1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Karpaz’ın feryadına kulak verilmeli…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Karpaz’ın feryadına kulak verilmeli…

A+A-

Abartma değil gerçeğin ta kendisi: Ekonomik çöküntünün en büyüğü Karpaz’da yaşanıyor. Yurdumuzun potansiyel yüklü bu beldesinde ekonomik kalkınma adına ciddi hiçbir iş yapılmamakta. Bu kadere terk edilmişliğin nedenini Yenierenköy Belediye Başkanı Özay Öykün iki cümlede açıklıyor: “Gelmiş geçmiş bütün hükümetler Karpaz’a ilgisiz kaldı. Çünkü Karpaz oy deposu değildir.”
  
Demek bir belde oy deposu olamazsa, yoksullukların, çaresizliklerin ve acıların deposu oluyor. Popülist ahlak bunu öngörür!..
  
Karpaz bir zamanlar tütünün, hayvancılığın, patatesin, kolokasın ve balıkçılığın atar damarıydı. Oya çevrilemeyen bu büyük potansiyel planlı programlı işler ve yatırımlar yapılmadığı, teşvikler verilmediği, Karpaz  üreticilerine pazar alanları açılamadığı için duvara çarptırıldı. Karpaz’da açılmakta olan devasa oteller de bölgesel kalkınma adına umut olmaktan çıktı. Bunun açıklaması da yine Özay Öykün’den geliyor, bakın nasıl:
   
“Hükümetler ilgilenmeyince bol yıldızlı oteller istihdamlarını dışarıdan yapıyorlar. Bölgeden işe alınanların sayısı parmakla sayılacak kadar az. Bu oteller ihtiyaç, tüketim ve gıda maddelerini de bölge dışından getirtince, üreticilerimiz ve esnafımız ağızlarını ayaza açmak zorunda kalıyorlar. Uçak alanından bu otellere taşınan turistler tüm ihtiyaçlarını otelde karşılayıp Karpaz’ı bile görmeden tekrar havaalanına götürülüyorlar. Bol yıldızlı otellerin yöneticileri hükümetten daha mı güçlüdürler ki, personelin yüzde yetmişinin yerlilerden olmasını öngören yasayı hiçe sayıyorlar?”
  
Ziyaret ettiğimiz yerel yönetim bölgelerinin turizmle ilgili olanlarının tümünde bu yakınmalarla yüzleştik. Hükümetin bu anomaliyi dikkate almasını ve bol yıldızlı devasa otellerin ülke ekonomisine katkılarını gözden geçirmesini dilerim. Bu oteller sadece vergi ödemekle değil, istihdama ve ülke üretimine arka çıkmakla da yükümlüdürler.
  
Karpaz ilk darbeyi tütün üretiminin yasaklanmasıyla yedi. Oysa pipo keyfi için üretilen “Yayla” adlı kaliteli tütün bir dönem Karpaz’ın önemli gelir kaynağıydı. Yasaklamadan sonra satışı yapılamayan on binlerce ton tütün şimdi terk edilmişliğin hüznünü yansıtan tütün işletmeleri tesislerinin deposunda duruyor. Arada bir dış ülkelerden alıcı çıkıyor ama, depolarda bekletilen on binlerce tonluk tütünün zaman içinde çürüyüp yok olması söz konusu. Tütün yetiştiriciliğinde uzmanlaşan Karpazlılar kendilerini işsiz ve gelirsiz bırakan bu tepeden inme yasağın nedenini de bilmiyorlar. 
  
Hayvancılık ve patates üretimi ise üreticiler teşviksiz ve pazarsız bırakıldığı için yok oldu. Bir zamanlar hayvan ve patates ihraç eden Karpazlılar şimdi kendi ihtiyaçlarını karşılayacak üretimi bile yapamıyorlar. Hayvancılık ve patates üretiminin çöktüğü bölgelerin hazin durumu ve kahvelerde işsiz oturan insanların çaresizliğiyle bizi yüzleştiren Yenierenköy Belediye başkanı Öykün “ben öyle aileler bilirim ki, bir ağacın altında beslediği 3 – 4 büyük baş hayvan sayesinde çocuklarını üniversitelerde okuttu. Soğuk zincir olayı devreye konulunca bunun gerektirdiği yatırımları yapamayan yoksul hayvancılar iflas bayrağını çektiler” diyor. Sulu ziraatı ve meyve üretimini bitiren dış alımlar. Geçen yılın parlak ürünü olan yüzlerce litre zeytinyağı satılamadığından köylünün elinde kaldı.
  
Balıkçılığı bitiren ise, bu sektörün sorunlarına karşı takınılan devletsel ilgisizlik. Hükümetin balıkçılıkla ilgili doğru dürüst bir birimi bile yok. Karpaz’ın çilekeş balıkçıları “sorunlarımızı ve dertlerimizi kime anlatalım?” diyorlar. Motorlarında kullandıkları mazotun ateş pahasına olmasında yakınan balıkçılar “tarımcısının bir mevsimde kullandığı mazotu, biz birkaç denize açılmada tüketiriz. Denize her açıldığımızda balık yüküyle döneceğimizin garantisi de yok. Elimizin boş döndüğü seferler çoktur” şeklinde dert yanmakta.
  
Şu balon balığı olayı da dehşet verici boyutlarda. Denizlerimizdeki sayısı hızla artan, kimileri 12 kiloya gelen ve piranhalardan farksız olan bu zararlı deniz yaratıkları hem balıkçıların ağlarını testere gibi biçmekte, hem de balık neslini oburca tüketmekte. Avlanan her balon balığına 2 TL teşvik verme kararı alan hükümet, bu kararını bile uygulamaktan kaçındı. Motor ve ağ alımı için toplam 470 bin TL’lik bir teşvik öngörülmüştü ama, o da sözde kaldı. Kendisi de eski ve deneyimli bir balıkçı olan Özay Öykün “balıkçı barınağında 50’nin üzerinde tekne var ama bunların içinde denize açılabilenlerin sayısı 15’i geçmez” açıklamasını yapıyor.
  
Karpaz’ın denizi balon balıklarının istilasına uğrarken, toprakları da farelerin ve kargaların istilasında. Karga ve fare sayısı Karpaz’ın tarihinde görülmemiş oranda çoğaldı. Karpaz’ın özgür eşekleri ise en özgür dönemlerini yaşamakta. Önlerine konan engelleri aşarak artık evlere kadar ulaşıyorlar. Yoksul Karpazlının rızkına fareler, kargalar ve eşekler de ortak oluyor doyumsuzca.
  
Konuştuğumuz her Karpazlı, Karpaz emirnamesine karşı olduğunu öfkeyle belirtiyor. Bu emirnamenin yatırımları durdurduğunu, malın değerini düşürdüğünü savunan Karpazlılara göre Lefkoşa’da oturanların aldığı kararla kendi malları ve gelecekleri sıfırlanmış durumda.
  
Yenierenköy bölgesi için büyük umut olarak görülen yat limanı ise, hükümetin işleri ağır aksak almasından dolayı şimdilik hüsrana dönüşmüş durumda. Bu yat limanına götürülmesi gereken bazı devlet hizmetlerinin neden ihmal edildiğini biz anlayamadık, anlayan varsa beri gelsin!.. Hiçbir yat Gazimağusa ve Girne limanlarından giriş izni almadan Yenierenköy yat limanına giremiyor. Çünkü bölgenin yararsız gururu gibi duran o muhteşem deniz tesislerinde muhaceret ve gümrük işlemleri yapılmıyor. Bu olumsuzlukla yüzleşen nice yabancı yat, Akdeniz’de sığınabilmek için başka limanlara dümen kırmakta.
  
Karpaz’ın gözlemlediğimiz halleri böyle. Karpaz baştan aşağı koro halinde “imdat” çağrısı yapmakta. Yok mudur Karpaz’ın feryadını duyacak ve Karpaz’a bir can simidi atacak yetkili?.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.