1. YAZARLAR

  2. Sefa Karahasan

  3. Kıbrıs Türk toplumuna entegre olmak zorundayız
Sefa Karahasan

Sefa Karahasan

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıbrıs Türk toplumuna entegre olmak zorundayız

A+A-

Ada’da bulunan ‘bazı’ Türkiyeli derneklerin kapatılması yönünde yazdığım yazıyı “ısrarla” anlamak istemeyenler var.

Kafalarına göre yorumlayanlar ve ‘akıllarınca’ bana saldırtmak amacıyla insanları ‘taciz’ edenler var!

Önceki gün bir telefon alıyorum.

Yazıma destek veren ‘Türkiyeli’ dernek üyesi kişi, kendisinden ‘bu düşünceyi’ eleştirmesi için görüş istendiğini anlatıyor.

Bunun gibi onlarcası var!

Benim neden Türkiyeli derneklerin derhal kapatılmasını istememi anlayacak kadar ‘olgunlaşmamış’ çevrelerin tepkilerini de ‘demokrasinin’ bir gereği olarak kabul ediyorum.

Bu çevreler, beni “Türkiyeliler düşmanı” ilan edecek kadar ‘ileri’ gitme acizliğine de düşüyor!

Aldırmıyorum!

Yazdıklarımın doğruluğunu “biliyorum…”

Bakın, ben bu ülkede yaşayan Türkiyeli KKTC vatandaşlarının ‘asimile’ olmasını istemiyorum!

Birincisi bunu anlamıyorlar!

Ben ‘Kıbrıs Türk toplumuna entegre olun’ diyorum.

Bunu da belirtirken, örneğin, “Giresunlular Derneği” değil de neden “Giresunlular Kültür Derneği” olmasın diyorum!

Arada önemli bir ayrıntı var.

Karşınızdaki Kıbrıslı Türke “Giresunlular Derneği” derseniz başka, “Giresunlular Kültür Derneği” derseniz başka olur!

Bir de bunu eleştirirken, nasıl ‘akademik’ yaklaşımsa, “Yabancı devletlerin de dernekleri var” eleştirisi yapılıyor!

Var!

Doğru!

Ama mesela, “Fransızlar, Almanlar, Romalılar” derneği yok!

Fransız, Alman Kültür Dernekleri var!

Zaten sıkıntıda aradaki “kültürü” anlamayacak olanlarda çıkıyor.

Ayrıca bu ülkede hala ‘göçmenler derneği’ olamaz!

Kıbrıs’ta kendisini ‘göçmen hisseden’ varsa yaşamamalıdır.

Bu toplumun arasında, ayrımcılığın en başı çekenidir bunlar!

Bir insan neden hala ‘göçmenim’ der de, ‘KKTC yurttaşıyım’ demeyi zul sayar!

Yazdığım yazdığı asla ‘boş’ yazılmadı!

Bunun yanında; uzunca bekledim, tepkileri göreyim diye!

Bu yazıyı kaleme almak için.

Bakın!

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Almanya’da neler söylemiş, “Almanya’da yaşayan Türkiyeli
Alman vatandaşlarına…”

Erdoğan Almanya'da Düsseldorf'ta toplanan 10 bin Türke seslendi.

Geçtiğimiz yıl.

Mart ayında!

Yazımı destekleyen çok önemli cümleler kullandı Sayın Başbakan.

Haberlerden alıntı yapıyorum; (…) Başbakan Erdoğan, Türklere "Yaşadığınız topluma entegre olun" dedi, ancak asimilasyona yine karşı çıktı(…) (…) Biz şu öz eleştiriyi mutlaka ve mutlaka yapacağız, yapmak durumundayız" diyen Erdoğan, "...1961'de buraya gelen, Almanya'ya çalışmak için gelen kardeşlerimizden bazıları, büyük şehri ilk kez burada gördüler. Bir korunma iç güdüsüyle hareket ettiler ve adeta Türkiye'deki köy atmosferini burada kurmak istediler. Bugün biz artık bunu yaşatamayız.

Almanya'nın da, Türkiye'nin de, Türkiye köylerinin de köklü şekilde değiştiği bir süreçte, 1960'lara takılıp kalamayız. Herkes Almanca öğrensin istiyorum. Çocuklarımız Almanca öğrensin istiyorum. Önce Türkçe'yi iyi öğrensin istiyorum. En iyi eğitimi görsün, üniversite okusun, master, doktora yapsın istiyorum.

Almanya'da her kademede, idari görevlerde, siyasette, sivil örgütlenmelerde Türkler de yer alsın, görev alsın istiyorum(…) Ailelerimizden şunu rica ediyorum; entegrasyona evet. Muhakkak Alman toplumuna entegre olacaksınız ama asimilasyona hayır. Bu, evrensel değerlerden geliyor, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinden geliyor.

Benim şahsımdan kaynaklanmıyor. Hiç kimse azınlıkların hukukunu görmemezlikten gelemez. Ama entegrasyon noktasında da bulunduğumuz topluma muhakkak entegre olmalıyız. Bu, bizim huzurumuz için de gerekli, o toplumun huzuru için de gerekli. Fakat asimilasyona gelince kimse ama kimse bizi kültürümüzden koparamaz, kendi medeniyetimizden koparamaz. Buna kimsenin hakkı yok. Olayın aslı budur.''

Ben de yazımda ‘asimile’ olmadan ‘entegre olalım’ dedim!

Bunun için ‘bazı’ derneklerin mutlaka kapatılmasını istedim!

Ki hala sözümün arkasındayım!

Eğer birileri bunun tam aksini iddia ediyorsa, çıksın görüşlerini ortaya koysun!

Bu ülkede 40 yıldır entegre olmayanların ‘gerekçesini’ açıklasın!

Bu ülkede neden ‘bölgeselcilik’ çağrıştıran dernek kurulduğunu açıklasın!

Ve bu derneklerin seçimlerdeki faaliyetlerinden bahsetsin!

Bu dernekleri ‘siyasi’ ve ‘farklı amaçlarla’ kullananları ifşa etsin!

Bıraksınlar sırf muhalefet olsun diye konuşmayı!

Kıbrıs Türk toplumu ile entegre olan bir Türkiyeli KKTC vatandaşı mı daha kazançlıdır, yoksa hala ‘göçmen’ veya ‘bölge’ ‘il’ derneklerini savunanlar mı?

Sayın Erdoğan’ın dediği gibi, “(…) kimse ama kimse bizi kültürümüzden koparamaz, kendi medeniyetimizden koparamaz(…)

Bunun bilinci ile yaşadığımız topluma entegre olmak neden bu kadar zor olsun?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.