1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Karikatürler ve gölgeler…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Karikatürler ve gölgeler…

A+A-

Karikatürler gölgeler kadar sadedirler.

“Gölgeler ne alaka” diyebilirsiniz.

Objeler görünsünler diye ışığa ihtiyaç duyarlar.

Işık da objeleri ortaya çıkartmak için gölgeleri kullanır.

Unutmayın sadece ışıkta hiç bir şey göremezsiniz.

Devam edelim….

Karikatürler tek kalemle çizilen sade çizgilerdir.

Basittirler.

Ama anlayana çok şey anlatırlar.

Bazı sözler de karikatürler gibidirler.

Birkaç cümlelik sözlerdir onlar.

Basittirler.

Ama anlayana başlı başına felsefedir.

Şener Elcil, açılması planlanan ilahiyat bölümüne Türkiye’den öğrenci getirileceğini iddia ederek, Kemal Dürüst için o sözlerden birisini söylemiştir,  “ Yakasında Atatürk rozeti, ‘laikim’ diyor ama şeriat özleminde olanların istemini yerine getiriyor”…

Bu sözden sonra çoğu şeyleri tartışmak bile abes olur.

Şimdi tutup içinde Dürüst’ün de bulunduğu, AKP’nin Kıbrıs’ın kuzeyindeki uzantısı UBP hükümetini eleştirmek ne kadar doğru olur…

Veya sabah akşam Hristofyas’a çatan Özgürgün’ü eleştirmek.

Ne bileyim  Fetullah’ın okullarının yaygınlaştırılma çalışmalarını irdelemek.

Hepsi de o sözün içinde var.

Canın sıkıldı mı, çak o sözü, işi bitir.

***

Sabah Kıbrıs’tan yayın yapan bir radyoyu dinlerken (internetten) hastamın yakını, -meğer radyonun sesini kıstığım halde kulak kabartıp dinlemiş- sordu…

-Hocam siz Kıbrıslı mısınız?

Haliyle, “evet” dedim.

-Kıbrıslıların Kıbrıs’ta bizleri sevmediklerini duydum, doğru mu?

Aynı konuyu kaç defa, kaç kişiye anlattım, ne sayısını bilirim ne de hatırlarım.

Hayatında hiç gitmemiş Kıbrıs’a.

Ama ne söylesem diye düşünürken bir soru daha patlattı,”Sizinkiler orada askerlik yapmıyormuş doğru mu?”

Anladım nereye gitmek istediğini.

 Sözüm ona bizim yan gelip yattığımızı,çalışmadığımızı, askerlik yapmadığımızı ve bunlardan dolayı hem besleme, hem de asalak olup  bizi düşmanlardan koruyanları sevmediğimizi söyleyecek.

Sanki ağzından salyalar akarak bana “Nankörsünüz” dediğini hissettim.

Başkalarına da verdiğim örneği ona da anlattım.

Hatırlayacaksınız…

Hani eve hırsız girdi, siz de polis çağırdınız.

Polis geldi, hırsızı yakaladı ve  size, “Artık rahat et, güvenliğin benden sorulur” dedi.

Dedi ama eve de yerleşti.

Sonra da sülalesini taşıdı.

Anladığını sanmıyorum ama o anda en azından kafasında soru işaretçikleri belirdi.

Çünkü sözlerinin gerisini getiremedi.

Sonra konuyu Osmanlı’ya, ardından da tüm medeniyetlerin ve  buluşların, hatta temizliğin bile doğudan yani Osmanlı’dan Avrupa’ya taşındığına getirdi.

Tipik fetihçiydi.

Atatürk için Mustafa Kemal demeye özen gösteriyor ve konuyu , “prensiplerimiz gökten inen kağıtlarla asla bir tutulamaz” demiş diye Atatürk’ü dinsiz  nitelendirmeye getiriyordu.

Anladım ki tartışmakla bir yere varamayacak sadece canım sıkılacaktı.

-Eşiniz iyi merak etmeyin yazdığım ilaçları kullansın ve haftaya kontrole gelsin, dedim…

Gittiler.

Karikatürler gölgeler kadar sadedirler.

Bazı sözler de karikatürler gibidir

İkisi de basittir ama çok şey ifade ederler.

Sanırım Elçil’in demek istediklerinden biri de, kafatasında beyni olan ama ona verilen bilgiler haricinde hiçbir şeyi anlamayan insanlarla Kıbrıs’ın kuzeyini doldurmaya çalışıyorlar.

Günün Karikatürü:

Davul bizde, tokmak onlarda...

1.20111126225003.jpg

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.