Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

Bana Sorarsanız...
Yazarın Tüm Yazıları >

Kentsel Tüketim

A+A-

İnsanların tüketim alışkanlıklarını değiştirmeleri zordur. Bu durum yalnızca tüketim ile de sınırlı değildir. İnsanlar genel olarak hiçbir alışkanlığını kolay kolay bırakamazlar, değiştiremezler. Hani, “attan inip eşeğe binmek” isteyenlerin sayısı azdır ya işte burada da ayni durum mevcuttur. Aslında, insanlar daha iyi yaşam koşullarına geçerken hiç tereddüt etmeden alışkanlıklarından bir çırpıda vazgeçebilirler. Yani ilk söylediğimiz yargı tam olarak da doğru sayılmaz. Fakat nedenini çok iyi anlayabileceğimiz gibi bizler, yaşam koşullarımızın sürekli iyiye gitmesini ister, onun için uğraş veririz.

Kentsel alanlarda tüketim, bazen gereksinimlerin çok üzerine çıkabilmektedir. Özellikle kapitalist kentlerde tüketim alışkanlıkları insanların yaşamının gerektirdiği boyutların oldukça üzerindedir. Kent hayatı zorlukların yanında bizlere sonsuz kolaylıklarda sunmaktadır. Donmuş pizzalar, hazır salataların çok çok ötesinde gereksiz lüks harcamalar artık bizlere normal giderler olarak görülmektedir. Sistem ise bu durumdan oldukça memnundur. Halk, kazanılan paranın nereye gittiğini daha fark edemeden kent döngüsü içerisinde para eriyip gitmektedir. Bu durumdan halk da, kapital kent de şikâyetçi olmasa da, durumdan memnun olmayan çevre ve kaynakları kendini sürekli ifade etmeye çalışmaktadır. Ağaçların kendi haklarını koruma hakkı ne yazık ki bulunmamaktadır. Bunun gibi tüm çevresel kaynaklar kendi haklarını koruyamamaktadır. İnsanlar çevre haklarını ne kadar koruya bilirse, çevre hakları ancak o kadar korunabilmektedir. İşte tam da bu noktada, kentsel tüketim ihtiyaçları, insanların çevre haklarını tam olarak koruyabilmesi önünde büyük bir engel olarak bulunmaktadır.

Kent, her şeyi tüketmenin en güzel mekânıdır. Çevreyi kentlerde tüketmek konusunda oldukça başarılıyız. Toplumsal ilişkilerimizi de kentlerde tüketmiyor muyuz? Böylece kentli bireyler olarak tek başımıza yaşamaktayız. Kente geldik, kentli olduk da ne oldu kadına şiddet mi azaldı? Daha çok ketli olduk daha çok ürettik de zengin mi olduk? Daha mı az hasta olduk? Daha çok mu güldük, daha az mı ağladık?

Bana sorarsanız, sorunu mekânda değil de insanda aramalı, tüketimi ihtiyaçlar doğrultusunda yapmalı. Hangi sistemde yaşarsak yaşayalım, önce insan olalım ayni zamanda da çevreye sahip çıkalım. Yoksa biz ona sahip çıkmazsak o da bize sahip çıkmayacak bizi kucaklamayacaktır. Doğa ile de savaş yapabilecek bir güçte olmadığımıza göre, denge kurmak en iyisi görülmektedir. İşte o da bizim elimizdedir. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.