi kesik kısımlara sürerek ölülerin kafalarını bedenlerine yapıştırıverecek... Genç kadın talimatlara harfiyen uyuyor ama karanlıkta açık seçik göremediği için yanlışlıkla Şridaman'ın kafasını Nanda'nın bedenine, Nanda'nın kafasını da Şridaman'ın bedenine ekliyor.

"Değişen Kafalar" da zaten, Sita'nın bu "küçük" hatasının yol açtığı vahim sonuçların romanı. Bizi ilgilendiren kısma gelince; Sita'nın hatası sonucu incecik, çevik bir bedene kavuşan Şridaman, bir süre sonra yeniden miskin, hımbıl birine dönüşürken Nanda'nın yeni tombul bedeni çok geçmeden eski "fit" görünümüne kavuşuyor. Kıssadan hisse? Çok basit: Hayatınızda bir şeylerin değişmesini istiyorsanız, önce kafanızı değiştirmelisiniz. Fakat açıkçası biz zayıflamak isteyenler olarak sürekli kafamızı değiştirmek zorunda kalmaktan bıktığımızı hatta bu yüzden artık resmen başımızın döndüğünü söylersem, eminim bana hak verirsiniz. Öyle ya; her geçen gün yeni bir diyet yöntemi çıkıyor, her geçen gün uzmanlardan yeni zayıflama tavsiyeleri geliyor. Ve biz, bilhassa da benim gibi zayıflamak isteyenler bu keşmekeşte kayboluyoruz. Zayıflama sektörü aynı zamanda bir savaş arenası gibi. Doktorlar birbirlerini suçluyor, diyetisyenler meslektaşlarının teorilerini çürütmeye gayret ediyor. O yüzden geçen gün Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Selçuk Tepeli, "İngiltere'de yeni bir diyet kitabı çıkmış, kapağında ‘Dr. Karatay yüzde 100 haklıdır!' yazsa yeridir" dediğinde şaşırdım. Köy tereyağının, zeytinin, yumurtanın, kırmızı etin metabolizma açısından yararlarından bahseden, zayıflamak isteyenlerin bunlardan bol bol tüketmesi, ekmekten, tahıldan, pilavdan, patatesten ise zinhar uzak durması gerektiğini öğütleyen Canan Karatay mı? Hani şu huysuz ve şeker kadın. Geçenlerde para cezası verilen... Adı geçtiğinde bazı doktorların, diyetisyenlerin bıyık altından güldüğü...

Selçuk Tepeli'nin tavsiyesiyle aldığım "The Real Meal Revolution"da (Gerçek Gıda Devrimi) anlatılanlar gerçekten de Dr. Karatay'ın yıllardır savunduklarıyla aynı. Cape Town Üniversitesi'nde görev yapan spor bilimi hocası Tim Noakes, Paleo Taş Devri Diyeti savunucularından diyetisyen Sally-Ann Creed ve aşçı Jonno Proudfoot'un yarattığı kitabın büyük ilgi görmesinin sırrını anlamak kolay: Bugüne kadar yasaklanmış ne varsa buradaki tariflerde serbest. Hepsi doğal, yani işlenmemiş olmak koşuluyla en yağlı krem peynirler ve etler, tam yağlı sütler, leziz parmesanlar, yoğun kıvamlı süzme yoğurtlar... Ve tabii bol tereyağı. "Light" ürün tavsiyeli "kıytırık" listelere alışmış benim gibiler için adeta cennet sofrası.

TEREYAĞI ARTIK SOFRALARIN BAŞ KÖŞESİNDE

Kırmızı eti artırıp tahılı azaltmak yeni bir buluş değil tabii. Avcı atalarımız Paleolitik Çağ'da böyle besleniyordu. "The Real Meal Revolution"un bu konudaki kitaplardan farkı, mönüde bol miktarda süt ve süt ürününe, en başta da tereyağına yer vermesi. Oakes, Proudfoot ve Creed'in esas ilham kaynağıysa, 19. yüzyılda yaşamış bir İngiliz cenaze levazımatçısı. (Kulağa pek hoş gelmiyor ama ne yapalım, zayıflamanın sırrını keşfetmeden önce adamın yaptığı iş buymuş.) Şişman biri olan William Banting, sofrasında tam yağlı süt ve süt ürünlerini, kuzu butları ve böbreklerini artırıp Victoria dönemi İngiltere'sinin gözde besinleri şeker, bira, ekmek patates dörtlüsünü keserek bir yıl içinde inanılmaz kilo vermiş, sonra da oturup sistemini yazmış. "The Real Meal Revolution"ın yazarları ona bir selam göndermek için "düşük karbonhidratlı yiyeceklerle beslenmek" anlamında "banting" diye bir kelime bile icat etmişler. "The Real Meal Revolution"ın en önemli özelliği Noakes, Creed ve Proudfoot üçlüsünün son derece leziz yiyeceklere yer vermesi. Yani bol yeşillik, koyu yapraklı sebzeler, her türlü et ve balık, yumurta, peynir yiyerek zayıflıyorsunuz. Tereyağının sözünü bile etmeyeyim, çünkü o zaten baş köşede. Mönüde işlenmiş gıdalara, soya ürünlerine, şekere ve patates, pirinç gibi yüksek karbonhidratlı ve nişasta içeren tahıllara ise hiç yer yok.

HIZLI KİLO VERMENİN PÜF NOKTASI BESLEYİCİLİK

Sally-Ann Creed'e göre işin püf noktası, besleyici ve içerik bakımından zengin yiyecekler tüketmek. Protein ve kaliteli yağ içeren besinler sizi doyuruyor, saatler sonra bile aç hissetmiyorsunuz, ayrıca metabolizmanızın hızlı çalışmasını sağlıyorlar. Karbonhidratlar hem açlık hissini tam olarak gideremiyorlar, hem de vücudun yağ depolamasına yol açan bir hormon olan ensülin üretimini artırıyorlar. Böylece yemek yedikten kısa bir süre sonra yeniden acıkıyorsunuz. Ensülin direnciniz ne kadar yüksekse, karbonhidratları yakmanız o kadar güç oluyor. "Düşük karbonhidratlı, yüksek yağlı yiyeceklerden korkmak gereksiz, onlara ‘yağı-kafana-takma yiyecekleri' desek yeridir" diyor Jonno Proudfoot. Proudfoot'un sık acıkma probleminden mustarip kişiler için leziz mi leziz bir milk-shake formülü de var: yandaki sütunlarda okuyacaksınız, hindistan cevizi kreması, tereyağı ve yağlı sütle yapılan bu kakaolu karışım Proudfoot'a göre "iştah kesen en doğal formül". Tim Noakes bu beslenme biçimini yüksek tansiyon veya tip 2 diyabetlilere de tavsiye ediyor. Ayrıca "Real Meal Revolution" diyetiyle daha enerjik olacak, daha güzel uyuyacak, konsantrasyon sorunu yaşamayacaksınız. Başta da söylediğim gibi, belli ki artık kafayı değiştirmek zamanı. Ne diyelim, denemeye değer...

CANAN KARATAY NE DEMİŞTİ?

‘Zeytinyağı anne sütüyle aynı'

"Tam yağlı ve doğal olan besinler tüketilmeli. Mesela zeytin, soğuk sızma zeytinyağı, yayık ayranı, süzme yoğurt. Ve tabii ki Trabzon, Urfa ve Malatya yörelerimizin katkısız tereyağı. Saf köy tereyağı, hem sağlıklıdır hem de buzdolabında bile katılaşmaz. Zeytinyağının içeriği de anne sütünün aynısıdır. Tek fark, anne sütünde hayvansal kolesterol varken, zeytinyağında bitkisel kolesterol olması... Bunlar her gün gereği kadar vücudumuza girmelidir."

‘Köy tereyağından korkmamalıyız'

"Zararlı dediğimiz yağlar, trans yağlardır. Kızartmalardaki ya da işlenmiş gıdalardaki trans yağlar kanserojendir. Bunlara dikkat edilirse, hastalık da kalmaz. Mısır özü ve ayçiçeği yağı belki çiğ olarak kullanılabilir ama ikisi de ısındığı zaman aşırı miktarda trans yağ oluşturur. O yüzden yemek yaparken tereyağı, zeytinyağı veya fındık yağı kullanmalı ve bunlardan asla korkmamalıyız."

‘Yapay gıdalarla sadece açlığınızı bastırırsınız'

"Neyin ne kadar yeneceğine dair miktar veremem, doyunca yemeyi bırakacaksınız. Ben diyetisyen değilim, anlattıklarım da diyet değil, sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam için şifreler veriyorum. Dünyada 8 milyar insan var ve herkes farklı. Kendi vücudunuzu tanıyıp ona göre beslenin. Açlığınızı bastırmanız, vücudunuzun iyi beslendiğini göstermez. Yapay gıdalarla sadece açlığınızı bastırabilirsiniz. Vücut hücreleriniz ihtiyaç duyduğu gıdalarla beslenirse, güçlü, dinç bir bedene sahip olur, hastalanmazsınız."

AMAN BUĞDAYA DİKKAT!

‘Bazı gıdalar morfin gibi bağımlılık yapıyor'

Habertürk TV'deki "Öteki Gündem"e katılan Prof. Dr. Canan Karatay, "The Wheat Belly" adlı kitaptan bahsetmiş ve "Bana inanmıyorsanız, bari kitabı okuyun" demişti. Onu da araştırdım... "Wheat Belly" adlı kitabın yazarı William Davis buğdayın zararlarından bahsediyor hatta "buğday göbeği"nin sağlık ve estetik açısından "bira göbeği"nden bile daha büyük bir sorun olduğunu öne sürüyor. Yani diyetisyenlerin, "Onsuz kilo verilmez" dediği ekmek hiç de sanıldığı gibi masum değil. Davis'i dinleyelim...

* Zararlı olan buğday değil, 40 yıldır buğday dahil birçok ürünün genetiğiyle oynanması. Belki verim yüksek oluyor ama alınan ürünlerin besleyici olduklarını söyleyemeyiz, üstelik zararlılar.

* Buğdayı kesmek zayıflamamız için büyük oranda yeterli. Vücudu şekilsizleştiren bir şey buğday; göbek yapıyor, yan bölgelerin ve gövdenin üst tarafının kilo almasına sebep oluyor, ayrıca sık acıktırıyor. Sebebi, "gliadin" denen ve işleyişi morfini andıran, yani bağımlılık yapan bir proteini içermesi. Buğday tüketmeyi kestiğinizde artık acıkmadığınızı fark edersiniz. Benim sistemimle beslenirseniz, kilonuza ve vücut yapınıza bağlı olarak 6 ayda 12-15 kilo verebilirsiniz."

* Şart değil elbette ama ekmeksiz duramayanlardansanız, badem ve diğer kuruyemişlerden elde edilen unlarla ekmek ve çörek yapabilirsiniz. Böylece glütensiz de beslenmiş olursunuz Öte yandan marketlerde satılan glütensiz ekmek ve keklere pek rağbet etmeyin, çünkü onlar da neticede buğdaydan yapılıyor, yani zararlı. Tavsiyem yumurta, çiğ kuruyemiş, sebze, et ve balık türünden işlenmemiş doğal gıdalar tüketmeniz. Zeytinyağı ve fındık yağını da kısıtlamayın. Buğdayı kestiğinizde listenizden günde en aşağı 400 kalori eksilecek. Ayrıca artık 90-120 dakikalık cycle'larda acıkmayacaksınız.

* Kahvaltı için sabah saat 07.00'de bol sivribiber ve güneşte kurutulmuş domates üstüne üç yumurta kırıp biraz da mozzarella peyniri ekleyerek zeytinyağında omlet yaparsanız, öğleden sonra 15.00'e kadar acıkmazsınız. Bu, bir bardak light sütün içine kattığınız müsliyle yaptığınız kahvaltıdan çok farklı bir deneyimdir. Müsliyle sabah 11.00'de acıkır sonra da öğle yemeğine kadar dakikaları sayarsınız. Saat 14.00'te de uyuklamaya başlarsınız.

* Pakette satın aldığınız yiyeceklerin tamamında az ama çok buğday vardır. Az olması bir şeyi değiştirmez, bir gram bile alsanız bu sizi acıktıracaktır. Önüne geçmek için sadece işlenmemiş yiyecekler tüketmelisiniz. Başta da söylediğim gibi, et, balık, yumurta, zeytinyağı, tereyağı, kuruyemiş ve tabii ki her türlü sebze... Hazır gıdaların içine buğday konmasının sebebine gelince; buğday iştah açıyor ve sık acıktırıyor. Yani ne kadar sık buğday tüketirseniz o kadar çok yemek istiyorsunuz. Hazır gıda sektörü de zaten böyle yürüyor.

NE YEMELİ, NE YEMEMELİ

Yeşil liste (serbest yiyecekler) Hayvansal protein, kırmızı ve beyaz et, balık, yumurta, tam yağlı süt ve süt ürünleri, tereyağı, zeytinyağı, fındıkyağı, makademya yağı, avokado, koyu yeşil yapraklı sebzeler.

Turuncu liste (‘eh işte' yiyecekler) Her türlü meyve, kestane ve kaju, havuç, patates ve yer elması. Kırmızı liste (yasak yiyecekler) Karbonhidratlar ve tahıllar, şekerli yiyecekler, beyaz pirinç, işlenmiş, paketlenmiş gıdaların çoğu.

Aklanan yiyecekler

* Uzun süre kandaki kolesterolü yükselttiğine inanıldı ama şimdilerde yumurta sarısının aslında ne büyük bir vitamin ve mineral deposu olduğu yeniden hatırlanıyor.

* Pancake'leri tatlandırmakta kullandığımız akşaağaç şerbeti hem enfeksiyon kurutucu hem de antikanserojen maddeler içeriyor.

* Çok yağlı oldukları için uzak durmamız beklenen kuruyemişler hem sağlıklı ve doyurucular, hem de içerdikleri lifler, vitaminler ve mineraller sayesinde vücudu kalp hastalıklarına ve kansere karşı güçlendiriyor.

CACIKLI KÖFTE

Malzemeler (4 kişilik)

Cacık için:

* Yarım adet çekirdekleri çıkarılmış hıyar

* Yarım diş sarmısak

* 1 yemek kaşığı kadar zeytinyağı

* 1 yemek kaşığı limon suyu

* Yarım yemek kaşığı kıyılmış taze nane

* 250 g süzme yoğurt

Köfte için:

* 1 kıyılmış soğan

* 2 diş ezilmiş sarmısak 

* Tavada çevirmek için hindistan cevizi yağı veya tereyağ

* 1 yemek kaşığı kadar çekilmiş kişniş

* 1 çay kaşığı çekilmiş kimyon

* Yarım çay kaşığı tarçın

* Yarım çay kaşığı yenibahar 

* Çeyrek çay kaşığı kırmızıbiber

* Çeyrek çay kaşığı zencefil

* 1 avuç kadar kıyılmış maydanoz

* 800 g kuzu kıyma

Hazırlanışı: Hıyarı rendeleyip tuzlayın ve yarım saat dinlendirdikten sonra suyunu iyice süzerek sarmısağı, zeytinyağını, limon suyunu ve naneyi ekleyin. Hepsini yoğurda kattıktan sonra hazırladığınız bu karışımı bir saat buzdolabında bekletin. Bu arada köfte için soğanı ve sarmısağı yağda kavurun, baharatları katın. Maydanoz ve kıymayı da ekleyerek iyice karıştırın. Sonra 12 eşit parçaya bölün ve her parçayı elinizle yuvarlayarak şişe takın. Bir saat kadar kapağını kapatıp buzdolabında dinlenmeye bırakın. Tavayı iyice ısıtın. (Barbeküyü de tercih edebilirsiniz.) Köftelere hindistan cevizi yağı veya tereyağı sürerek tavaya veya barbeküye yerleştirin. Her iki yüzlerini renkleri dönünceye kadar üçer dakika pişirin. Tabaklara alıp önceden hazırladığınız cacıkla beraber servis edebilirsiniz.

BADEMLİ FASULYE

Malzemeler (4 kişilik)

* 400 gr kıyılmış yeşil fasulye

* 60 gr tereyağı

* 3 yemek kaşığı kadar kıyılmış ve kuru bir tavada hafifçe kavrulmuş badem

* 1 limonun suyu

Hazırlanışı: Et ve balığın yanına garnitür olarak çok yakışacak bu tarif için küçük bir tavaya sıcak su koyun ve fasulyeleri 2 dakika haşlayın. Ardından hepsini buzlu budan geçirin ki renklerini kaybetmesin, yumuşamasınlar. Tereyağını vok'ta eritip kahverengileşene kadar kavurun, içine fasulyeleri katarak hafifçe ılıtın. Son olarak üzerine limon suyunu gezdirin, bademleri serpin.

İŞTAH KESEN MUCİZE FORMÜL:

KAKAOLU MILK SHAKE

The Real Meal Revolution'culara göre bunu içen artık pek acıkmıyor. Hazırladıktan sonra tek seferde bitirmek zorunda değilsiniz, termosa koyup gün içinde azar azar tüketebilirsiniz.

Malzemeler (1 kişilik)

* 150 ml tam yağlı süt

* 50 gr tuzsuz doğal tereyağı

* 50 ml hindistancevizi yağı *

* 200 ml hindistancevizi kreması

* 1 yemek kaşığı kakao

* Çeyrek çay kaşığı tuz

Hazırlanışı: Tüm malzemeleri karıştırın, yeter. Yaz ayları için ideal. Eğer sıcak içecekseniz, bütün malzemeyi karıştırıp ocakta ısıtın. İçine sevdiğiniz başka şeyler katabilirsiniz. Vanilla tozu, badem veya makademya yağı, böğürtlen türü ufak taneli meyveler bu karışıma çok yakışacaktır.

KARALAHANALI SUCUKLU OMLET

Malzemeler (2 kişilik)

* 60 gr tereyağı

* 100-110 g ince ince dilimlenmiş acısız sucuk

* 100 gr yıkanıp kıyılmış karalahana

* 4 yumurta

Hazırlanışı: Tereyağını kısık ateşte eritin. Sucukları altın rengini alana dek yağda kavurun, sonra onları başka bir kaba alın. Karalahanayı aynı yağda diriliğini bırakana kadar kavurun. 60 ml su katın ve bir dakika kadar kaynatın. Daha sonra irice bir kaşıkla bunları dört parça halinde temiz bir tavaya koyun ve her parçanın üzerine bir yumurta kırın. Tavanın kapağını kapatın, ocağı kısın ve hafif ateşte üç dakika pişirin. Kapağı kaldırdığınızda yumurtalar şeffaf görünmeli. Her bir parçanın üzerini çıtır çıtır sucuklarla süsleyin. Tavada kalan suyu da üzerlerinde eşit oranda gezdirin ki vitaminler heba olmasın. (Karalahana yerine ıspanak da kullanabilirsiniz.)

THAI USULÜ BUHARDA PİŞMİŞ BALIK

Malzemeler (2 kişilik)

* 200 ml hindistancevizi kreması

* 2 yeşil limon

* 2 yemek kaşığı balık sosu

* 1 yemek kaşığı Thai biberi ve sarmısak sosu

* 1 çay kaşığı acı biber sosu

* 2 sap kıyılmış taze soğan

* 1 avuç kıyılmış taze kişniş

* 2 küçük Çin lahanası

* 2 x 200 gr beyaz etli balık

Hazırlanışı: Çin lahanası ve balık dışındaki bütün malzemeleri bir kaseye alıp karıştırın. Isıya dayanıklı iki parça alüminyum folyo açın, sonra üzerine aynı boyutlarda yağlı kâğıt veya özel fırın kâğıdı serin. Bu kâğıtların ortalarına Çin lahanası yapraklarını yayın, en üste de balıkları koyun ve en sonunda da kâğıtların kenarlarını hafifçe kıvırın. Hazırladığınız sos karışımının yarısını bu iki "kâğıttan kâse"nin üzerinde gezdirin. Ardından kenarları daha da kıvırın ve 200 derece ısıttığınız fırında 12 dakika pişirin. Tabağa aldıktan sonra sosun kalan yarısını üzerlerinde gezdirin.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.