Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kaçak…

A+A-

Oteli kurşun yağmuruna tutan iki silah ele geçti.

Silahlar dolapta saklanıyorlardı.

Oraya nasıl gitmişlerdi bilinmiyor.

Yanlarında iki adet şarjör, çok sayıda mermi tespit edildi.

Silahlar ve mermiler emare olarak alındılar.

Şimdi gözaltındalar.

Neyi bekliyorlar, ne olacaklar, onu kimse bilmiyor.

Kimisi geldikleri yere gönderilmeli, der.

Kimisi askere verilmeli.

Bir tanesi poliste olsa olmaz mı diye fikir yürütür.

Yetkililer açıkladılar…

Silahlar KTBK ve GKK envanterine ait değil.

Silahların bulunduğu ev kiralık...

Kiracılar gözaltında…

Birkaç kişi gözetim altında…

Tetikçiler henüz bulunmadı…

Şimdi buna hangi yazıyı yazmalı?

Günümüzdeki haliyle mi yoksa geçmişe mi gitmeli?

Nasıl bir ülkede yaşıyoruz?

Bir ara Hürriyet gazetesinde okumuştum.

1974 öncesiydi.

“Kıbrıs barut adası” diyordu.

Say say bitirememişlerdi silahları.

Yunanistan’ın alayı, alayının silahları, cephaneleri...

Türkiye’nin alayı, alayının silahları cephaneleri…

İngiliz üsleri…

Uçakları, tankları, her türlü savaş malzemeleri.

Tonlarca mermileri, patlayıcıları…

Hepsi bu sıcakta duruyor.

Bir kıvılcımla…

Düşünemiyorum Ada ne olur.

Hürriyet’in o yazısından sonra silahlar patladı.

Bir yerde silah varsa ille patlatılmalı zaten.

Ruhsatlı da olsa silah alımına karşıyım bu yüzden.

Yıllarca çekmecesinde tabanca bulunduran bir kişi, o silahın işe yaraması için dua eder.

Dua eder ki “boşuna aldın” demesinler.

Bir tanıdığımın başına gelmişti.

İş yerine gelen iki genç kavga çıkartacaklardı.

Belki döveceklerdi.

Tanıdığım ruhsatlı tabancasını çekti, ateşledi.

Yılları boşuna gitti hapishanede.

Silah böyledir işte.

Oldu mu ya patlamalı ya patlayacak gibi tetikte durulmalı.

Savaş öncesini hatırlayın.

Her evde silah vardı.

Kimisinde tabanca, kimisinde piyade tüfeği…

Kimisinde bren, kimisinde süngü ve el bombaları…

Dolaplarda bulundurulan silahlar ve diğer öldürme araçlarının sahibi dolap sahibi değildi.

Silahları kimse gidip çarşıdan parayla almamıştı.

Silahlar kaçak yoldan adaya getiriliyordu.

Kaçak yoldan merkeze iletiliyordu.

Kaçak yollardan köylere dağıtılıyordu.

Silahlar kaçak yoldan dolaplara giriyordu.

Ve silahlar dolaplardan eğitim zamanı, nöbet zamanı bir de savaşta çıkardı.

Savaş dediğimiz de zaten kaçaktı.

Bölünmemesi gereken ülkeyi bölmek için silahları hep kullandılar.

Oteli kurşunlayan silahlar dolapta bulundu.

Gözetim altına alındılar.

Silahlar kaçak…

Bu saatten sonra ne bekliyorduk ya…

Yasal mı olmalıydı?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.