1. YAZARLAR

  2. Oshan Sabırlı

  3. Kapalı kapılardaki siyaset
Oshan Sabırlı

Oshan Sabırlı

Star Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Kapalı kapılardaki siyaset

A+A-

Geçtiğimiz haftalarda “Gizli Anketler ve Sonuçlar” ile ilgili bir köşe yazısı yazmıştım. Yükseliş ve düşüş gösteren siyasi partileri ve bunların yanı sıra olası bir seçim karşısındaki durumu analiz etmiştik. Şimdi ise kapalı kapılar ardındaki toplantılar ülke gündemine ışık tutuyor. Gizli görüşmelerde siyaset yeniden masaya yatırılmış durumda.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) içerisindeki iktidar kavgası yoğun şekilde devam ederken İrsen Küçük ve Dr. Derviş Eroğlu rekabeti yoğun şekilde sürüyor. Kim kime daha çok bağlı, kim kimi destekliyor tartışmalarında listeler yapılıyor ve aslında hem İrsen Küçük cephesinde hem de karşı cephede net olası lider/rakip çalışmaları var.

Dr. Ahmet Kâşif’in UBP Başkanlığı için aday olup olmayacağı tartışılırken Kâşif’in Eroğlu tarafından favori gösterildiği ve bunun ilişkileri şimdiden iyi sarstığı biliniyor. Daha önceki dönemlerde Eroğlu ve Kâşif rekabeti sert şekildeyken şimdi Eroğlu’nun Cumhurbaşkanı olması ile birlikte değişim var. İrsen Küçük altyapı güçlendirme çalışmaları yapıyor. Delegenin nabzını, güvenirliliğini yokluyor. Kendi temelini daha da güçlendirmeye çalışıyor.

Cumhurbaşkanı’nın UBP’yi hiç bırakmadığı, tam aksine şimdilerde daha da yakından gözlemlediği gözlemlenirken Eroğlu’nun göstereceği isim, partide daha da güçlenecek ve delegeden destek bulacak. Kâşif ismi yoğun şekilde zikredilirken alternatif olarak ise Nazım Çavuşoğlu gösteriliyor. İskele’nin UBP’nin kalesi konumunda olduğu hep söylenir. Eroğlu’nun ismi bu bölgede 99% destek bulacak. Bu nedenle İskele ile yapılacak bir koalisyonda, Eroğlu’nun göstereceği isim partide kolayca sivrilecek. İşte bu nedenle Ahmet Kâşif’e alternatif olarak Nazım Çavuşoğlu’nun partide rekabeti kızıştırdığı da gelen haberler arasında. UBP Lefkoşa Türk Belediyesi’ndeki tutum, Cemal Bulutoğluları, Ersin Tatar ve İrsen Küçük tartışmaları ise kamuoyuna tam anlamı ile yansımadı. Bu iş daha da uzayacak gibi gözüküyor.

Şimdilerde sağda yaşanan kopmaların yeniden bir araya gelip gelmeyeceği veya alternatif bir sağ oluşturulup oluşturulamayacağı konusunda ciddi bir çalışma var. Aslında bakıldığında Demokrat Parti (DP), Özgürlük ve Reform Partisi (ÖRP) ve Demokrasi ve Güven Partisi’nin (DGP) birleşip birleşemeyeceği üzerinde de hesaplar yapılıyor. Hatta bu doğrultuda genel bir incelemenin gizli gizli yapıldığı biliniyor. Matematiksel hesapta bu üçlünün birleşmesi önemli gibi gözükürken evdeki hesap çarşıya uyacak gibi değil.

DP Genel Başkanı Serdar Denktaş ve DGP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı ile koalisyon kurup kurmayacağı ise hala merak ediliyor. Aslında bu perdenin kapandığı, özellikle DP’nin birleşimi reddettiği gelen haberler arasında. ÖRP ile yapılacak bir koalisyonun yeni güvensizlik dalgaları yaratacağı, böylesi bir birleşimde Turgay Avcı ve ekibinin istenmediği güvenilir kaynaklardan gelen bilgiler arasında. DP’nin açıklanan bahanesi ise partinin yeni dönemde daha taze, kirlenmemiş, yıpranmamış isimleri bünyesine katarak yol alması hedefi…

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP)’de hareketli günler geçiriyor. Partinin çok kısa bir süre sonra bir kurultay gerçekleştireceği ve delegeleri ile bir araya geleceği yine parti Merkez Yönetim Kurulu’nda (MYK) alınan karar ile kararlaştırıldı. Bu çok sıcak gelişme yaşanırken parti henüz bu bilgiyi kamuoyunun gündemine getirmiş değil. Bunun seçim için bir ön çalışma mı yoksa yeni kararlar ve yeni bir TDP oluşturmak adına mı gerçekleşeceğini ise zaman gösterecek.

Son olarak Cumhuriyetçi Türk Partisi’ne (CTP) de bakmakta fayda var. Genel Başkan’ın partililerden destek göremediği, özellikle başkan ve ekibinin yaptıkları açıklamalar ve tutumları nedeni ile tepki topladığı biliniyor. Parti içinde dışa yansıtılmayan yeni kavgaların olduğu ve özellikle yeni dalganın daha tutucu, daha radikal kararlar istediği gelen haberler arasında.

İşin özeti ülke yine farklı bir siyasi gündemin, aslında hepsinden önemlisi çalkantının tam merkezinde. Çalışmalar bir doğum sancısı gibi olduğunu, sonunda bebeğin büyüyeceğini hayal ediyorum. Ama bu ülkenin ne zaman sancılardan kurtulabileceği konusunda ise şüphe duyuyorum.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.