Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İsyanlarda…

A+A-

Bugün pazartesi…

Haftanın başı.

Dün pazardı.

O da haftanın sonu.

Bir yuvarlak düşünün.

Bir ucunda pazartesi, diğer ucunda Pazar...

Hangisi başı desek?

Yok bunun başı, sonu.

Ama neticede insan düzgünlük ister.

Disiplin.

Ve bir sıra takibi...

İş günleri der, çalışır.

Çalışma günlerini saatlere böler.

Belli bir saat başlar, belli ara verir, sonra paydos.

Git evinde mi geçirirsin, deni z kenarında mı karar ver.

Bütün hafta kafanda kurarsın o günü.

Yapılacakların dışına çıkmak istersin.

Planlamalar yaparsın.

Kiminle nereye gidip ne yapmalı?

Balık rakı mı daha iyi, düz ovalardan tepelere çıkmak, inmek mi?

Bir işsiz gibi takılmak gelir içinizden.

Sorumluluk almadan dolaşmak...

İlk karşınıza çıkana laf atmak…

Ve bir karıncayı yuvasında incelemek…

Bir kuş mesela...

Havadadır ama neye göre havadadır?

Çıkışları, inişleri neye göre ayarlanır, merak etmişimdir.

Yavrusunu beslemeye koşarken ardında bıraktığı eşi ile nasıl irtibat sağlar düşüncesi.

Doğanın bir şekilde düzenli gitmesi ile insanın zamanlarını düzenlemesi ilişkili midir?

Tuhaflık burada zaten…

İlkokul mektebindeki çocuk...

Ne gereği var sabahın köründe yataktan kaldırılmasına?

Neye yetişecek, ne için bu çaba?

Bırakalım yatsın.

Keyfi geldiğinde okula gitsin.

Olmaz ama.

Diğer öğretmenler sabah erken gidiyorlarsa, ilkokuldakiler de sabah gitmeli.

Sahi ortadakiler de lisedekiler de neden erkenden başlarlar?

Düzen işte.

Bir düzen tutturmuşlar, gidiyorlar.

Mum sanki.

Mum da olsa neticede yandı mı biter.

Bitmeli de.

Öyleyse bitecek bir ömre ne bu eziyet?

Bugün pazartesi…

İş günlerinin birinci günü…

Yuvarlak düşünsek pek de birinci olamaz ama insan bu.

Öyle dilemiş, öyle yapmış.

Ve bu gün ilk gün olduğundan herkeste bir telaş vardır.

Koşacak, işe yetişecek.

Bir gün önceden attığı stresini yeniden depolayacak.

Ve bu depolama işini, girdiği trafikte biriktirmeye başlayacak.

Sahi bu küçük ve nüfusu az ülkede bilhassa Girne’de neden trafik var düşündünüz mü?

Ben düşündüm.

En evvela yüksek katlı binaların varlığı…

Yeşile yapılan hakaret…

İnsanların gereğinden fazla buraya gelip yerleşmesi…

Bir de beyaz kimlik, bilmem ne kimlik diyerek ha bire sayıyı artırma çabaları.

Yazıyorum…

Büyük harflerle ve siz de sesli okuyun…

Lütfen…

YETEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEER.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.