1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Keşke herkes işini hakkıyla yapsa da başkasına sıra kalmasa
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Keşke herkes işini hakkıyla yapsa da başkasına sıra kalmasa

A+A-

Bizim Serhat İncirli, ikidir hekimlerin gazete yazısı yazmasına feveran ediyor! “Herkes” diyor, “kendi işini yapsın! İngiltere’de böyle şey, olmaz!”  Acaba?! Türk tarih yazımında bir ekol olan Rıza Nur, hekimdir örneğin! Felsefe tarihi konusunda en yetkin yazar olan ve “Feylesof” diye anılan Rıza Teyfik de hekimdir… Cenap Şahabettin de üniversitede edebiyat hocası idi ama Tıp Fakültesi mezunuydu! Anton Çehov da bir hekimdi,   Ché Guavera da…

Pardon ama, hiçbir hekimin, kendine “gazeteci” denilmesine ihtiyacı yoktur! Unvanı, kendine yeter… İzninizle Serhat’ın meslektaşlarıdır, “gazeteci yazar”, “araştırmacı yazar” diye kategoriler yaratan! Sanki araştırmadan yazmak, ya da yazmadan araştırmak, mümkünmüş gibi… “Bir defa haber yazmadılar”, (çok yazdık, bir gazeteyi doldurduğumuz oldu), “yellenir gibi yazarlar”, “ kitapları var ama yazar bile değiller” (mealen)! Diyor! Gazete patronlarının ahbabı olduğumuzdan, bize lütfen sütun veriyorlarmış! Oysa kendisi bilir, beleş sayfa doldurmak için, eli kalem tutan herkesin peşinde kimlerin koşturduğunu… Bizi beğenmiyor, olabilir! Serhat’ı  kıracağıma, kalemi kırar, bu işten vaz geçerdim ama beğenenler de var…

Rahmetli Prof. Bakır Çağlar, “blues notaları gibi” yazdığımı söyler meselâ bir makalesinde! Türkiye Gazeteciler Cemiyeti gazetesinde hem de! Prof. Orhan Koloğlu da “Keşke zamanını tıpta harcamasa” dediydi. ( Tarih ve Toplum Dergisi sayı 209 s.55) Türkiye Basın Yayın Genel Müdürlüğü yaptı! Bu işten Serhat kadar olsun, anlar herhalde… Bunlarla aynı meşrepteniz diyelim,  İrfan Ülkü de Kıbrıslı Türkler hakkındaki en ciddi ve “tek” bilimsel eseri benim yazdığımı iddia etti! ( Ortadoğu Gazetesi. 22.04.2005) Haşa, tabii…

Adamın biri, internette arkadaşına şöyle yazmış:

“… Benim beynimi Çetin Altan, Mete Tunçay, İlber Ortaylı, Ahmet Cevdet Paşa, Şerif Mardin, Stephanos Yerasimos, Hüseyin Hatemi, Paul Wittek, Halil İnalcık, Taner Timur, Şükrü Hanioğlu, Feroz Ahmad, Süleyman Zaim, Cemil Koçak, Zafer Toprak, François Georgeon, Muzaffer Şerif, Engin Ardıç, Nazım Beratlı, Fikret Başkaya, Ahmet Yüksel Özemre, Cemil Ertem, Sami Selçuk ve saire uyarırırken…” http://www.pollemik.com/polemik_oku.asp?yorum=1435718  Çok tevazuu her zaman iyi değildir ama… Estağfurullah, yani!

Bunlar da beğeniyorlar. Yazık günahtır, sadece bu gibi “İngiltere görmemiş medeniyetsizleri”, memnun etsek, sevap değil mi?

Zamanını,  arkadaşlarına “mi” ne vakit ayrı, hangi durumda bitişik yazılır öğreterek harcasa, büyük bir hizmet olurdu… “De”yi de anlatabilirse, ne mutlu! “Muhattab” yazıp, Türkçe’nin prostatını her gün yoklamasalar!  İngiltere’de, İngilizce imlâ bilmeyene, haber değil, mektup bile yazdırmazlar! Yaniya…

Henry Miller’den iyi kaptı o osuruk meselesini (Seksus) ama adam, gazetecilik okumadı! Belirtmeden, alıntı yaptığı adam, mektepsiz!  Hemingway de…  Jack London da! Mark Twain de!  Oysa gazeteciliği bunlar kurdu! Amerika’da da “olabiliyor” demek!

Marx, ekonomistti ama gazete köşe yazıları ile geçinirdi… Almanya’da da “olur”du demek!

George Bernard Shaw da hem eğitimsizdir, hem yazar ve hem de “gazeteci”! Bir da üstünden, hem Nobel hem de Oscar kazanan tek insandır! Doksanında bile yazardı… Utanma yok adamda…  Serhat’ın gözünden kaçmış!

Lise edebiyat öğretmenimize, ahbabımız olan gazete sahiplerine ve Ahmet Altan’a bizi havale etmeden, keşke biraz düşünseydi!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.