1. YAZARLAR

  2. İpek Halim

  3. “Kalamam hayatın köşesinde...”
İpek Halim

İpek Halim

Star Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

“Kalamam hayatın köşesinde...”

A+A-

Anneler günü geliyor, annene ne aldın?
Bu aralar maddi durumumuz da iyi değil,
geçen sene tencere seti almıştım, acaba annemin neye ihtiyacı var?
Biz kız kardeşimle mutfak robotu alacağız …
gibi konuşmalara yaklaşık bir haftadır kulak misafiri oluyorum.

Televizyon ve gazetelerde de anneler gününe yönelik reklamlar yer almaya başladı.
Mutfak robotu, kahve makinesi, elektrikli süpürge, ekmek makinesi, tek taş pırlanta, perde, cep telefonu, mobilya gibi ürünler anneler gününe en uygun hediyeler olarak sunuluyor.

Hediye vermek sevgimizi söylemenin bir biçimi olabilir ama unutmayalım ki sadece bir biçimidir. Tıpkı diğer özel günler gibi anneler günü de pazara dönüştükçe sevgiyi anlatmakta tek bir dile indirgeniyor; tüketime! Çarşıya çıkıp hediye almaya.
Ne yazık ki artık sevgiyi göstermenin diğer yollarını aramaz ve hatta düşünemez hale geldik.

Annelere verilen hediyelerin neyi temsil ettiği, nasıl bir düşünce yapısını desteklediği ise bambaşka bir konu. Anneler gününde elektrikli süpürge, fırın ve kap kacak hediye ederek kadınların yerinin mutfak, doğal görevlerinin de ev işleri olduğunu vurgular gibiyiz.
Bir başka deyişle annemizi, anneler gününde geleneksel kadın rollerine bir kez daha hapsediyoruz. Ütü, halı, koltuk takımı, tava, tencere elbette hediye edilebilir.
Ancak seçimlerimizin neyi desteklediğine dikkat etmek gerekir.
Fırın, elektirikli süpürge, halı veya ütü annemize özel bir hediye olmamakla beraber, annelerin
farklı alanlara, mekanlara, yaşam biçimlerine yönelmelerini, bir başka değişle hayatlarının zenginleşmesini engelleyen, geleneksel/kısıtlı kadın rollerini güçlendiriyor.

“Anneme masaüstü bilgisayar alıp, Internet kursuna yazdırdım”. “Üzerinde ikimizin – annemle benim – resimlerimizin olduğu t-shirtler yaptırdım”. “Annemle bana ait, sırf ikimizin fotoğraflarından oluşan özel bir albüm hazırladım”. “Annemin en sevdiği renkten ona bir çanta aldım”. “Anneme özel bir gece hazırladım; tüm sevdiği şarkıları çalıp en sevdiği yemekleri pişireceğim”, “ dil kursuna yazdırdım” “beraber dans öğreneceğiz” “evin değişik yerlerine onun için minik minik kağıtlara notlar yazıp sakladım”, “kitaplar aldım”, “hafta sonu annemle tiyatroya gideceğiz”, “onun adına bir blog açtım” …diyen arkadaşlarımı tebrik ettim. Anneler gününde emeği ve yaratıcılığı biraraya getirip anlamlı/sıradışı/farklılık yaratabilecek hediyeler almışlar/hazırlamışlar/yaratmışlar.

Özellikle özel günlerde hediye seçmek kolay değildir ancak bir o kadar da zevkli ve insanın içini yaşama sevinci ile doldurabilen anlardır. Son söz de anneme; Sevgili anneciğim beni doğurduğun için, büyüttüğün için ama daha da önemlisi, hem yemek yapıp, hem de yemek yapmayı öğrettiğin için, hem kitap okuyup hem de bana kitaplar aldığın için, çalışan, gezen, evi kuran bir kadın olduğun için, tıpkı Nil Karaibrahimgil’in şarkısında söylediği gibi, “kalamam hayatın köşesinde o zaman neşesi neresinde” dercesine yaşamayı başardığın ve bana da örnek olduğun için çok teşekkür erdim. ANNELER, GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.