1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Kıbrıslı Türkleri adadan silmek isteyenler
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıbrıslı Türkleri adadan silmek isteyenler

A+A-

Ekonomisi bizimki gibi olan devletlerin özelleştirmeden fayda görebileceklerini bir türlü aklım almıyor. Nasıl olacak da özelleştirme denilen bu zamansız ve aceleci çabalar bizim işimize yarayacak anlamıyorum doğrusu. Özelleştirmenin zararlı etkenlerine hiçbir önlem alınmaksızın, halka rağmen gecelerce, günlerce uykusuz kalıp yasayı geçirmeye çalışan vekillerin çabaları neden?

Neden yok oluşumuza bir ilmik daha eklemek için bu acele?

Popülizm ile yönetilmeye alışmış, günü birlik ve kısa vadede yarar gibi görünüp uzun vadede zararımıza mal olacak kararlara seyirci kalmaya çok alıştık son zamanlarda. Ancak bugüne kadar geleceğimizi bu derece ipotek altına alabilecek türden bir kararın alınmasına seyirci kalmış mıydık düşünmemiz gerekiyor. Emekçilerin ve kamuoyunun çekincelerine karşın, ısrarla özelleştirmeyi kendinse hedef edinenlerin, gelecekte yurdumuzun parsel parsel elimizden gitmesine, emekçilerin liğme liğme ezilmesine, gelecek nesillerimizin yaşam standartlarının, çalışma yaşamlarındaki adaletlerini ve sosyal güvenlik anlayışlarının içine düşeceği durumla ilgili nasıl hesap vereceklerini çok merak ediyorum.

Bu yurtseverlik olamaz. Vatanseverlik hiç olmaz! Bu, memleketimin çıkarları uğruna yapılmış bir hareket de olamaz.

Halk güvenemiyor.

Kamuoyunun da muhalefetin de tepkileri büyük.

Emekçi kesimin sesi olan sendikaların tepkileri iktidar tarafından hiçe sayılıyor.

Peki, o halde! Madem ısrarla özelleştirmenin çare olduğunu söylüyorlar, iki sene-üç sene sonra geri adım atmaya şansımız kalmadığında bunun cezasını çekmeye hazır olduklarını yazılı taahhüt etsinler. Yurdumuza ve yurttaşlara verilen her bir zarar için “ısrarlarının zarara yol açmasının” cezasına göğüs germeye ant içsinler. Demokrasi ile bağdaştırılamayacak dediğim dedik tutumları ve emrivaki duruşlarının bizleri zarara sürüklemesinin bir bedeli olması gerektiğini elbette biliyorlardır!

***

Akıl var, mantık var! Özelleştirme nasıl bizim faydamıza olabilir?

Özel sektörün varlık nedeni zaten kârken, özel sektör nasıl toplum yararına bir işleyişi benimser ve ülkedeki ekonomik sorunların ortadan kaldırılmasına katkı koyar? Olsa olsa günü birlik çözümler, popülist kurtuluşlar sağlar ki bu da istenilen çözüme yaklaştırır mı bilinmez…

Geçici çözümler ile geleceğimizi parselleniyorsunuz beyler!

Özelleştirilen bir firma, kâr amacı taşımayan mal veya hizmeti üretmeyeceğine göre, sağlık, eğitim, telekomünikasyon, elektrik, havayolları, sosyal güvenlik, kamu maliyesi… ve aklımıza gelebilecek her şey devlet gibi yurttaşı düşünemez. Öyle değil mi?

Onun için de iddia ediyorum özeleştirme neticesi, kamunun KİT’ler aracılığı ile gerçekleştirdiği sosyal amaçlı kamu hizmeti ağır yara alır… Alacaktır da…Hatta nitekim almaya başladı bile…  

Kamu hizmeti veren KİT’ler özeleştirildikten sonra ortaya çıkacak boşluk, başka ekonomik önlemlerle yeniden düzenlenmelidir der bu işi bilenler. Biz nasıl düzenleyeceğiz sahi? Kamunun zararına kârların ortaya çıkmaması için nasıl önlemler olacak? Üretici ne olacak, emekçi ne olacak?

Şimdilerde zamlar yüzünden tüketicinin gördüğü zararın boyutları ortada. İddia ediyorum hiç düşünülmeden getirilecek ve tekelleştirmeyi en kritik alanlara kadar sokabilecek bu çalışmalar, devlet eli ile korunmazsa-ki yasanın açık noktaları bunu ilk önce devletin yıkmaya sevdalı olduğu izlenimini yansıtıyor- tüketicinin, halkın göreceği zarar zamlar karşısında gördüklerimizin yanında devede kulak kalacak…

Devlet tekellerinin kırılması adı altında ve bu savunu ile halka açılan “Özelleştirme” savaşı, özel sektördeki bir işletmenin, hele ki de yabancı sermayeli bir işletmenin de tekel olmasına ne yazık ki engel olamıyor. Devlet ekonomisindeki kara delikleri geçici bir yöntem ile en hızlı kapatmak, sat-kurtul anlayışı ile çözermiş gibi yapmak halkı, emekçileri ve tüm tüketicileri olumsuz yönde etkileyecek.

Özelleştiren işletmelerdeki fazla iş gücünün işten çıkarılmalarını saymaya dilim bile varmıyor doğrusu. Bu da özelleştirme sonucu ortaya çıkan işsizliğin tehlike çanlarının sesini duymaya başladığımızın açık resmi değil de nedir bana söyler misiniz?

Bir de bütün bu olan bitenlerden “haksız ve halka rağmen kâr sağlayanlar” olabileceğini düşününce iş içinden daha da çıkılmaz bir hal alıyor.

Böylelikle, Kıbrıs’taki varlığımız da adım adım ortadan kaldırılıyor…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.