1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Kalavaç muhtarı Ömer Meraklı
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kalavaç muhtarı Ömer Meraklı

A+A-

“Bu memlekette en işe yarayan seçilmiş insan kimdir?” diye sorulsa, hiç tereddür etmeden “Kalavaç Muhtarı” derim… Geriye kalanlar hiç alınmasın…

Hikâyeyi çok yazdım ama tekrarlayacağım: Bir zamanlar, bizim parti beni görevli olarak Baf’a gönderdi… Güzelyurt Kadın Kolları ve milletvekili arkadaşım Ramadan Gilanlıoğulları ile birlikte! Az gittik, uz gittik; bir de baktık ki çiçek gibi bir yere gelmişiz! Yolda bir çember var! Çemberde de bir kocaman pankart, o gece köyde, Vivaldi Konseri varmış, geleni geçeni davet ediyorlar! “Neresi be burası?” Diyecek oldum… Lorega köyü imiş… Bir zamanlara burası o kadar “kuş uçmaz, kervan geçmez” bir yerdi ki, İngiliz polisinin gözünden kaçarak adaya girebilmek için Albay Grivas’ın karaya kaçak çıkmak üzere seçtiği yer, burasıydı… Ayıptır söylemesi, bir tek şeyi ile meşhurdu: Hıyarı… Lorega Hıyarı dendi miydi, kokusu yedi mahalleyi sarar, tür tür tüterdi mübarek! Başka birşeyi de yok!

Lorega’da, Vivaldi… Aklıma Çetin Altan’ın evlerden piyano sesleri gelen, tenis kortlu köyler hayali geldi… Bir huylandım ki sormayın…

Daveti görünce, başıma bir ağrı saplandı! Kıskançlıktan… “Bunlar mı çok akıllı, bize mi hiç akıl yok hey allah” diye, söylene söylene; gidip bir de AKEL’in ünlü gestaposu Katsuridis ile kavga ettim! Çok mağrur ve ukalâ olduğunu yüzüne karşı söyleyip, rahatladım… Baf ilçe yöneticisi olan bir “yoldaş” da beni kenara çekip, tebrik etti… Kendileri söyleyemiyormuş’ Oh! Lorega’da Vivaldi dinlersiniz ha! Ben de gelip, bozgunculuk ederim işte…

Bir iki sene, bu kıskançlık içimi kemirdi durdu…

Sonra birgün, sevgili dostum Ömer Muhtar, köylerinde kadın hakları ile ilgili bir toplantı düzenlediklerini, orda bir konuşma yapmayı kabul edip edemeyeceğimi sordu… Memnun olup, gittim! Gittim ki ne göreyim? Köy camiinin avlusunda, kızlardan ibaret bir orkestra… Kemanlar, viyolalar, viyolasenseller, flütler… Klâsik müzik çalıyorlar… Köylü de geçmiş karşılarına dinliyor… Zevkle!

Başımdaki ağrı geçti… Konuşmayı değiştirdim… Köylüye, “bu muhtarın değerini bilin” konulu bir konuşma ile hitap ettim… Muhtarın diğer yaptıklarını da görünce, kanaaatimde ne kadar haklı olduğumu anladım… O gün bugündür, Kalavaç ve muhtarı benim gözümde memleketin en değerli köyü ve yöneticisidir!

Dün gene Kalavaç’taydım… Bu defa artık yollar ziyaretçilerin arabalarını sığmaz olmuş! Kalavaç köyü yolunda trafik kilitlendi… Köyün yetiştirdiği değerli insanlarımızın yanında, hemen herkes ordaydı… Öyle kalabalıktı ki Ömer’i göremedim… Evine uğrayıp, selamımı bıraktım… Ziyarete gelen Avrupalılar ve folklorik oyun oynamaya gelen Kıbrıslırumlar ile meşgulmüş… Meydanda Hz. Ali, yukarı meydanda Hacı Bektaş*ı Veli posterleri dalgalanıyordu… Dede İbrahim’in evi de restore edilmiş ben gitmeyeli… Ellerin dert görmesin muhtar! Ben ne zaman olsa giderim… Rahatsız etmek istemedim… Meydanda eski dostlar ile oturdum, Yaşar Çınar ile kahve içtim… Yeni dostlarla tanıştım… Arif Salih Kırdağ ile siyaset konuştum… Teoman Oktay’a poz, Derviş Güryel’e ropörtaj verdim… Ada’ya Aral Moral’ın son kitabını aldım… İlk fırsatta tekrar uğramak üzere ayrıldım…

Ellerine sağlık Ömer Meraklı… Ellerinize sağlık Kalavaçlılar… Ne mutlu size… Kimlik lâfazanlıkla savunulmaz… İşte böyle lök gibi ortaya konur…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.