1. HABERLER

  2. RUM BASINI

  3. Kıbrıs için yeni bir güvenlik çerçevesi
Kıbrıs için yeni bir güvenlik çerçevesi

Kıbrıs için yeni bir güvenlik çerçevesi

Garantiler ve güvenlik konusunda bir süredir –iki toplumun, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin bilinen tezleri temelinde- Kıbrıs için yeni bir güvenlik çerçevesi şekillendirilmekte olan yoğun bir perde gerisi yaşandığı haber verildi.

A+A-

Nihai görüşmesi garantör güçler düzeyine yapılacak garantiler ve güvenlik konusunda bir süredir –iki toplumun, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin bilinen tezleri temelinde-  Kıbrıs için yeni bir güvenlik çerçevesi şekillendirilmekte olan yoğun bir perde gerisi yaşandığı haber verildi.

Politis’te “Kıbrıs İçin Yeni Güvenlik Çerçevesi… Garantilerin Tasfiyesi İçin Verimli Diyalog Yürütülüyor” başlığıyla manşete çekilen haberde, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Kasım ayındaki yoğunlaştırılmış görüşmelerinde garantiler ve güvenlik konularına, fikirler ve muhtemel formüllerle, derinine girmeden dokunduklarını yazdı.

Şekillendirilmekte olan çerçevenin iç istikrarın sağlanması için Avrupa müktesebatını ve muhtemelen Lizbon Sözleşmesi’nin 42’nci maddesini değerlendirdiği haber verildi.

Konunun Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov ile ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin aklında bulunduğu ve adayı ziyaretleri sırasında görüşüleceğini belirtildi.

Habere göre, Sergei Lavrov’un gündeminde, yeniden birleşmiş devletin güvenliğinin Güvenlik Konseyi tarafından garanti edilmesine Rusya’nın yapabileceği yardım konusu da bulunuyor. Kerry’nin ise çözümün ekonomik yönünü ve hayata geçirilmesinin bir defaya mahsus finanse edilmesi konularını görüşmesi; ABD’nin, mülkiyetteki mali tazminatları karşılayacak fona yardım ederek yatırım fonları bulma çabasına katılarak katkı koyması bekleniyor.

“TÜRK YETKİLİLER, 60 GARANTİLERİNİN KALAMAYACAĞINI VE ASKERİ BOYUT OLAMAYACAĞINI TESLİM ETTİ”

Gazete özetle şu detayları verdi:

“Görüşme sırasında Türk tarafından, sadece Kıbrıs Türk oluşturucu eyaletinin Türkiye tarafından garanti edilmesi fikri işitildi. Bu, Kıbrıs Rum tarafının, malum nedenlerle kabul etmediği bir şeydir.

Güvenilir diplomatik bir kaynak Türk yetkililerin, güvenlik çerçevesinin 1960’lı yıllardaki statüsünde kalamayacağını ve bu çerçevenin askeri boyutunun olamayacağını teslim ettiğini söyledi.

Tarafların Duruşu: Kıbrıs Rum tarafı, ilkesel ve iç politika nedenleriyle, yeniden birleşmiş federal Kıbrıs’ın güvenliğinin üçüncü ülkeler tarafından garanti edilemeyeceği ısrarından başlıyor. Garantilerle ilgili kamuoyuna yönelik açıklamalar, özellikle de Yunanistan’ın garantörlük rolünü açıkça reddettiği açıklaması Türkiye’yi rahatsız ediyor. Üs topraklarını kullanmaya devam edeceğini kastederek, çerçeve değişikliğinden rahatsız olmadığını söylemekle yetinen İngiltere’nin tavrı da dikkat çekicidir. Öte yandan Kıbrıs Türk tarafı –bir kez de Kıbrıslı Türk liderinin sözcüsünün aleni açıklamasıyla- garantilerin tabu olmadı işaretini verdi.

“AVRUPA MÜKTESEBATI ETNİK AZINLIK GRUPLARINI KORUYOR…”

Yeni Çerçeve: Güvenlik konusu, nelerin kimler tarafından güvence atına alınması gerektiği sorusuna cevap vermeye başladığımızda çözülebilir olacak.  Özellikle Kıbrıslı Türklerin, haklarının ve varlıklarının çoğunluk tarafından ihlal edilmesinden korunma endişelerine; etnik azınlık gruplarının korunmasını güvence altına alan Avrupa müktesebatı ve kurulduğu günden beridir içinde iç çatışma çıkmasını  istemeyen AB tarihi cevap veriyor.

“KATILIMIN YÜZDE 50-50 OLACAĞI KÜÇÜK BİR FEDERAL ORDU VE FEDERAL POLİS ÖRGÜTÜ”

Uygulama düzeyinde görüşülen, katılım oranının yüzde 50- yüzde 50’ye kadar olacağı küçük bir federal  ordu ve federal polis örgütü olması da federal devletin kendisini Kıbrıslı Türklerin garantörü haline getiriyor.

Garantilerin dış boyutu, Kıbrıslı Rumları ve Kıbrıslı Türkleri, geniş ölçekte de yeniden birleşmiş federal Kıbrıs’ın bağımsızlığını Türkiye’den kimin koruyacağı sorusuna verilecek cevapla alakalıdır. Burada cevap,  gerek üye ülkelerin, ‘silahlı saldırı kurbanı’ (aggression) olan ortağa yardım etme yükümlülüğünü öngören Lizbon Sözleşmesi’nin 42’nci maddesiyle, gerekse garantilerin geçici de olsa Güvenlik Konseyi tarafından sağlanması çabasıyla ilgilidir.

Başkan Anastasiadis’in Lavrov ile görüşmesi bu açıdan merakla bekleniyor. Bu önerinin Rusya tarafından –Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova’nın Politis’e verdiği mülakatta- geldiğini hatırlatalım.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.