1. YAZARLAR

  2. Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

  3. Kentliyim, Kentlisin, Kentli
Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

Bana Sorarsanız...
Yazarın Tüm Yazıları >

Kentliyim, Kentlisin, Kentli

A+A-

Her seçim dönemi halk iktidara gelir. Sözler verilir. Siyasetçi vatandaşa, vatandaşda siyasetçiye vaatlerde bulunur. Seçim sandığına giden vatandaş çok önemli bir şey yapar. Kendini yönetme hakkını verir siyasetçiye. Ve demokrasinin beşiği kentler. Halka en yakın yönetim biri olan yerel yönetimler. Her sabah günaydınlaştığınız insanlara oy vermek güzeldir. Sevdiğiniz saydığınız insanların iktidarda olması, insanların kendilerini iktidarda hissetmesine neden olur. Büyük bir hava ile gidilir seçim sandıklarına ve oylar kullanılır. “Ben bu kenti/ülkeyi yönetiyorum” der seçilen vekiller ve başkanlar. Vatandaş ise, ben oy verdim de seçildin der. Bu oyun böyle gider. Demokrasi işte. İnsanoğlunun görüp görebileceği en iyi sistemlerden biri olma yolunda kesin adımlarla ilerlemektedir. Böylece, kentin yönetim sorunu çözülmüş oluyor. Seçenler ve seçilenler…

Gelelim kentin yapısına. Her kentin kendine özgü bir yapısı vardır. İslam’ın hakim olduğu bir kentte, hamam, cami, pazar yeri bulunur. Ülkenin, kentte yaşayan insanların kültürü, inançları kent yapısını etkisi altına alır. Kentin özellikleri bizlere, kentteki kültür mirasını hafifçe fısıldar. Kenttir kentlinin ihtiyaçlarını karşılayan. Ve küreselleşme ile kent ekonomileri yeniden yazıladı. Kentler, adeta birer ülkeymiş gibi muamele görmekte, yerel yöneticiler, devlet başkanı gibi antlaşmalar imzalamaktadırlar. Egemenlikler sorgulanmakta, uluslararası kuruluşlar yerel yönetimleri var gücüyle desteklemektedirler. “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı” iste tam da bu noktada en önemli yol haritalarındandır.

Ve biz kentliler, kapital düzenin yaratıcıları ve kullanıcılarıyız. Sömürü düzenini, çarpık düzenleri ne kadar eleştirebiliriz. Sistemi nasıl düzeltebiliriz. Kentte yaşam zordur. Üç katlı villalarda vardır, gecekondularda vardır. Lüks arabalar da vardır kentlerde, toplu taşıma araçları da. Ama biz kentlerde yaşamı severiz. Severiz neden mi? Bana sorarsanız köyde hiç yaşamadık da ondan. Mesela ben sabah kalkıp inekten süt sağmayı, öğlen ot toplamayı, akşamları erkenden yatmayı hiç bilmem. Bak hellim yapmayı, yoğurt mayalamayı bir de çörek ve hellimli yapmayı bilirim. O da evde elektrikli fırında. İşte anlayın ne durumda olduğumuzu. Sistemi eleştirmek kolay, düzeltmekse zordur. Düzeltmek için birlik ve beraberlik zorunludur. Kentli olarak övünmeye devam etmek isterseniz bunun bedelini de ödersiniz. Oyun kuralı bu. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.