Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kaya Türkmen

A+A-

Adını ilk defa Hasan Erçakıca’dan işitmiştim… Daha doğrusu, dikkatimi o isme çeken Erçakıca idi… “ODTÜ’de ranza arkadaşımdı… O boykot günlerinde, çekti Siyasal’a gitti… İyi de yaptı…Mesleğinin doruğuna çıktı işte…”

“Kimden bahsediyorsun be Hasan?” dedim…

“ Türkiye’nin yeni KKTC büyükelçisi Kaya Türkmen” dedi… Sınıf değil, yurtta ranza arkadaşı imiş… Hoşuma gitti… Demek ki derdimizi anlayabilecek, bizi bilen biri geliyor diye sevindim… Hasan devam etti:

“ Çıkarmanın hemen ardından, 1975 yazında, Kıbrıs’a beraber geldik. Akova’daki göçmen evimiz daha eve benzemezdi… Bizde kaldı… Bütün kuzey Kıbrıs’ı beraber dolaştık…”

Daha öğrencilik günlerinde, bu işin ta başından başlayarak bize ilgi duymuş, yakın bir arkadaşımın, yakın arkadaşı olan sayın büyükelçi’yi, bir defa bizim partinin kapısında gördüm; bir defa da başka bir amaçla uğradığım, DP’yi ziyaretine geldiğinde, ben de çıkmak üzereydim. Bizim partide, beni böyle görüşmelere sokmazlar… Görgüm, bilgim yeterli değil herhalde; ben MYK üyesiyim ama myk’da bile genellikle söz sırası bana gelene kadar, toplantı biter… Değil Türkiye büyükelçisi ile görüşeceğim… Ne münasebet?  İki dönemdir, kurultayla PM bir hata yapıp, beni oraya seçiyorlar herhalde… DP’de ise zaten ben de misafirdim, toplantıya girip de ne konuşulduğunu, yaklaşım biçimini öğrenemedim dolayısıyla. Uzaktan gördüğüm, düzgün görünüşlü, şık bir diplomat. Hatta o sıcakta takım elbise giymek zorunda kaldığı için, onun namına beni hafakanlar bastığı aklımdadır.

Buna rağmen, sağdan soldan, sayın büyükelçinin, Kıbrıs Konusuna ve Kıbrıslı Türkler’in hissiyatına vakıf olduğunu işittik hep… İlk günden itibaren konuya ilgi duyup, daha öğrenciyken çıkıp geldiğine göre, başka türlüsü de beklenemezdi, elbette ki…

Sanırım sayın Türkmen, önce bizi “Rum” olmakla “suçlayan o demeci onaylamadı… Ondan sonra, “bunları cezalandırmak lâzım” diyen kafayı… En sonunda da galiba, şu paketle ilgili bazı önerilerimizi dikkate alma suçu işledi! Bir şey bildiğimden değil! Tahmin ediyorum bunları… Ve sonunda, galiba, Kıbrıs’la ilgili siyasi otoritenin gazabına uğradı… Ne diyelim? Emir demiri keser mi?

Aslında bize meydan okuma mesajı vermek üzere, sayın Türkmen’in süresi dolmadan değiştirilmesinin, kariyerine ne yönde etki edeceğini kestirmek, zor… Belki, ilerde çok daha önemli bir merkeze atanarak, bu hata telafi edilir. Belki de ipi çekilmiştir, merkezde emekliliğini beklemesi kararı verilmiştir, şimdiden bilemeyiz.

Bildiğim şu:

Büyükelçilik gibi son derecede üst düzey, onurlu bir göreve gelmek, hiç de kolay değildir. Ve elbette ki bir büyükelçiye saygısızlık etmek, temsil ettiği devlete saygısızlık etmek anlamını taşıdığından, düşünülemez. Ancak, şu da bir gerçek ki, bu güne kadar bu adada, hiçbir Türkiye büyükelçisi, bu kadar sevilmemiş, bizden görülmemişti. Soy olarak, köken olarak “bizden” olan, Emin Dırvana bile… Giderken, “kalbimin yarısı hep Kıbrıs’ta kalacak” demiş, sayın büyükelçi, sevgili Türkmen… Siz de bizim kalbimizin baş köşesinde kalacaksınız sayın büyükelçi… Hem diplomat olarak, hem de dostumuz olarak… Herhalde ülkesini herhangi bir yerde temsil etme görevini almış bir diplomatın, bundan büyük başarısı olamaz….

Güle güle gidin…  İnşallah çok daha büyük merkezlerde Türkiye’yi temsil edin. O gün sizin adınıza bizim de gururlanacağımızdan haberiniz olsun… Ve bilin ki tatillerinizde artık yalnız Hasan Erçakıca’nın değil; pek çoğumuzun evi size açık olacaktır; sizi ağırlamaktan pek çok Kıbrıslı Türk, onur duyacaktır…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.