1. YAZARLAR

  2. Ali Tekman

  3. Kazanan belli değil ama kaybedenin toplum olduğu belli...
Ali Tekman

Ali Tekman

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kazanan belli değil ama kaybedenin toplum olduğu belli...

A+A-

Dün, mahkeme kararından önce UBP’deki güç mücadelesinin bundan sonraki safhasıyla ilgili ne yazdıysam;

 

İstinaf Mahkemesi’nin kararı açıklandıktan sonra da görüş ve tahminlerim değişmedi.

Üstelik daha da pekişti:

  • Bundan sonraki mücadele çok daha yaman olacak...

Çünkü mahkeme kararının ardından, Başbakan’ın siyasi manevra alanı daralmış değil...

Bunun için dün gün boyunca ellerinde mahkeme kararıyla UBP içindeki güç mücadelesinde siyasi avantaj arayışı içinde, önlerine gelene “UBP’nin başına geçmeyi ne kadar hak ettiklerini” anlatma gayreti içinde olanlara, satır satır karar okuyup laf yetiştirme derdinde değilim...

Söyleyeceklerimi dün söyledim ben:

Rejim aynı rejim...

UBP aynı UBP...

Başa geçmek için mücadele eden isimler farklı olsa da;

Rejimin UBP’ye ve dolayısıyla UBP’nin başına geçecek olanlara biçtiği misyon da aynı...

Halkın yararına ne olacak sonuçta?

Koskoca bir hiç...

UBP rejimin iktidarında kaldığı sürece;

Ne İrsen Bey’i götürmekle;

Ne de Kaşif Bey’i partinin başına getirmekle bu ülke insanı huzur bulabilecek...

Bilakis... UBP’li bir iktidarla geçecek her gün, başında kim olursa olsun;

Ülkeyi de toplumu da tarümar etmeye devam edecek...”

Daha ne diyeyim Allahaşkına?

Şu gerçeği eklemek durumundayım yalnız:

UBP’deki güç ve rejimin başına geçme kavgası;

Başından beri siyasi bir kavgaydı...

Siyasi açıdan gücü yetmeyenler, hukuk süreci ve sonuçları üzerinden hamleler yapmayı tercih ederek – ki mahkeme kararından sonra da yaptıkları budur – siyasi bir makama gelmeyi denemektedirler.

Oysa siyasi bir oluşum olan UBP;

Ne bir ticari şirkettir, ne de bu siyasi oluşumun çatısı altındaki güç kavgası;

Herhangi bir alacak-verecek, ya da kiracı-evsahibi uzlaşmazlığına benzer...

Bu çatı altındaki kavga da haliyle baştan aşağı siyasidir ve UBP’deki güç kavgasını noktalayacak olan da siyaseten eli güçlü olan taraf olacaktır...

Yargıtay olarak görev yapan İstinaf Mahkemesinin kararına saygı duyarken;

UBP’de güç mücadelesinin önümüzdeki aşamada daha da sert geçmeye aday olduğunu da bir kez daha belirtmekte fayda görüyorum...

Daha fazla yoruma bu aşamada gerek yok...

***

Tabii bu arada mahkeme sürecinden “muzaffer” çıktığını düşünen Kaşif Bey’e de şu soruları bir daha sormadan geçemeyeceğim:

  1. Mademki İrsen Bey’in bu ülkeyi iyi yönetemediğini düşünüyor ve sizin de içinde bulunup pek çoğunun altına imza attığınız icraatlarını bir muhalefet partisinden de daha sert eleştiriyorsunuz, neden o zaman siyasi bir tavır koyarak, bütçe oylamasında muhalefetin de desteğiyle İrsen Küçük’ün bütçesine “hayır” deyip,bu uzun mahkeme süreçlerine hiç gerek kalmadan onu düşürmediniz?

  2. Böyle net bir siyasi tavır koyup da, onu düşürdüğünüz takdirde iktidarda başına geçebileceğiniz bir parti kalmayacağını mı düşündünüz?

  3. Eğer Kıbrıslı Türk toplumunun İrsen Küçük başkanlığındaki UBP tarafından iyi yönetilemediğini düşünüyor iseydiniz, neden onu Meclis’te devirip, halkın çok daha mutlu olacağı ve dört gözle beklediği bir formül olan erken genel seçimin yolunu açmadınız?

Üzgünüm ama Kaşif Bey bu konuda hiç samimi olamadı. Olamadığı gibi;

İrsen Bey gitsin ama UBP iktidarda kalsın ki, başına biz geçelim” şeklinde siyasette muhalefetin de olabileceğini kabullenemeyen ve bana göre çok da ilkeli olmayan bir çizgi izledi.

Geçelim... Bu konuda Kaşif Bey ve ekibinin toplumun gerçek ihtiyaç ve taleplerinden halen çok uzakta, kendi “ihtiyaç ve taleplerinin” peşinde oldukları kanaatindeyim...

***

Son yapılan gelişigüzel istihdam furyasını – bu satırların yazarı da dahil - bu ülkede hemen herkes eleştirdi.

Kaşif Bey de, geri kalmadı, eleştirdi...

Doğru bulmadığını” söyledi...

E peki;

Kurultayın ikinci turunu siz kazanırsanız çok eleştirdiğiniz bu istihdamlar konusunda ne yapacaksınız, bu istihdamları geri mi alacaksınız?” şeklinde basın-yayından arkadaşların yönelttiği sorulara ne cevap veriyor Kaşif Bey?

Hiç net cevaplar vermiyor. Hatta sorunun karşılığı olan cevaplar vermiyor.

Kaçamak konuşuyor.

Ya, “her işsiz gencimizin istihdam edilmesini isteriz” deyip, bu konuda çok eleştirdikleri İrsen Bey’in tasarrufuna “dokunmayacaklarına” dair adeta zarf atıyor UBP DLG’sine...

Ya da;

Bu konuda şu aşamada fazla bir yorum yapmak istemem” mealinde sözlerle dolambaçlı cevaplar veriyor.

Oysa siz tek başına iktidarda olan bir partinin genel başkanlığıyla ülkenin Başbakanlığına talipseniz bu konuda Kuzey Kıbrıs kamuoyuna çok daha net konuşmanız gerekmiyor mu Kaşif Bey?

Kaşif Bey istihdamlar konusunda neden net konuşamıyor?

  1. Rejim rejimdir, UBP aynı UBP, başına geçecek olan isimlerin değişmez geleneksel taktiği de “oy için istihdam” noktasındadır da onun için...

  2. Siyaseten rakibiniz isterse 200 değil, 2 bin istihdam yapsın, eğer o rakibinizle çok yakın bir zamanda sandıkta yarışmanız söz konusuysa ve de bu istihdamların muhatapları sonucu etkileyecek bir konumdaysa, bir tekine bile dokunamazsınız da ondan...

  3. O zaman niye eleştiriyorsunuz ve eğer kurultayın muhtemel ikinci turunda size oy atacak olan DLG’lerin çocuk ve yakınlarına, siz de ilaveten bir 200-300 kişilik istihdam sözü verdiniz mi seçildiğiniz takdirde?

Anlayacağınız... Ne İrsen Bey, sürekli sözünü ettiği “istikrarı” sağlayabildi;

Ne de Kaşif Bey;

Onun yerine geçip “devrim yapacak” olan bir “halk kurtuluş ordusu Commandante”sidir...

Öyle zanneden bazı romantik “solcu kardeşler” var yine de...

Oysa tüm bunlar bir yanılsama... İllüzyondan ibaret...

Bu illüzyon gösterisini ağzı açık seyredenler oldukça da;

Ne UBP’yi, ülkenin “kaderi” olmaktan çıkarabilecek bu toplum...

Ne de kurduğu rejimi... 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.