1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. İYİSİ Mİ KURDELEYİ ÇEKMEK…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

İYİSİ Mİ KURDELEYİ ÇEKMEK…

A+A-

Adam biraz geriye çekildi…

Olmadı…

Biraz daha çekildi, “Aa”…

Diyaframı açtı…

Yine olmadı…

Biraz daha gitti, yol bitti…

Duvara yaslandı...

İçinden, “Photoshop’ta birleştiririm” dedi; birkaç kare çekti, kaçtı.

Fotoğraf çektirirken hep başımıza gelir.

Tam çekecekken topluluk arasına tak birisi daha girer…

Grup kalabalıklaşır, kadraj yetersiz kalır.

Yeniden ayarlarken birisi daha girer.

O kadar uzaktan çekilecek fotoğrafta zaten ne yüzler belli olur ne mimikler…

Çekmemek daha iyi…

Veya kalabalığı çekmektense binayı çekmek, altına da orada bulunanların isimlerini yazmak mantıklı.

Fakat…

O kadar çok kişi vardı ki, fotoğrafın altına yazıyla bile sığdıramazsın isimlerini.

Öyleydi geçen günkü olay.

Şaşırdım kaldım bu işe.

Bir TC bankasının bir mahallede şubesi açılacaktı…

Katılanları saydım, bitiremedim.

“Bak” dedim Kıbrıs’la ilgisi olmayan birisine…

“Yabancı bir bankanın şubesi açıldı, açılışa katılan “yetkililerimiz.”

Bir habere, bir bana baktı…

Ağzını açtı…

Sonra kapadı.

Sonra yine ağzını açtı ve “Yok da” dedi…

“He ya” der gibi gülümsedim…

Devam etti, “herhalde yapacak başka işleri yoktur”.

Kıbrıs’ı bilmez oysa.

KKTC nedir, neyle beslenir, içinde kimler oturur, haberi yok.

Kaçta kaçı yerli, kaçta kaçı kaçak…

Yerlilerin yüzde kaç sözü geçer.

İradeleri var mıdır, yok mudur…

Kimler tarafından finanse edilirler.

Biat nedir.

Emre itaat nasıl uygulanır.

Yetkililer hangi kriterlere göre yetkilendirilirler…

Ne yerler ne içerler…

Neyle geçinirler.

İlgisi yok orayla.

Hatta KKTC’nin hangi ülkenin topraklarına el konularak ilan edildiğinden bile bihaber.

O muhtemelen kendi ülkesini düşünerek o yorumu yapmıştır.

Şöyle düşünmüştür olabilir: ” TC Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakan, ABD Büyükelçisi, Maliye Bakanı, Ankara Belediyesi Başkanı, bazı milletvekilleri, iş adamları, bürokratlar, Orta Doğu Üniversitesi Rektörü ve bilmem hangi mahallede yabancı bir ülke bankasının açılacak şubesinin genel müdürü ile bölge halkı açılışa katıldı…”

Olamazdı, olmamalıydı…

Bu olsa olsa onuru yok edilmiş, kendine güvenleri sıfırlanmış toplulukların yapacakları bir iştir veya şakadır…

-Yapacak başka işleri yoktur herhalde demesi ve gitmesi muhtemelen bu düşüncesindendi.

Tam fotoğrafı çekecektim baktım birisi daha koşarak geliyor…

Elinde makas var.

Kurdeleyi o da kesecek.

Aşağı mahallenin muhtarıymış…

Nasılsa bunların bitecekleri yok, benim de yapacak işlerim çok…

Kurdeleyi çektim, gittim.

Artık yeterse isimlerini kurdelenin altına yazarım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.