1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Kıbrısımızda haybeden insan manzaraları
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıbrısımızda haybeden insan manzaraları

A+A-

İstanbul’ un taşının toprağının altın olduğu devirlerdeydi. Anadolu’nun bağrından trenle kopup gelen vatandaşlar, Haydarpaşa garında inince ilk iş, garın büyük saatine bakarlardı. Sonra da ona göre kendi saatlerini düzeltirlerdi.

Anadolu’nun saf ve iyi niyetli çocuğunu saatini düzeltmekle meşgulken gören İstanbul’un kaytan bıyıklı delikanlısı gelir ve selam verirdi. “Hoş geldin, nereden geldin?” sohbetinden sonra saatin sahibinin kendisi olduğunu, saate bakma parası vermesi gerektiğini söylerdi. Taşı toprağı altın olan İstanbul’un elbet bir bedeli olmalıydı.

Ağzı iyi laf yapan bu şehirli çocuk da doğru söylüyordu herhalde; “Al o zaman gardaş hakkını!” Dolandırıcılık tarihinde Sülün Osman adıyla nam salan bu İstanbullu genç yıllarca insanları dolandırmış; kimine Galata Kulesi’ni, kimine köprüyü satmıştı. Kiminden de şehir meydanındaki saate bakma parası
almıştı.

Yeşilçam'da bu türden dolandırıcılık filmleri çok çevrildi. Bizde de Tolgay Tarıman, Osman Alkaş ve Erol Refikoğlu'nun yazdığı, yönettiği, oynadığı kısa filmler, parodiler var. Hep gülüyoruz. Fakat artık gülemeyeceğiz.

Başınıza gelenlee ve sizin canınızı acıtanlar komik olmaz değil mi?

Daha bir iki gün önce Karpaz'da sahte bir diş hekimliği vakası yaşanmıştı. Hafta sonu da sahte ve kaçak diş protezi yapımında kullanılan malzemeler bulunmuş.
Haydi yine gülelim!
Yok!
Bu ne parodi, ne skeç, ne sinema, ne de tiyatro.
Ne Anadolu'da, ne de Afrika'dasınız. Kıbrıs bile değil, Kuzey Kıbrısta'sınız.

***
Kuzey Kıbrıs'ta cehalet yok!
Okur yazarlık oranını geçtik, üniversite mezuniyeti oranı inanılmaz yüksek diyorlar.  Hoş hiç bir istatistikten haberimiz olmadığı gibi, nüfus sayım sonuçlarının hesabını bile tutturabilmiş değiliz ya...
Yine de bir doktoru, bir diş teknisyenini tanımayıp, kolaylıkla aldanıyoruz galiba.
Bu iş uyuşturucu değil, gizli bir iş değil ki; eli mahkum gidip gizlilik içinde hizmet veya mal alacağınız!
Ama her nedense yine de Kemal Sunal'ın Doktor Civanım filmini aratmayan hikayeler yaşanıyor.

***

Dolandırıcılık!

Almış başını gidiyor.

Dolandırıcılık  nedir?

"Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamaktır."

Şimdi bi bakalım ülkemizde ne türden dolandırıcılıklar yapılıyor:

*Dinî inanç ve duygular istismar ediliyor. Falcılar, hocalar, dini vakıf görüntüsü içindeki yerlerin sayısının artmasını beklediğimi ve insanları dini duyguları ve inançları üzerinden istismar eden kişilerin sayısının artmasını beklediğimi söylersem , benimle aynı görüş ve düşüncede olan insan sayısını tahmin etmek zor olmaz herhalde!

*Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlan kişiler de türedi memlekette artık. KKTC yurttaşlığı dağıtacağını söyleyerek insanlardan para alan ve sırra kadem basan şebekeleri hepimiz biliyoruz...

*Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlan dolandırıcılara ne demeli? Yaşlı kişileri, engelli kişileri cinsel tacize kadar, tecavüze kadar varan istismarlarda mağdur eden, yaralayan, öldürenlere ne demeli?

*Kamu kurum ve kuruluşlarında işleri kolaylaştıracağını söyleyen iş takipçilerini takip eden var mı? Bu konuda şikayeti bulunan kişi, şirket ve kurumların polisteki şikayetlerinden haberi olan var mı? Merak ediyoruz?

*Dernekler kurarak, gelir ve bağış toplayan ve topladıkları bağışları nerelerde kullandığının hesabı sorulmayın kişilere ne demeli.?Kişisel menfaatleri için peşine masum kişileri takarak baskı unsuru oluşturan dernek ve örgütlerin sayısı biliniyor mu?

*Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına işlem yapan ve yaptıran, hatta aralarında siyasi  kişilerin de bulunduğu söylenen şebekeler hasır altı ediliyor. Buna ne demeli? Lefkoşa Belediyesi ne zaman aklanacak mesela?

*Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanarak döndürülen işlerden haberi olmayan kaldı mı?

*Basın ve yayın araçlarının dolandırıcılıklara ne kadar alet edilebildiğini ya da bilerek alet olduğunun takibini kimler yapabiliyor? Basın veya yayın hakkının sağladığı ayrıcalıkları kişisel menfaatlerine kullanan kişilerin takibini yapan, meslek etiği açısından gerekli yaptırımları sağlayan yasal veya kurumsal çalışmalar ne durumda?

*Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında yaşananlara ilgili kontrollerin takibi yeterince yapılabiliyor mu?

*Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanmakta olanların cezaları veriliyor mu? Üç kuruşa aldığını 100 kuruşa satanlara kim bakıyor? Kasapta satılan etin, manavda satılan sebzenin, TC gümrük kapılarından geri çevrilen portakalların iç piyasada satışından ve halk sağlığının bundan gördüğü zarardan toplumu kurtarmanın peşine düşen var mı?

*Bankalardan alınan kredilerin misli misli fazlasıyla tahsil edilmesinin suç olduğunu bas bas bağıran hukukçulara rağmen konuyu gündemine almayanların dolandırıcılığa ortaklık ettiğini söylersem topa tutulacağım bir memleket değil mi bizimkisi?

*Sigorta şirketlerine yıllarca prim ödeyip ilk ihtiyaç duyduğunuzda, bir yolunu bulup size ödeme yapmamalarına ne demeli?

Hırsızlık, yan kesicilik ve daha kimbilir hangileri, kaçı bini...

***

Dedim ya eskiden komedi filmlerinde izlediğimiz ve güldüklerimizden bunlar... Artık gerçekliklerimiz.
Sağlık meselesine kadargelip dünyamıza girdiyse bu türden dolandırıcılar, sosyal ve kültürel yapımızın geçirdiği dönüşümü tartışmakta çok geç kaldığımızın, devletimizin güvenliğimizi korumakta yetersiz kaldığının tescili yapılmıştır demekte hatalı sayılmayız herhalde...

***

Hadi artık! Gemisini kurtaran kaptandır!

Bildiğiniz yöntemlerle hayatta kalmaya çalışmak için , orman kanunlarını uygulayın.

Dede emri versin, namus davasını kendi kurallarınıza göre çözün.

Alacak vereceği, gecenin karanlığında ruhsatsız silahınızla hallediverin.

Gerisi boş!

 
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.