1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Kıbrıs'ın dünya haritalarındaki yerini belirlemek için
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıbrıs'ın dünya haritalarındaki yerini belirlemek için

A+A-

Bağış'tan Rum Yönetimi'ne:

''Gerçekten barış istiyorsanız, AB üyesi ülkelerin Ercan Havalimanı'na uçmasına koyduğunuz engeli kaldırın, biz de limanlarımızı size açalım''.

Bağış,Türkiye'nin limanlarının Güney Kıbrıs'a 1987 yılına kadar açık kaldığını anımsattı.

Bağış, ''Yeniden açarız, limanları açmamız onları tanımamız anlamına gelmez. AB ülkelerinin de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Ercan Havalimanı'na uçması diplomatik tanıma olarak algılanmamalıdır. Nasıl bugün dünyada birçok ülke Tayvan'ı tanımazken Tayvan'la ticaret yapıyorsa, KKTC'yle de bal gibi ticaret yapabilirler. Akıllı olurlarsa Kıbrıslılar çok çok büyük bir refahı birlikte yakalayabilirler'' dedi.

***

Aslında, Bağış, bugün, dünyaca kabul edilen, hem diplomatik, hem  ticari,  hem de Kıbrıs'ın doğal ve siyasal anlamda sağladığı çıkarlardan yıllardan beridir tek başına faydalanan  Kıbrıs Cumhuriyeti'ne çağrı yaptı.

Eğer yaşanan askeri, siyasal ve ekonomik süreçleri bilmeseydik; eğer kültürel ve sosyo-psikolojik süreçleri bilmeseydik; eğer Kuzey'deki demografik yapının, kabul edilebilir ve insan haklarından kaynaklanan dolaşım özgürlüğü çerçevesinde kaldığından emin olsaydık Egemen Bağış'ın bu sözlerine yerden göğe kadar hak verebilirdik.

Elbette Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yönetimini tek başına elinde tutmakta olan Güney Kıbrıs, sütten çıkmış ak kaşık değildir. Güney'de kilisenin etkisi, günümüzde geçerliliğini yitirmekte olan kafatasçı akımların etkisi ve Avrupa Birliği ile Birleşmiş Milletlerin süreci samimi yönetmemiş oluşlarının etkisi ile, bizlerin, bir avuç Kıbrıslı Türk ile, Kıbrıs'ı yurdu olarak kabul ederek Kuzey Kıbrıs'taki varlığını yurduna bağlılık olarak değerlendiren tüm Kıbrıslıların yaşamlarının ambargolar altında, gelişime kapalı ve ezik kalmasına neden olmuştur.

***

Görmek istemeyenlere söylemek istiyorum: Uluslarası düzen açısından, Kuzey Kıbrıs'ta yaşanmakta olan aciz durumdan gerçekten etkilenen Kuzey Kıbrıs'ı yurt olarak bellemiş, gidecek başka bir yurdu olmayan Kıbrıslılardır, KKTC yurttaşlarıdır. Fakat, ne yazık ki, bu acizlikten gerçekten zarar görmekte olan bu kesim artık Kuzey Kıbrıs'ta bir avuç nüfustan ibarettir.

Dolayısı ile Egemen Bağış'ın çağrısı sonucunda, dünyanın en büyük deniz filosuna sahip Kıbrıs Cumhuriyeti'ne Türkiye Cumhuriyeti Limanlarını açmanın öncelikli olarak yine ezilmekte olan KKTC halkına yaramayacağı açıktır. Süreçten kazanılacak pasta paylarının, esasen Türkiye Cumhuriyeti ekonomisine ve politikasına etkili olacağını söylemek, çok büyük bir hata olmayacaktır. Öte yandan bu kazanımlarından, Türkiye Cumhuriyeti'nin istediği oranda ve istediği kesimlere yarar sağlayacağı da, tecrübe edilen pratikler dolayısıyla  açıktır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin karar verebileceği bir ortamın yıllar içerisinde oluşturulduğu da gerçektir.

Ercan Havalimanı'nın özelleştirilmesi sonrasında, Kuzey Kıbrıs'ta ekonomik ve kültürel olarak sağlanması beklenen paydan da dağıtımın nasıl yapılması gerekeceği kararı, benzer bir yöntem ve felsefe ile gerçekleştirilecektir.

Biz Kıbrıslı Türkler, eğer sadece çağdaş görünüme kavuşmuş ve ekonomik düzeyi iyi noktalarda bulunan bir memleket özlemi duyuyor olsaydık, bu nitelikleri taşımakta olan bir memlekete göç ederek yaşamımızı orada kurar, çocuklarımızı da orada yetiştirebilirdik. Oysa yurt sevgisi ile, doğduğumuz, nesillerdir yaşadığımız yurdumuzdan ümidimizi kesmemiş oluşumuz sebebiyledir ki bütünlüklü bir çözümü, yüreğimizdeki insan sevgisi ve barış kültürü ile yeşertmek için, her şeye rağmen inşa edebilmek uğruna direniyoruz.

***

Dünyada ekonominin 'asıl yöneten' pozisyonuna geçmiş olması, Kıbrıs'taki şartları elbette etkilemektedir ve yönetmektedir. Fakat bu, ne Kıbrıs'taki yönetimi, ne de Kıbrıs'ın yıllardan bu yana bu güne taşıdığı kültür ortamını değiştirememektedir. Tıpkı Avrupa Birliği'ndeki kültürel ortamı ve devletlerin kültür politikalarını etkilemesini veya asgari etki ile yollarına devam etmeleri için kurgulanmakta olduğu gibi...

***

Limanların açılması konusu, Kıbrıs sorununun önemli başlıklarından bir tanesidir. 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın döneminde de bu konunun yalnızca ekonomik değil, ama aynı zamanda siyasal, kültürel ve psiko-sosyal açıdan ele alınmakta olduğunu taraflar iyice özümsemişler ve takdir etmişlerdir. Fakat sorunun çözümünde asal başlık olarak değerlendirilmesinin yanlış olacağı açıktır. Çünkü buradaki sorunu sadece ekonomik olarak değerlendirmek çok indirgeyici ve eksik ele almak anlamına gelecektir. Kıbrıs sorununa bu yaklaşımla yorum yapmak, Kıbrıs'taki yurtseverlik ile bağdaşmayacak, çözüme ve barışa bakışı çok soyut bir ortamda sağlamayı beraberinde getirecektir.

***

Eğer Kıbrıs'ta bütünlüklü bir çözüm ile kalıcı bir barış sağlanmak gerçek amaçlardan bir tanesi ise, dini, dili, cinsiyeti ve cinsel yönelimi ne olursa olsun, Kıbrıs halkının gerçek huzuru ve barışı için tesis edilecekse, söylemlerin ve niyetlerin bu doğrultuda şekillendirilmesinden sağlanacak fayda ve insana yaraşır ortamın şekillendirilmesi için başka türden politik, ekonomik ve kültürel söylemlerin geliştirilmesi gerçek olacaktır

Günün birinde, Kıbrıs'ın bir bütün olarak dünya haritalarında hak ettiği yeri bulacağına yürekten inanan herkesin umutlarına bir avuç umut daha serpmek adına, Kıbrıs için çalışmaların devam etmesi temennileriniz hep devam etsin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.