1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Kar bizi gafil avladı…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kar bizi gafil avladı…

A+A-

Son bir haftadır havalarda, “kış geldi” dedirtecek  soğuma yaşanıyordu ve dün akşama doğru kar başladı…
Meteoroloji de zaten kar yağacağını bildiriyordu son günlerde.
Ve buna rağmen insanlar, “gafil” avlandılar İstanbul’da…
Dün akşam trafik felçti.
Sabah araba ile mi gitsem, basla mı diye epeyce kararsız durdum, çıkmadan..
Sonra şöyle bir etrafa bakayım, kar ne kalınlıkta dedim.
Çıktım.
Sabahın daha karanlık saatiydi.
Çingenelerin mahallesi var eve yakın.
Onlara doğru yürüdüm.
Bir yandan, “sabah sabah bu adam deli mi ne” diyecekler diye tedirgindim, diğer taraftan “bacalardan çıkan dumanlarla kar iyi kare verecek, çekmeliyim” telaşında.
Ayaklar buz tutmuş, el parmaklarım isyanlardaydı.
Bir köpek dokundu o sessizlikte bacaklarıma, önce korktum…
Meğer o köpeğin huyu öyleymiş, yanımdan geçen çingene söyledi.
Her gördüğü ona yemek verecek sanıyormuş, ondan ötürü peşi sıra gidiyormuş.
Köyün sonuna kadar köpeklerle birlikte yürüdüm.
Kah onlar beni beklediler kah ben onları..
Askeri yasak bölgenin yanından geçerken fotoğraf makinemi görmesinler diye sakladım.
Sonradan öğrendiğime göre orası eskiden askeri yasak bölgeymiş…
Şimdi şehir diplerine kadar geldi diye boşaltmışlar orayı …
Asker yokmuş artık…
Asker yok ama asker varmış gibi alışkanlık devam ediyormuş.
Hala kimsenin uğramadığı bakir bir alan ve doğa orada hala korunmuş.
Dönüşte fırından sıcak ekmek kokuları geliyordu, bir an alsam mı diye aklımdan geçirdim sonra vazgeçtim, evde dünden kalan var, israf olmasın diyerek.
Bir yandan sabahın doğan güneşi ile karları beyaz çekmeye çalışıyorum diğer yandan  Kıbrıs’ta olan bitenleri düşünüyorum.
Bugün (dün) lideri gömecekler…
Önce “Beni oğlumun yanına gömün” vasiyetine rağmen lideri dinlemediler bu nasıl lidere saygı bu nasıl lidere itaat diye geçirdim içimden.
Sonra Denktaş’ı düşündüm…
Birden kalksa…
Tabuttan çıksa…
Ve “Ben size böyle mi dedim” diye çıkışsa oradakilere…
Dönüp İrsen Küçük’e,” bu işi de berbat ettin” dese…
Mezar yerinde bile onu dinlemeyenler ne cevap vereceklerdi…
Sonra gerçeklere dönmeli diyerek gerçeklere döndüm.
Giden bir daha dönemezdi dünyaya.
Beden orada olsa da, ne yaptırım gücü vardı, ne sözü geçebilirdi kimseye.
1974 ölüm yılıydı.
Birçok Kıbrıslı öldürülmüştü hem darbe hem de o savaş esnasında…
Ölüm yılı olmasına rağmen öldürülmeye çalışılan Kıbrıs Cumhuriyeti direndi, ölmedi.
Ona Rum Cumhuriyeti deseler de Kıbrıslıtürkerin ortak olması gereken cumhuriyet hala yaşıyor…
“Bir tarih göçtü”, “atamızı kaybettik” dedikleri ve büyük bir kalabalık eşliğinde gömdükleri Denktaş da cumhuriyetin yaşamasını istemeyenlerdendi…
Ki önce KTFD’ni sonra KKTC’ni kurarak başına geçti…
Denktaş oğlunun yanına gömülmeyi istediği halde onu başka yere gömdüler…
Ve taksim için sonuna kadar direnen Denktaş, gitti…
Gittiği yol ise henüz bitmedi.
Çünkü Kıbrıs Cumhuriyeti hala ayakta.
Şimdi gözler, yeni Denktaşları gözler…
 

Günün Karikatürü:

1.20120118113138.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.