1. YAZARLAR

  2. Anıl Kaya

  3. Kıbrıs Beyaz Sarayın ajandasında
Anıl Kaya

Anıl Kaya

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıbrıs Beyaz Sarayın ajandasında

A+A-

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Kıbrıs’a gerçekleştirmiş olduğu ziyaret  tarihi bir ziyarettir.
Biden’ın bu tarihi ziyaretinde kendisiyle görüşme fırsatı yakalayanlardan biri de ben oldum. Sivil Toplum Liderleri için verdiği resepsiyona katılarak söylediklerini can kulağıyla dinledim.

Biden konuşmasını yaparken vücut dilini, verdiği örnekleri oldukça etkileyici ve samimi buldum.
Biden "Barışı liderler değil, halklar gerçekleştirir" "barış özveri gerektirir, çaba gerektirir, insanların kalplerinde yeşermesi gerekir" "biz iyisiyle kötüsüyle buradayız ama bir şeyleri empoze etmeye gelmedik ve edemeyiz, çözüm sizin elinizde biz desteklemeye, yardım etmeye hazırız sadece" mesajlarını verdi.

Resepsiyonda kendisine gerek sözlü gerek yazılı olarak barış umudumuzu, halkımızın ve çocuklarımızın Dünyada hak ettikleri yerlerini almalarını dilediğimizi ifade ettim.
 
ABD kolları sıvamış görünüyor

Biden’in adamıza indiği andan itibaren açıklamaları ve gerçekleştirdiği görüşmelerle ilgi pek çok şey söylenebilir.

Şimdilik Rum lider Anastasiadis’in çok kolay skor vermeyeceğini söylemekle yetiniyorum.

Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yatakları, Müzakere süreci, Maraş, Güven Yaratıcı Önlemler, Suriye konuları ziyaretin öne çıkan konuları oldu.

ABD’nin Kıbrıs konusuna ilgisi ‘Ortak Metin’ öncesinden beri hissedilmekte ve görülmektedir.
Özellikle Biden’ın Kıbrıs’ı ziyareti öncesinde ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin adaya gelebileceğinin duyurulması ABD’nin Kıbrıs’a olan ilgisinin spontane değil bir sistematik içerisinde olduğunun göstergesidir.

Kısaca ABD Kıbrıs için kolları sıvadı diyebiliriz.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama 2. ve son döneminde daha cesur adımlar atarak iz bırakmak isteyebilir.

Beyaz Sarayın ve Başkan Obama’nın dış politika ajandasında  Kıbrıs konusunun yer alması bu bağlamda çok önemlidir.
 
Çözümsüzlük en çok Kıbrıslı Türklere kaybettirdi

Kıbrıs konusunda taraflardan en mağdur durumda olan bizleriz.

Uluslararası hukukun ve uluslararası toplumun yarım asırdan beri dışında yaşamak zorunda kalmamız ekonomik, sosyal ve siyasal alanda ağır bedeller ödememize neden olmuştur.

Birleşmiş Milletlerin Kıbrıs’a gelişinden bugüne elli yıl, Annan Planı referandumundan ise on yıl geçmiştir.

Şimdi liderlerin mutabakata varmış olduğu ‘Ortak Metin’le birlikte umutların arttığı bir dönemdeyiz.

Yeni dönemde ‘doğal gazın’  Annan Planı döneminde  gündemde olmayan ve ekonomik anlamda süreci olumlu yönde etkileyen yeni bir unsur olduğu kesin.

Adanın hem güney hem de kuzeyinde ekonomik tıkanıklık yaşanmaktadır.

Coğrafi gerçekleri göz ardı eden politika hem pahalı hem de gerçekçi olmaktan uzaktır.

Doğal gaz Kıbrıs konusunun çözümünü, Kıbrıs konusunun çözümü Kıbrıs-Türkiye-Yunanistan arasındaki durumun normalleşmesine ve ABD, İsrail iş birliği ile bölgede istikrara işaret edenlerin sayısı hiç de az değil.
 
Barışa ihtiyaç vardır

Kıbrıs konusunun çözümsüzlüğünü çocuklarımıza miras bırakamayız.

Bu bizlerin omuzlarındaki ağır bir yük ve sorumluluktur.

Kıbrıs’ta kazan-kazan esasına dayalı bir çözümün bölgede domino etkisi yaratacağına inanıyorum.

Hem Kıbrısımızın hem de Dünyamızın bulunacak barışa ve bir başarı öyküsüne ihtiyacı vardır.

Bu topraklarda yaşayan insanlar olarak Kıbrıs konusunun çözülmesinde ve geleceğimizin şekillenmesinde bu son derece hassas ve kırılgan sürecin bir parçası olarak pozitif katkı yapmalıyız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.