1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Kendi kendimizi kandırmak!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kendi kendimizi kandırmak!

A+A-

   Hayatımızla ilgili birçok şey iyi gitmiyor; ya da iyi çalışmıyor!

   Ama “umut” hep içimizde bir yerlerde.

   Bekleriz bir umutla ve o umuttur bize yaşama keyfi veren.

   Hatta öyle durumlar vardır ki; umudun adı “kendi kendimizi kandırmak” olsa bile; postu yere vurmayız…

   Onlarca örnek vardır bu konuda…

   Üstelik sadece biz değiliz “umut”la yaşayan. Yani sadece bizler gibi “basit–sade” vatandaşlar değil; ülkemizdeki siyasetçiler veya dünyanın koskocaman süper güçlerini yönetenler de ettendir, kemiktendir… Onlar da “umut”la yaşar. 

   Bir tek onları bizden farklı kılan; umutlarının ötesinde, umut tacirlikleridir…

   “Samaras akşam yeminini etti; Sosyalistler ve demokratik solcularla koalisyonu kurdu – kuruyor, Yunanistan kurtulacak”…

   Umut saçtı tüm ajanslar…

   Oysa Yunanistan kurtulmaz. En azından kurtulsa da “bedeli” çok ciddi olur. 

   İspanya, İtalya ve Güney Kıbrıs da kriz yaşar. Kurtulurlar mı?

   Ekonomistlere ya da bu işten anlayan yorumculara göre, Güney Kıbrıs’ın işi daha kolay… “Küçücük”… 

   Ama her şey eskisi gibi olmaz. Sıkıntılar; işsizlikler, mutsuzluklar artar… 

   Sevgili dostlar; ne acıdır ki artık “umut” değil; çözüm yaratmak zorundayız. 

   Üzgünüm; AB artık benim için umut olmaktan çıktı. Başka umutlar ve çözümler bulmak şart oldu.

   Avrupa iflas etti. Almanya’nın insafına kalan Yunanistan ve İspanya, kesinlikle kurtulmayacak; daha büyük borçlara batacak. Ya da tüm ismini saydığım ülkeler, yoksullaşmayı kabullenecek. Mümkün mü? Bence değil. Bir öngörüde bulunmak gerekirse; ciddi savaşlar çıkmayabilir ama kavgaların ve ölümlerin yaşanacağı açıktır. 

   Avrupa’yı geçtim.  Suriye’ye bakın…

   Ya da ne bileyim hiç bitmek bilmeyen İsrail – Hamas kavgasına… Eskiden İsrail – Filistin savaşı vardı. Şimdi İsrail ile İzzettin El Kassam Tugayları savaşıyor. Hamas’ın silahlı kanadı… 

   Türkiye’ye de bakın isterseniz… Her gün ölen onlarca genç insan. Ve ne ilginçtir; Türkiye’de 30 bin TL’si olanlar ölmüyor hiç! Bedelliden yırtıyor!

   Umut mu?

   Pompalayın gitsin. Yıllardır her çatışmayla ilgili konuda umut ticareti yapılır; insanların ölümleri devam eder.

   Ve hep yoksullardır ölen işin en acı tarafı. Türkiye’de, Suriye’de, Yunanistan’da, Gazze’deki Filistin kamplarında ölenler yoksuldur. İspanya ve İtalya’da ölecek olanlar da yoksullar olacak.

   Hatta; Güney Kıbrıs’ta da açlık çekecek olanlar yoksullardır…

   “Umut”la olmuyor anlayacağınız.

   Umut pompalamakla da olmuyor… Ve bir konu daha var dile getirmek; eklemek istediğim… Aslında çöken – biten ve bir türlü dile getirilemeyen kapitalizmdir.

   “Sovyetler bitti – sosyalizm – komünizm bitti” demişlerdi ya! 

   İşte onu söyleyip yayanlar ve kapitalizmin nimetlerini dünyanın birçok basiretsiz devrimci partilerine kadar sokmayı başaran “umut tacirleri” şimdi bir bir dökülüyor.

   Kendi ülkemizde de “umut tacirliği” hep olmuştur… Sevgili Başbakanımızı dinledim geçen akşam; söylediklerine bir an inandığımı düşündüm; “vay be; çekinmesek bırakın Güney Kıbrıs’ı; Yunanistan’ı, İspanya’yı, İtalya’yı tüm AB’yi vereceğimiz kredilerle kurtaracağız! Uçuyordu – uçuruyordu vesselam!”

   Pes doğrusu…

   Sonuç mu? Sonuç şu: Kapitalizm çökmüştür… Neo liberalizm veya yeni dünya teorileri çalışmıyor.

   Bu noktada ülkemizde de özelleştirme veya özerkleştirmeyi hala savunabilmek; savunmak akıllı bir yol değildir.

   Gerçi bizde aslolan “peşkeş”tir ki o da ayrı bir mesele ama şu anda becerilmesi gereken; devletin güçlü kalabilmesidir. Kısa süre önce böyle değildi. Ama şimdi ne yazık ki böyle… Türkiye’nin (tek seçenek) müdahalesi ile kurumların kurtulması ve hantallıktan kurtarılıp çalıştırılması gerekir. Çalışanlar, maaş indirimini Kabul etmek zorundadır ayrıca… 

   Bizde, toplumsal bazı duyarlılıklar gereği Kıb-Tek, Telekomünikasyon, BRTK, DAÜ gibi kurumlara sahip çıkılması şu anda şarttır. Aslolan bu kurumlardan kurtulmak (peşkeşle kişisel kazanım elde etmek) değil; bu kurumlara personeliyle, gelirleriyle sahip çıkabilmektir.

   Türkiye başardı, sattı kurtuldu demeyin. Coğrafyası ve piyasası farklı… 

   Umut mu?

   Umut; Kıbrıs sorununun çözümüdür hala ve her şeye rağmen.

   Umut; elde kalan kurumlara sahip çıkmak; elden çıkarılanları da toparlayabilmektir.

   Umut; üç beş kişiyi zengin etmek ve yoksulları daha da yoksullaştırmak yerine; yeni çözüm felsefeleri geliştirmektir. Geliştirebilmektir. 

   Önce kendi kendimizi kandırmaktan vazgeçmektir bir de!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.