1. YAZARLAR

  2. İsmail Bozkurt

  3. Kaddafi'nin ölümü
İsmail Bozkurt

İsmail Bozkurt

Vatan Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kaddafi'nin ölümü

A+A-

Bu sütunda zaman zaman Kaddafi’den söz ettim.

Arada, iki kez onunla nasıl aynı mekânda bulunduğumu da anlattım.

Bu bağlamda, 1981’deki Libya’ya yaptığım gezide “Kaddafi’nin, eksantrikliğine ve çılgınlığına karşın, Libya’da sevildiği ve petrolden aldığını halkına aktardığı izlenimi” edindiğimi de yazdım.

Libya’ya yansıyan Arap baharına karşı şiddet kullanmaya başlayınca da, yaşlanmasına karşın eksantrikliği,  çılgınlığı ve ruh hastalığının sürdüğünü, üstelik gaddar ve zalim olduğunu yazmış; “her halde Libya Halkı da, Tunus ve Mısır halkları gibi bu zalim çılgını baş aşağı edebilecektir” demiştim.

Gaddar Ve Zalim Bir Diktatör Olsa Bile…

Amma ve lâkin, Kaddafi’nin öldürülüş biçimi beni çok fazla rahatsız etti.

Midem bulandı.

İnsanlığımdan utandım.

Bu çağda, düşman bile olsa yaralı olarak ele geçirilen bir kişiyi işkence ile öldürmeyi, onu canlı ya da cansız sokaklarda sürüklemeyi ve belki de daha bilmediğimiz başka insanlık dışı muamelelere tabi tutmayı anlamak; bunun karşısında sessiz kalmak ve hele hele bunu  onaylamak asla mümkün değildir.

O kişi, gaddar ve zalim bir diktatör olsa bile!

Hak hukuk, adalet, insan hakları, falan filan söz konusu olduğunda “harmanlara sığmazken” insanların tepelerine bomba yağdırmayı “marifet” sayanların,”  yani NATO, AB, Fransa, ABD ve benzerlerinin; bu insanlık dışı vahşi “linç” olayı karşısında yaptıkları “kıvırma” manevralarını ibretle izliyoruz.

Aslında onları çok iyi anlıyoruz da, yine de bunu bir yerlere oturtmakta zorluk çekiyoruz.

Libya’nın Geleceği Kimlerin Elinde?

Tabii işin değişik bir yönü de var:

Libya’da ilk olaylar 15 Şubat 2011’de başladı. 

5 Mart’ta Bingazi’de Ulusal Geçiş Konseyi kuruldu.

Bu konsey, kısa zamanda dünya tarafından Libya’nın tek temsilcisi olarak kabul edildi.

Ve Konsey’in kurulmasının üzerinden 7 ay geçti.

Bu 7 ay içinde, ona bağlı silahlı güçlerin zapt-ı rapt altına alınmaları gerekmez miydi?

Oysa öyle görülüyor ki, başıboşluk söz konusudur.

Yok eğer bu işi rapt-ı rapt altına alınanlar yapmışsa, o zaman rezaletin daniskası söz konusudur.

Son Olarak

Libya Ulusal Geçiş Konseyi’nin Yürütme Kurulu Başkanı olan Mahmud Cibril, 1911’de Libya’yı işgal eden İtalyanlara karşı 1931’e kadar savaşan Ömer Muhtar gibi bir Libyalı yurtsever ve verilmiş bir mücadele varken,  İtalyan işgalini göklere çıkarmasına şaşırmıştım.

Koşut olarak, Kaddafi’nin öldürülüş biçiminin, iplerin Libya Ulusal Geçiş Konseyi’nin ve onun Başkanı’nın elinde olmadığının kanıtı olduğunu düşünüyorum.

Ve korkarım ki Libya Halkı daha çok çekecektir.

NOT:

Geçen yıl yaptığım Doğu Anadolu gezisi ile ilgili izlenimlerimi bu sütunlarda dile getirmiştim. Bu bakımdan, doğa harikası o yerlerin yaşadığı deprem felâketini derinden hissettim.

Türk ulusuna geçmiş olsun! Ölenlerin ruhu şad olsun!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.