1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. “Kamu reformu adı altında ne yapılmak isteniyor?..” -2-
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

“Kamu reformu adı altında ne yapılmak isteniyor?..” -2-

A+A-

(Dünden devam)

Yazımın dünkü bölümünde “Kamu Görevlileri Yasası”nda yapılmak istenen değişikliklerin, reform niteliği taşıyamayacağını ve bu değişikliklerle kamu hizmetlerinin KİT’leştirileceğini, gündemdeki o yaşamsal yasa tasarısının değişiklik maddelerini teker teker ele alarak ve bunların taşıdığı sakıncalara vurgu yaparak anlatmaya çalışmıştım. Yapılmak istenen değişiklikler kamu hizmetlerimizi ileriye değil, geriye götürecek bir nitelik taşımakta.
  
Siyasetçilerin kamu hizmetleri üzerindeki otoritelerini artırma ve özellikle siyasi kamu görevlilerini bireysel bağlamda daha bir siyasi otorite altına almaya çalışma eğilimi, aslında bu ülkede her şeyden önce siyasal reformlar yapılması ihtiyacını bir kez daha derinden duyumsatıyor. Siyasal reform yalnız kamu hizmetlerimize değil, kronikleşen pek çok devletsel sorunumuza da çözüm getirecektir.
  
Siyasette reform nasıl yapılmalı?.. Özetle bunun üzerinde de durmalı:
  
Siyasetçinin en önemli kaygısı seçimdir, yani oydur. Oy alamazsa milletvekili olamaz, milletvekili olamazsa bakan da olamaz. Bakan olduğu müddetçe de öncelikle ister istemez gelecek seçimde alacağı oyu düşünecektir. Dolayısı ile siyasetçinin önceliği nasıl KİT’lerdeki verimlilik değilse, kamudaki önceliği de verimlilik olmayacaktır. Kamudaki bozukluğun esas edeni, siyasetin kamuya etkisidir. Şimdi bu etkinin daha bir artması durumunda neler olacağı bellidir. Siyasi kişiler partisel olarak ya da kişisel olarak kendine verilecek maddi desteği de düşünecektir. Bu durumda büyük işadamlarının, parti delegelerinin ve baskı gruplarının kamu üzerindeki etkileri artacaktır. Vergi Dairesi gibi, Tapu gibi, Gümrük gibi, Şehircilik gibi belli menfaat çevreleri üzerinde etkisi çok büyük olan dairelerde her türlü göreve bu gibi kişiler istedikleri şahısları, istedikleri mevkilere atatabilecek, beğenmedikleri kişileri ise başka dairelere sürdürebileceklerdir. Vatandaşa verilecek hizmette de daha adaletsiz, daha eşitsiz daha verimsiz uygulamalar olacaktır. Önümüzdeki yasa tasarısının yorumu ancak böyle yapılabilir.
  
Kamuda atılması gereken en önemli adım, benzeri işler yapan ve kimi zaman da bir birini tamamlayan on-on beş kişilik personel mevcuduna sahip dairelerin birleştirilmesidir. Üç yüz–beş yüz kişilik kadrosu olan daireler bir müdüre bağlıyken on-on beş kişilik dairelere de birer müdür tayini ve daha sonra bu kişilerin müşavir olması, devlete yüktür. Ayrıca mevcut sistemde bu dairelere atanabilecek az sayıda kişi olduğundan çoğu kez yetersiz kişileri müdürlüğe atama zorunluluğu doğmaktadır. Bu durum bütün bakanlıklarda söz konusudur. Ne ki, tasarıda bu yönde bir açılım görülmemektedir.
  
Ülkedeki bozuk düzenin değişmesi siyaset kurumunda reform yapılmasına bağlıdır. Kamu görevini dışarıya açtırıp devlette düzen ve devamlılığı bozma yerine milletvekillerinin bakan olması engellenmeli. Dışarıdan yüz binlerce kişi arasından bakan atanabilmesinin önü açılmalı. İlçe bakanlığına dönüşen ilçe milletvekilliği uygulaması kaldırılmalı. Tüm KKTC, milletvekili seçiminde tek bölge olmalıdır. Yasama ve yürütme tamamen ayrılmalı. Başbakan da, tıpkı cumhurbaşkanı gibi halkoyu ile seçilmeli. Milletvekili transferleri engellenmeli, Sayıştay ve yargı gibi kurumlara mali ve idari yönden tam bir özerlilik verilerek bu kurumların gerçek bağımsızlıkları sağlanmalı. Siyaset kurumundaki reform, kamu hizmetinin düzelmesine çok büyük katkı sağlayacaktır.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.