1. YAZARLAR

  2. Ferhat Atik

  3. Kendi topraklarında bir diaspora
Ferhat Atik

Ferhat Atik

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kendi topraklarında bir diaspora

A+A-

Pazartesi akşamı Betül Aslan’ın BRT Haber TV’deki programına milletvekili Afet Özcafer ve avukat Boysan Boyra ile birlikte konuktum. Olgun düşünce sahibi izleyiciler haricinde hiç izlenmediğimizi düşünüyorum.

Çünkü toplum; kavga eden, hakaretlerle birbirine saldıran kişilerin olduğu programlara kilitleniyor. Biz öyle yapmadık. Tartıştık, birbirimize katıldığımız ya da aynı düşünmediğimiz anlarımız oldu ama farklı perspektiflerden “medya ve mahremiyeti” birlikte konuştuk.

TV’de yeterince bunu anlattığım için usandım. Şimdi bu konuyu anlatmak değil amacım. Onu yine daha sonra paylaşırız.

Konum medya ile izleyici/dinleyici arasındaki yumurta-tavuk ilişkisi ve bu eksende toplum yapısı.

Medyayı suçlarız. Onun toplumun aynası olduğunu unutarak kötülüklerin temeli ilan ederiz. Bunu bir çok yerde ve konuda yaparız. Ama diğer yandan bir gazetenin ön sayfasında intihar eden bir insan cesetinin fotoğrafı olduğunda ya da feci bir trafik kazası fotoğrafı olduğunda hemen merakla alır, bu kavramın değerli bir şey olmasına katkı koyarız.

Sonra medya bunu artırır ve bu kez kızarız. Ama yine de alırız.

Şimdi; “bu nedenle bir gazete aldım mı?” ya da “böylesi etkenlerle ekran karşısından ayrılmadyıp kavgayı izlemeye koyuldum mu?” diye sorun kendinize. Soralım kendimize.

Yanıtımız “evet” ise bilin ki, kötü olanı değerli kılmaya katkı koyuyorsunuz. Yanıtınız “hayır” ise ve bunu bilinçli yapıyorsanız, doğrusunu yapmaktasınız.

Tabi bu soruların yanıtlarındaki dürüstlüğü de tartışmamız lazım. Çünkü toplumsal olarak geldiğimiz sonuç bu sorlardaki yanıtlarımızda dürüst olduğumuzu ortaya koymuyor.

Torpil düzeni, adam kayırma, çevreyi kirletme, kumarhanelere gitme, sürat yapma, kemer takmama, kural ihlalleri v.b. daha bir çok konuda her birimiz dürüst müyüz?

Yoksa “ben hariç, bu sistem düzelsin” diyenlerden miyiz?

Farkedeceksiniz ki bir çoğumuz hem bunları yapan, bunlardan faydalanan, hem de şikayet eden taraftayız.

Toplumun çoğunluğu böyle olmasa durumumuz neden bu noktalara dayansın ki? Bizler klasik bir ifade ile “değişime kendimizden başlamazsak” değişimin parçası olamayız. Ancak birileri bizi değiştirir ve biz de kahve köşelerinde dert anlatan, rakı masalarında memleket kurtaran, kendi topraklarında bir diaspora oluruz!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.