Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İTAAT EDENLER…

A+A-

“En güzel gözlü” diyorlar onun için.

Uysaldır.

İtaatkârdır.

Söz dinler.

Önüne ne koysan onu yer, “ııh” demez hiçbir zaman…

Adına şarkılar yapıldı.

“Arkadaşım eşek” dediler onun için.

Yörelere göre tipleri değişir…

Kulak boyları, ense kalınlıkları ve en mühimi cüsseleri farklıdır.

Bazen bir at kadardır, bazen cebine koy götür kadar.

En meşhurları bizdekilerdir…

Hatta adamızın tek yerlisidirler…

Olumsuzluklara bakarak yerini terk etmeyenlerdir.

Kıbrıs Eşeği derler onlara…

Ayrı bölgeleri var.

Sahipleri olmayan özgür eşeklerdir…

Belki de cumhuriyetlerini bile ilan etmişlerdir, kim bilir…

Midilli Eşeği de vardır bilinenlerden.

Kısadır onlar.

Diğerleri ise sıradandırlar...

Petrol çıkmadan önce yani havamız kirlenmeden, yük taşıttırırdık onlara.

Su çıkarttırırdık kuyulardan.

Bahçeleri sulardık onlarla.

İyi bakardık birbirimize.

Severdik…

Geçen gün Seferihisar’da dolanırken yolun kenarında bir karaltı fark ettim.

Karaltının tepesinde güneş vardı…

Zaman ise güneşin en hırçın olduğu zamandı.

Yakıcıydı ışınlar.

Karaltı hareketsiz duruyordu.

“İlginç” dedim, birkaç fotoğraf çekmek için yürüdüm yanına.

Boynunda ipi, sırtında semeri yoktu.

Sahibi de yoktu.

Eşek tek başınaydı, özgürdü.

Biraz daha yaklaştım…

Kaçmaya çalışmadı, korkmadı da…

Sadece başını çevirip baktı.

Sağ ön ayağı kırıktı ve o kırık ayakla seke seke, santim santim yürüyüp, ot yemeye çalıştı.

Yüzünü, o güzel gözlerini sinekler doldurmuştu.

Ben ona baktım, o bana baktı…

Dönüp bir daha baktı…

Bakışlarında acı vardı.

Ağrı çekiyordu hayvan.

Ama yardım et diyemedi.

Ağlamadı da.

Yardıma ihtiyacı olan bu hayvan için ne yapabilirdim?

Kedi olsa kolay, köpek, tavuk sorun değildi…

Kaparsın kucağına, götürürsün veterinere…

Bilemedin eve götürüp beslersin…

Fakat bu eşekti.

En güzel gözlü derler ona.

Adına şarkı bile yapıldı.

Fakat eşek ağır…

Belediyeyi aradım, hayvan haklarına telefon açtım…

-İlgileniriz, dediler…

Birkaç saat sonra gidip baktım, uzaktan eşeği göremedim, “almışlardır” diye sevindim.

Yaklaştım, eşek oradaydı…

Yerde yatıyordu.

“Ölmüştür” dedim üzüldüm.

Yanına gittim, başını zorla kaldırıp baktı, yine yattı.

Ölecekti.

Tekrar aradım belediyeyi, telefona çıkan olmadı.

Ertesi gün erkenden eşeğin olduğu yere bir daha gittim.

Yoktu.

Dönerken, “İşin bitti mi böyle atılırsın” dedim…

Hiç yorum yapmadan itaat edenler geldi aklıma…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.