1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. İtalyanlar kadar olabilir miyiz?
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İtalyanlar kadar olabilir miyiz?

A+A-

Rakam çok büyük;

Tam 30 milyar Euro…

Berlusconi’yi mahalleye gönderen İtalyan halkı, yerine ekonomist Mario Monti’yi getirdi, ülke ekonomisini kurtarsın diye…

Belki gereğinden fazla çabuk verdim ama bize göre İtalya bu krizden bir kaz sene içinden sıyrılıp çıkar.

Yeni başbakanın ilk icraatı, 30 Milyar Euro’luk kemer sıkma paketini açıklamak oldu.

Kim bilir belki bu rakama tüm Kıbrıs adası bile satın alınır.

Monti’nin ikinci icraatı ise, 17 milyon Euro’luk maaşını devlet hibe etmesi oldu.

Ardından diğer üst düzey yetkililerinin maaşlarından feragat etmesi bekleniyor.

Belki de dünyada bir ilk oluyor ve başbakan maaşını bağışladı diye, ülkenin Çalışma Bakanı Fornero paketi açıklarken başbakanın bu duyarlılığı nedeniyle kameraların önünde ağlıyor.

İtalyan gazetelerinin ortak manşeti de şu;

“İtalya’yı ağlatan reçete”

Sonra sendikalardan açıklamalar gelmeye başlıyor;

“Hükümet ağladı biz daha fazla ağlayacağız”

Şaka yapmıyorum, çünkü bu kadar duyarlılığı duyunda neredeyse ben de ağlayacaktım.

Burada asıl üstünde durulması gereken bazı noktalar var;

Toplumun geneli bu paketi AB istediği diye değil, ülkeyi ayağa kaldırmak ve gelecek kuşak için uygulayacaklarını ağız birliği etmişcesine haykırıyorlar.

Büyük ihtimalle burada birilerinin kulağı çınlayacaktır.

Şimdi bize bakalım;

Toplumun geneli yıllar öncesinde mücadele yıllarında parasızdı ama mutluydu…

Çünkü büyük bir azınlık eşit şartlarda yaşıyordu.

Komşuda o gün tencere kaynamamışsa, kimsenin kursağından çorba bile gitmiyordu.

Kuru ekmek bile olmayanla paylaşılır, hele de ayda yılda bir evde fırın kebabı pişti mi kokusu var diye bütün mahalleye dağıtılırdı.

Sonra özgürlük geldi, ganimet deli etti!

Bir gecede zenginler türedi bu ülkede…

Ne olduysa ondan sonra oldu işte!

Siyaset ülke menfaati için yapılırken, menfaatler ön plana geçti, önce Rumun malı mülkü sonra toprağı yağmalandı.

Şimdi Rumun ne kadar malını, kim ne kadar fazla arlı tartışması yaşanıyor.

İşte, İtalya şimdi biraz da AB’ye sitem ederek yeni bir tarih sayfası açtı kendine…

Adam üstüne basa basa diyor ki, biz bunu AB istedi diye değil, ülke geleceği ve gençleri için yapıyoruz.

Bizimle bir benzerlik var değil mi burada?

Biz ganimet zengini olduktan sonra, sırtımızı Türkiye’ye dayayıp, sonsuza kadar cevizcinin çuvalından geçineceğimizi sandık, ama yanıldık.

Kendi paketimizi değil, başkalarının paketlerini uygulamaya zorlanır olduk.

İşte alın size İtalya örneği;

Bu ülkenin önde gelenleri buna Cumhurbaşkanı ve Başbakan da dahil, devletten aldıkları maaşları en azından iki sene devlete bağışlamaya yanaşır mı?

Bakanlar, milletvekilleri, üst düzey bürokratlar, 13. Maaşla birlikte bir eve bu ay sonu 50 bin TL girecek olan aileler bu kadirşinaslığı gösterir mi dersiniz?

İtalya’ya ayağa kalkması için 30 milyar Euro lazımmış, bizde ise birkaç yüz milyon TL’cik!

İnancımız odur ki, paketi uygulamaya tepeden başlasınlar, gerisi kolay…

Devletin tepesindekiler yeter ki önce kendi ellerini taşın altına soksunlar, bu halk taşın altına kafasını koymaya hazırdır.

Hadi görelim bakalım!

İtalyanlar kadar olabilecek miyiz?

 

İşimiz gücümüz siyasi şov yapmak!

Şikayet bu kez adada yaşayan İngilizlerden geldi;

Lefkoşa Özel Eğitim ve İş Eğitimi Merkezi’ne bir grup İngiliz vatandaşı 3000 Euro bağışlamış ve mutfak atölyesi yapılmış..

Yapılmasın yapılmış ama bir türlü açılışı gerçekleşmemiş!

İngilizler devamlı arayıp soruyorlar niye açılmıyor diye...

Açılmadığı için çocuklar da kullanmaya başlayamıyor..

Meğerse Eğitim Bakanı Dürüst bekletiyormuş, Başbakana açtırmak için!

Bundan sonra yorum sizin artık…

Keşke Başbakan yerine yardımı yapan İngilizlere açılısı yaptırsaydı!

 

Acil servisler, ‘acil’ olmaktan çıktı!

Bir okurumuz uyardı;

Özellikle Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin acil servisinin acil olmaktan çıktığını, poliklinik olduğunu söyledi, biraz da sitem ederek

Karnı ağrıyanın, başı ağrıyanın, dişi ağrıyanın aspirin yazdırmak için acil servise akın ettiğini, işi gerçekten acil olanın ise bu yoğunluk nedeniyle yeterli hizmet alamadığını, çalışanların da yoğunluk nedeniyle verimli olamadıklarını gözlemlemiş.

Bakalım birilerinin dikkatini çekebilecek miyiz?

gunun-foto_raf_.20111207005427.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Ersan SANER, sizin için de tehlike çanları çalmaya başladı. Bileti kesilen bakanlar arasında sizin de adınızı gördüm. Oysa ne güzel KTHY çadırının ipini keserken gülümsüyordunuz.

Sayın İlkay KAMİL, bakanlara danışman olan bazı gazetecilere fena halde taktığınız ve ilgili bakanları da topa tuttuğunuz söyleniyor. Önceki günkü grup toplantısında bayramlık ağzınızla konuştuğunuz söyleniyor.

Sayın Bengü ŞONYA, sizin için de yürek hoplatacak haberler gelmeye başladı. Parti içinde bir grubun genel sekreteri değiştirmek için perde gerisinde operasyon başlatıldığı iddia ediliyor.

Sayın Şerife ÜNVERDİ, Serdaroğlu’nun sizi hüngür hüngür ağlattığını  grup toplantısında dile getirip şikayetinizi dile getirmişsiniz. Bu arada kendisinden ikinci kez fırça yediğiniz söyleniyor. Bu arada acilen bakanlık müdürü atamanız gerekiyor. Kavga büyümek üzere.

Sayın Ali Çetin AMCAOĞLU, taman anladık bakan oldunuz ve elbette ki bütün dünyayı gezeceksiniz ama Antartika nereden çıktı onu anlayamadık. Coğrafya kitaplarını bir gözdengeçirmenizi salık veririz.

Sayın Ünsal ECESOY, hükümetten bu kadar şikayetçisiniz peki yapılan transferlerdeki perde gerisinde kalan karanlık işleri açıklamayı düşünüyor musunuz? Kimin için ne kadar para verildi, buna kimler aracı oldu, cevap bekleyen bir çok soru var.

Sayın Hasan ERÇAKICA, elektrik eylemi için çok büyük çaba sarf ettiniz ama ne yazık ki beklenen ilgiyi görmedi. Böyle giderse danışmanlık görevi yakında elinizden gider. Biraz daha yaratıcı olmanız gerekiyor.

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, Pazar günkü sayımda en büyük eleştiri bu işi vatandaş olmayanlara yaptırmanız oldu. Bu arada bizim aldığımız ilk duyumlara göre nüfusumuzun 320 bin çıkacağı tahmin ediliyormuş, doğru mu?

Sayın Özdemir GÜL, hadi artık fazla uzatmayın da gözünüzü kapayıp şu partiyi kurun gitsin. Vatandaşın kafası hayli karışıkken bundan daha iyi bir zamanlama olamaz.

Sayın Zerrin ÜSTEL, muhterem validenizin vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhumeye Tanrı’dan rahmet size ve aileye sabır ve başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler versin.

Sayın Hasan HASTÜRER, 60 yaşına adım attınız ama maşallah en az 10 yaş daha genç gösteriyorsunuz. Şu torunların sayısını artık, teşvik verip arttırsanız diyoruz.  Torun bayına bir daire fikrine ne dersiniz?

Sayın İrfan BATU, bakıyoruz da elinizi çabuk tutmuşsunuz ve bebek için geri sayıma başlamışsınız bile. Sizin bakan balayı konusunda biraz cimri davrandı ama belki bu kez insafa gelir ve yüzünüzü güldürür.

Sayın Mutlu ESENDEMİR, çok yakında Star Kıbrıs’ta aktif yöneticilik görevi üstleneceğinizi öğrendik. Size de yakışır doğrusu. Şimdiden hayırlı ve uğurlu olsun.

Sayın Alihan PEHLİVAN, şu meşhur evin borcunu ödememek için bir değil birkaç işte birden çalışmanız şart gözüküyor. Bazı arkadaşlarınız hala onları mangala çağırmadığınızdan şikayetçi oluyorlar bilesiniz.

Sayın Gökhan ALTINER, bu sıralar çok dikkat etmeniz gereken bir süreçten geçiyorsunuz. Bazı vekiller iyice diş biliyorlar, aman hem size hem de bakana bir zarar gelmesin.

Sayın Hüseyin MANİOĞLU, sabah yürüyüşlerinin hiç aksamadan devam ettiğini ve bu yürüyüşlerde hükümet kurup yıktığınızı söylüyorlar. Ancak muhalefeti biraz fazla kaçırınca yürüyüşe katılan bazılarının mekan değiştirdiği söyleniyor.

Sayın Mustafa TÜMKAN, ayran içtik ayrı mı düştük bu sıralar? Tamam bahçe işleri sizi fena sardı ama, dostları da ihmal etmemek lazım değil mi?

Sayın Sertaç ÖZİNAL, Türkiye’de iş kuran Kıbrıslı Türk işadamlarını bir çatı altında topladığınız için tebrik mesajlarınız geliyor. Bu arada derneğiniz Ankaralı bazı bürokratların da ilgisini çekmiş, yakında davet edilebilirsiniz.

Sayın Mert BÖLÜKBAŞI, dört gözle Kıt-Sab genel kurulunu beklediğinizi duyduk. Sizin gibi proaktif  birisi nasıl olur da bu sektörde boş bırakılır anlamış değiliz doğrusu.  

 

Günün Fıkrası : Elektrik

Temel ile Dursun dertleşiyormuş. 

- Offfff Of.
- Hanımdan hiç Elektruk Alamiyrum be Dursun .
- Uyyy evlendiyundan beri mi alamiysun, yoksa yaşlandın mu.
- Evlendiyumdan beridur.
- Eeeee nasıl dayandın bu vakte kadar Temelum.
- Ula uşağum kaçak elektrik kullanayirum daaa.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.