1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Kıbrıs üzerinde Türk ve İngiliz uçakları çatışır mı?
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıbrıs üzerinde Türk ve İngiliz uçakları çatışır mı?

A+A-

İki gündür, basında yer alan bir habere göre, Kıbrıs üzerinde Türk ve İngiliz uçaklarının çatışmasına, ramak kalmış! Rus ve Rum kaynaklarının ısrarla verdikleri bu habere göre, mesele, “Türkiye’nin kontrol ettiği” Kuzey Kıbrıs Hava Sahasının, İngiliz uçaklarınca ihlâl edilmesi üzerine, İncirlik’ten kalkan iki F-16’nın, engelleme yapması üzerine ortaya çıkmış!

Aslında bu haberi, iki gün önce İngilizce bir haber portalında da görmüş, ama İngiltere’nin yalanlaması üzerine, çok ciddiye almamıştım.

Kıbrıs Hava Sahası, çok netameli ve karışık bir konudur. 2. Dünya Savaşı sonrasında, Doğu Akdeniz Hava Sahası’nda kontrolün kime ait olacağı tartışılırken, o zamanki Türkiye Hükümeti’nin maddi sıkıntılarını bahane ederek, bu yetkiyi İngiltere’ye bıraktığı, bilinen bir gerçektir. Bu düzenleme sonunda, Mısır’dan nerdeyse Mersin’e kadar olan hava sahası, İngiltere kontrolüne verildi. İngiltere de bütün bu hava sahasını, Lefkoşa Hava Alanı’ndan yönetmeye başladı. O zamanlar henüz hava taşımacılığı bugünkü düzeyde değildi. Gün gele bu hava koridoru, Avrupa ile bütün Uzak Asya arasındaki uçuşların merkezi haline geldi. Bütün bu uçuşlar Kıbrıs üzerinden geçip, Lefkoşa Hava Alanı kulesinden yönetilir oldu.

Bu arada, İngiltere Kıbrıs’tan ayrıldı… Hava Sahası kontrol yetkisini de Kıbrıs Cumhuriyeti’ne bıraktı! Ancak, İngiliz bizden çok daha “uyanık” olduğundan, hem Lefkoşa Hava Alanı’nda kendi egemenliğinde bir bölümü ve hem de Kıbrıs Hava Sahası üzerindeki uçuş haklarını garanti altına alacak önlemleri ihmal etmedi. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Anlaşması ve Ekleri’ne bir göz atmak, bunu görmemize yetiyor! Anlaşmada, adada muhafaza edilecek egemen İngiliz toprakları, eğitim sahaları, uçak eğitim alanları ve serbestçe kullanılacak hava koridorlarını gösteren bir de harita var! Altında da Türkiye, B.Britanya, Yunanistan Krallığı ve her iki Kıbrıslı Toplumun imzaları! Uluslar arası Hukuk ve Havacılık Kuralları çerçevesinde, Kıbrıs Hava Sahası, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin egemenliğindedir ama İngiliz uçakları, hariç!

Askeri uçuşlar açısından durum budur… Çünkü herhangi bir uluslar arası uyuşmazlıkta, o konuda yapılan en son anlaşma kuralları geçerlidir. Ve 1960’tan sonra bu konuda herhangi bir başka anlaşma yapılmış, değildir.

Sivil uçuşlara gelince:

Bü gün sivil havacılık, uluslararası hava trafiğini düzenleyen, 1944 tarihli Chicago Konvansiyonu’na göre yürütülür.  Kıbrıs Cumhuriyeti, henüz Türkler de devlette temsil edilmekteyken, 1962’de Chicago Konvansiyonu’na taraf olmuş, sonradan buna itiraz eden de olmamıştır. Söz konusu konvansiyon, devletlerin egemenliklerinin, ülke üstündeki hava sahalarına da etkin olduğunu ve bu alanlardan geçmek ya da bu bölgelere sefer yapabilmek için, ilgili devletin izninin gerektiğini, karar altına alır…  Chicago Konvansiyonu, “savaş halinde bile bu kuralların geçerli olduğunu” karar altına almış, “askeri işgal”in bile bunu değiştirmeyeceğini vurgulamıştır! . Chicago’nun tamamlayıcısı olan Viyana Konvansiyonu’nda da bu gibi durumlara çare üreten bir düzenleme, yoktur. Dünyada sivil havacılığı yöneten Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu (ICAO) bu kurallarla çalışmaktadır.

Bu kurallara göre, KKTC tanınmadığı sürece, Kıbrıs Hava sahası veya toprağına sefer yapmak ya da bu sahadan geçmek için, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin, izni gerekir!

Ne var ki 1974 yılında “Kıbrıs Cumhuriyeti” bölündü! Kuzey’de ayrı bir otorite meydana çıktı! Ercan’da bir başka kule, kuzeyin hava sahasını fiilen kontrol etmeye başladı. İngiltere’yi ve uçaklarını bir yana bırakın, Uzak Doğu Seferi yapan uçaklar, kendi emniyetleri bakımından bu kuleyi de dikkate almaya başladılar ama her zaman için asıl muhataplarının “ Kıbrıs Cumhuriyeti” olduğunu, bu güne kadar unutmuş değiller. Çünkü kurallar değişmiş değil…

Öte yandan, bu gibi durumlarda; tartışmalı bölgelerde yaşayan insanların, hakları gündeme geliyor. Sorun devam ettiği müddetçe, o insanlar sivil havacılıktan yararlanmayacaklar mı? Bunu aşmanın yolu da vardır… Dünyada sivil taşımacılık yapan havayolu şirketlerinin üst kuruluşu olan, merkezi Kanada’da bulunan IATA vasıtasıyla aşılır bu gibi durumlar ama konumuz o değil…

Konu ettiğimiz habere geri dönersek, İkinci Dünya Savaşı sonunda, o günün koşullarına göre İngiltere’ye bırakıldı diye, bütün Doğu Akdeniz Hava Sahası’nın, bugün fiilen Kıbrıs Elen Cumhuriyeti haline gelmiş bir yönetim tarafından kontrol edilmesi, hak mıdır?

Sanırım Türkiye’yi yönetenlerin itirazı da tam bu noktadadır. Mesele gelip, Kıbrıs üstünde İngiliz uçakları ile çatışmak olamaz! Ama “biz de buradayız” demenin Türkçe’sidir, söz konusu haberin altında yatan…

Ancak, mevcut anlaşmalar, yeni bir dizi anlaşma ile değiştirilmeden, bu sorun da çözülemez…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.