Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kadınlar

A+A-

Tüm insanların mutlak eşitliğine ve dolayısıyla cinsiyet ayrımı yapmaksızın; “kadın – erkek” eşitliğine de inanan biriyim… Ama nerede eşitlik? Profesyonel yaşamda, ev işlerinde, analıkta, babalıkta…

Ama “mutlak anlamda eşitlik” bana göre mümkün değildir… Kızmayın sevgili kadınlar ama ayakta çiş yapamazsınız… Şaka canım şaka… Hemen kızmayın… “Seksist domuz” demeyin…

Mesela futbolda, basketbolda, atletizmde ne bileyim boksta; kısacası sporda “eşitliği” savunanlara gülerim.

Güzellikte, cinsel çekicilikte de eşitliği savunamayız… Nasıl eşit olunabilir ki! Yani “heteroseksüel bir erkek veya kadın” için; kendi cinsi daha çekici olamaz ki!

Kadın erkek – eşitliğinde siyasette kota gibi şeyler de gıcığıma dokunur.

Bu konularda farklı düşünenlere de karışmam. Kavgaya – tartışmaya, birbirimizi ikna etmeye çalışmaya hiç gerek yok…

“Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır” lafı mutlak anlamda yalandır… Bekar erkekler başarısız mı? Eşcinsel erkekler sıfırlandı mı? Yoksa onların da arkalarında anneleri ya da neneleri mi var? Hatta bazen kadın ya da erkek; eşlerin birbirilerinin kariyer anlamında ilerlemelerini engelledikleri de ayrı bir gerçek değil midir?

Kuran-ı Kerim İslam’ın kutsalıdır… Saygısızlık edilmemesi gerekir…

Nisa Suresi’nde “tövbeler olsun” ama Allah’ın emriyse eğer; o emre; Peygamberin kalemiyse, o düşünceye katılmam… Ne diyor Nisa Suresi?

“… (34) Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah çok yücedir, çok büyüktür.”

Yorumlayalım mı bunu?

Eğer “hafif dayaktan sonra yola gelmişlerse, başka yol aramayın” diyor bu sure… Peki ya hafif dayaktan sonra yola gelinmezse ne olacak?

Bu soruyu, “kocama evlenmesi için kadın beğendim” diyen Türkiyeli bir yazar bacıma keşke sorabilseydim.

Evet; kadın erkek eşittir…

Kadının da güvenilmezi vardır, erkeğin de… Aldatanı da…

Kadın da şiddet uygular erkek de…

Elbette eşittirler. Ama bazen, biri daha fazla eşit olur; ötekini ezer. Çoğunlukla ezenlerin erkekler olduğunu söyleyenleri dinlemem…

Ve bence bu eşitliğin günü olmamalıdır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nden nefret ederim; Anneler gününden daha da gıcık kaparım. Günlerin tümü annelerin olmalıdır… Daha büyük sevgi olur mu? Sadece bir gün mü?

“Dünya Kadınlar Günü” ifadesi de “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” ifadesi de bana göre “dünya erkekler günü” olmadığı için ayrıca yanlıştır.

Ama en azından “Emekçi” dediklerimize; ufaktan ayrımcılık yaparım da emekçi olmayan mı kaldı artık dünyada o da ayrı bir mesele…

Ve son bir saptama…

Sanırım kadınla erkek arasındaki kavgadan söz edeceksek ve kimse kızmasın, fıkralardan yola çıkacaksak; tüm kavgaların sebebi de kadınlardır…(Lütfen kızmayın vallahi şaka yapıyorum)

Efsanevi New York Belediye Başkanı Rudy Giuliani , "Terörizm beni korkutmuyor çünkü iki yıldır evliyim” demişti…

Efsanevi yakışıklı George Clooney, “Yanıtlamadığım en büyük soru; ‘kadın ne ister?’ sorusudur” diye görüş belirtmişti…

Büyük basketbol ilahlarından Shaquille O’Neal, “evliliği korumanın iki yolu” der ve şunları ekler:

Bir: Eğer hatalı sizseniz, kabul edin.

İki: Haklı sizseniz, susun.

Bana göre sadece basketbolun değil sporun en büyük ismi Kobe Bryant ise muhteşem bir laf etmiştir; “karınızın doğum gününü hiç unutmamak istiyorsanız, sadece bir kez unutun”… 

Bir de fıkram vardı ama yer kalmadı… Gelen sene 8 Mart’ta anlatırım… Ya da çok merak edenler mesaj atsın, yazılı hediye ederim…

Sakın yanlış anlamayın… İnsanların çatır çatır ölümü seçtiği; bu sıkıntılı günlerde; olağanüstü hal hükümeti kurulmasının dahi gerekli olduğuna inandığım bir dönemde, neşelenelim istedim. Neşelenirken de en çok sevdiğim “yaratıklar”ı biraz dürtmek geldi aklıma…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.