1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Karanlık günler hiç bitmedi ki
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Karanlık günler hiç bitmedi ki

A+A-

İki gündür ne gazeteye ne de yakınlarıma ulaşamıyorum.
İçimden, “yoksa” diyorum…
Ancak biliyorum ki bir şey olsa bile tüm Kıbrıs’ın kuzeyinde ne kadar tanıdığım varsa hepsine de olmaz ya…
Sorun ararken aklıma geldi ki, grev vardı, hem elektrikte hem telefonda.
Hatta bunun için karikatür bile çizmiştim…
Adamın elinde kablosu kesik telefon, tavanda siyah bir lamba…
Adam, gözleri yuvarlarından çıkacak şekilde bağrıyor, “Aloooo”…
Biliyorum bu grev “her istediğimi uygularım “ diyen İrsen başkanın hükümetinin emekçilerin istemediğini yapamayacağını , “Bunlar beni de bizi de bitirecekler” diyen emekçinin de “ aslında bu ülkede  hala en büyük güç olduğunu” göstermiştir….
Bu elektrik grevi ile yine gördük ki memleketimin içi de dışı gibi kapkara…
Hazır, emekçi, işçi hakları  demişken…
1974 öncesinde Kıbrıslıtürkleri kadük diyebileceğimz gettolara mahkum ettiler.
Mecburen ya mücahittiler geçiniyorlardı ya da ne iş bulurlarsa…
1974 sonrasında birçoğu tarımcı oldu.
Bir müddet sonra ticaret adamı…
Ve kısa bir müddet sonra da hem sanayici hem de bavulcu…
Bir şekilde işim yok diyeni görmüyorduk.
Çünkü kısa bir süre için de olsa o kapalı bölgelerden nisbeten daha açık alanlara yayılmıştı Kıbrıslıtürkler…
Fakat nedense her şey iyiye gidiyor derken, insanları gettolara tıkayıp “kendilerine” mahkum edenler yine devreye girerek KKTC’yi piyasaya sürdüler.
Ki hem ticaret, hem sanayi, hem de tarımın dış ülkelerle bağlantısı kopup üstüne de ucuz işçi diyerek Türkiye’den yeni nüfus taşınınca, Kıbrıslıtürkler iyice bitrilidi.
Bazı sol yazarların işçi haklarından ve emekten bahsedip yerleşiklerin de burada en az Kıbrıslıtürkler kadar haklarının olduğundan söz eden yazılar okurum…
Okuyunca kendi yazdıklarıma bakıp acaba yanlış olan ben  miyim diye düşünürüm.
Sonra Somali’deki açlar gelir aklıma…
Çin’deki maden işçileri…
Irak’ın çilekeş petrol çalışanları…
Ve Türkiye’nin üç beş kuruşa sömürülen insanları…
Dünyanın her ülkesinde patron, daha çok kazanmak adına emeği çalar.
Bizde de böyledir.
Patron daha ucuza iş elde etmek için Anadolu’dan evli mi bekar mı bakmadan işsizleri toplayıp getiriyor ülkemize ve kötü koşularda çalıştırarak, isteyerek veya istemeyerek onların da KKTC’li olmalarına sebep oluyor.
Fakat KKTC’yi kimsenin tanımadığını unutuyoruz.
KKTC denilen yer aslında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toprağı…
Ve üstünde yaşayanlar Kıbrıslı olmalıydı…
Eğer böyle giderse ki ona çalışıyorlar…
Anadolu’daki işsizlere iş sağlamak adına ellerinden işleri alınan Kıbrıslıtürkler iş bulabilmek için başka ülkelere mecburen göç edecekler…
Bu durumda Elektrik grevindeki Kıbrıslıtürklerin emeklerini mi düşünmeli, yoksa İrsen başkanın özelleştirme adına Anadolu’sundan getirtip o santrale yerleştirceği işçilerin haklarını mı ?
Emek ve işçi hakları derken nerede ve neler yapılmak istendiğine bir bakmak lazım…
Yapılanlar karanlık günlerin ilelebet yaşatılması içindir…                             
 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.