1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Kaçışımız yoktur...
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kaçışımız yoktur...

A+A-

Daha hızlı gitmek, bir yerlere erken varmak için düşündüler.

Kimin düşündüğü çok da önemli değil zaten.

Tarlaların ortasından geçen, dağları delen, vadileri dolduran otoyollar yaptılar.

Ne karşıdan gelen araçlar kesebilecekti yolu, ne de başka yöne sapanlar.

Mantıklıydı bu düşünce tarzı.

İnsanlık adına çağ açmaktı.

Daha hızlı ulaşmaktı ranta.

Ve daha hızlı çevreyi kirletmekti.

Bir bölgeye otoyol yapılmışsa bilin çok yakın zamanda orası da şehirleşecektir.

Örnekleri hemen dibimizde…

Ne acıdır ki iyi diye lanse edilen çok şey aslında kötüye gidişin başlangıcıdır.

Ortaokuldaydık daha.

Pastörize sütlerden açılmıştı konu.

Hocamız bunun çok iyi bir buluş olduğunu anlatıyordu.

 Ürünlerin atılmayacağını, daha çok üretim olabileceğini falan anlatıyordu.

Sevmiştik pastörize sütleri.

Oysa o günlerde yardım diye gönderilen toz sütler vardı.

Bize göre ha toz süt, ha pastörize, ha taze…

Hepsi de süttü nasılsa.

Havaba koca kazana toz sütleri döker, kaynatır, biz de sıraya girip alırdık…

Bardak bardak içerdik.

Çok sürmemişti o durum.

Bir müddet sonra okullar bitti, bizler büyüdük…

Zaten süt gönderenler de göndermemeye başlamışlardı.

Derken konserveler doluşmaya başladı raflara.

Çiçek çiçek resimleri, renk renk albenileriyle.

Ve derin dondurucular.

Hatırlarım babamın balıkçılık yaptığı günleri.

Buz kalıplarını alıp getirirdi buzhanelerden.

Atardı balık kasalarının üstüne.

Ki bozulmasın ürün.

Akşama kadar sağlıklı kalabilsin.

Balık baştan kokuyordu o zaman da şimdiki gibi.

Ve başları soğutulmalıydı gövdeleriyle beraber.

Sonraları.

Neden girdim bu konserveli, pastörizeli, çabuk ulaşımlı rant getirici otoyollara derseniz.

Sabah otoyoldan hızla ilerlerken, yolun tam orta yerindeki demirlerin dibinde anlamsızca yürüyen bir köpek gördüm.

Ne işi vardı bu tarafta?

Neden geçmeye çalışıyordu?

Ve nasıl ortaya gelebilmişti?

İmkânım olsa durup onu karşıya geçirmeye çalışacaktım.

İmkânsızdı.

Geçtim, geldim…

Ama hayvanın bakışları, tedirginliği gözümün önden gitmedi.

Farkında değilsiniz.

Hepimiz de o çaresiz bakışların altında yatan korkuyla yaşıyoruz.

Çünkü etrafımız çevrilmiştir.

Haberiniz yok.

Her an aldığınız bir dondurulmuşun sizin hücrelerinize etkisi, ileride çıkacak bir kötü etki yapabilir.

 Her zaman içtiğiniz kola, hücrelerinizde değişime sebep olabilir.

Kurulmuş bu düzenle de bundan kaçışımız yoktur.

Tıpkı otoyolda sıkışan o canlı gibiyiz.

Kaçışımız yoktur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.