1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. Kasım ayı, sonun başlangıcı
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Kasım ayı, sonun başlangıcı

A+A-

Liderler Kasım’ın 1’nde yeniden buluşarak yoğunlaştırılmış görüşmelere başladılar. En son görüşmeye kadar da açıklama yapılmayacak, yerine 6. görüşmeden sonra 26 Kasım’da bütünlüklü bir bilgilendirme toplantısı yapılacakmış. Geçtiğimiz günlerde C.başkanı Akıncı 5 gazeteci arkadaşla yaptığı kahvaltılı toplantıda iyimserliğini koruduğunu, çözümün de bir iki ay içerisinde değilse de aylar içerisinde olabileceğine dair inancını koruduğunu söylemiş. Bu arada niyet olursayı da eklemeyi unutmamış. Benim bildiğim Akıncı bu niyet olursa cümlesini c.başkanı seçilmeden önceki sohbetlerimizde kullanırdı. C.başkanı seçildikten sonra muhatabı Anastasiadis ile resmi olsun, sosyal aktivitelerde olsun defalarca konuştu. Niyet olup olmadığını halâ anlamamış ve niyetin oluşmasını bekliyorsa yandı gülüm keten helva. İddia eder ve derim ki, yapılan ikili görüşmeler, akıntıya kürek çekmekle eş anlamlı nafile görüşmelerdir. Rumların kafasındaki çözüm şekli, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dönüşmesi ile adı  ne olursa olsun ona yamanacak, yeni değil, Kıbrıs Cumhuriyetinin dönüşmüş şekli olacaktır. Yeni oluşumda Kıbrıslı Türkler azınlık statüsünün biraz üstünde bir yerde olacaklardır.  Akıncı böyle bir çözüme razı ise ve toplumunu da buna razı edebilirse, bahsettiği çözüm aylar içerisinde olabilir.

                                               ***

Bu arada dikkat edilmesi gereken nokta, müzakere masasının ne olursa olsun ortadan kalkmayacağıdır. Rum lider bunu aylar öncesinden açıkladı. “Masadan kalkan biz olmayacağız. Masadan kalkan biz olursak dünyaya bunu izah edemeyiz” şeklindedir. Masa dağılmadan biz de masadan kalkamayacağımıza göre, görüşmeler Denktaş – Klerides zamanında olduğu gibi sittin sene devam eder. Rumlar dünyaca tanınmış AB üyesi bir devlete sahip olduklarından ve bulunan doğal gaz yataklarının ellerini güçlendirdiğini sandıklarından tuzları kurudur. Bu yüzden de sittin sene beklerler. Makarıos’un zamanında dediği gibi “İmzamla Türklere Kıbrıs’ın yüzde yirmibeşini vereceğime, varsın zorla Kıbrıs’ın yüzdeotuzaltısını tutsunlar” zihniyeti halen devam etmektedir. Bu yüzdendir ki gerek Kıbrıslı Rumlar, gerekse de Yunan Hükümet yetkilileri temcit pilâvı gibi “Kıbrıs Sorununun bir istilâ ve işgâl sorunu olduğunu” tekrar edip durmaktadırlar. Tanıdığım Akıncı eminim ki bunların ağızlarının payını vermemek için kendini zor tutuyordur. Ancak Talat’a söylendiği gibi Akıncı da Denktaşlaştı veya Akıncı da Talatlaştı dedirtmemek için sanırım bir müddet daha Rumları sınayacak ve onlara şans verecektir. Ben bu yüzden Kasım ayını Kıbrıs sorununda yolun sonu olarak değerlendiriyorum. Ancak Akıncı Rumların keyfi olana kadar müzakere masalarında boşa vakit harcamamalıdır. Akıncı geniş vizyonu ve en engin deneyimi ile Rumları çözüme zorlayacak yeni oluşumlar ortaya koyabilir. Ya Rumlar yola gelirler veya herkes kendi yolunda devam eder. Zaten hem Akıncı hem de Anastasiadis değil miydi biz de çözemezsek kimse çözemez diyen?        

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.